• 08 Mart 2018, Perşembe 7:09
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

KADIN!...

ABD'nin New York kentinde bir dokuma fabrikası...

Çok ağır çalışma koşulları, çok uzun iş günleri ve buna karşın çok düşük ücretler.

Koşulların her geçen gün daha da dayanılmaz hale gelmesi, kadın işçilerin artık tahammül sınırını zorlamaya başladı.

Greve çıkma kararı alan kadınlar, taleplerini de açıkladılar: ‘Daha iyi koşullarda çalışmak, 10 saatlik iş günü, eşit işe, eşit ücret...’

40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları talebiyle greve başladı. Bu sırada çıkan olaylar sırasında fabrika içinde şüpheli bir yangın başladı. 129 kadın, yangında hayatını kaybetti...

Takvimler 8 Mart 1857’yi gösteriyordu. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.

Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, bu olayın ardından 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını öneri olarak sundu ve öneri oy çoğunluğuyla kabul edildi.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 19 Mart 1911’de Almanya ve İsviçre’de anıldı. Anmaların 8 Mart olarak değiştirilmesine 1921'de Moskova'da düzenlenen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda karar verildi.

Türkiye'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında ‘Emekçi Kadınlar Günü’ olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı…

Bugün ise bu gün artık mekanlarda veya sokaklarda değil artık yüreklerde kutlanıyor…

Kadınlar, emekçi kadınlar, sadece ağır şartlarda çalışan kadınların değil, tüm kadınların günü oldu bugün…

Çünkü kadınlarımız zaten emekçi…

Bizi doğuran, doyuran, büyüten, hayata hazırlayan bizimle birlikte küçülen ve büyüyen kadınların günü…

Kadınlar bizim hayatımızda her daim büyük önem arz eden yerlerde bulunmuştur…

Türk toplumu olarak kadınlara hitap etme şekli olarak kullandığımız bir kelime vardır ‘HANIM’…

Hanım, kadınlara hitap ederken isimlerinin sonuna ekleyerek saygı ifade etmek ve göstermek adına kullandığımız bir sözcüktür.

Bir gün Cengiz Han, çevre hanları toplantıya çağırır. Bütün hanlar, halka oluşturacak düzendeki minderlere otururlar. Hakan’ın gelmesini beklerler. Cengiz Han yanında eşi Börte ile gelir ve O’nu sağ tarafına oturtur. Gelenek gereği soldan başlayarak hanlar kendilerini tanıtırlar. Son konuk da kendini tanıtınca sırada Börte Kadın vardır.

Burada sözü Cengiz Han alır ve ‘Ben hepinizin ‘Han’ı Cengiz Han’ım. Bu da benim Han’ım Börte’dir’ der.

İşte, saygıyla kullandığımız ‘hanım’ sözcüğünün günümüze kadar ulaşan, tarihteki yolculuğu bu. Kadın bizim için bu kadar önemli…

‘Kadınlar bir çiçektir’ cümlesinden hiçbir zaman haz etmemiştim, bundan sonrada haz edeceğimi sanmıyorum.

Çiçekler bakıma muhtaçtır, su isterler, güneş isterler, topraklarının değiştirilmesini bekler, bakarsan rengarenk görüntüsü, kokusuyla seni mest eder ama ya bakmazsan…

Kadınlarımız bakıma muhtaç olmamalı…

Bizsiz hayatlarına devam edebilmeli, ayakta durabilmeli…

Biz yine ilgimizi göstermeli, verdiğimiz değeri ortaya sermeliyiz ama bizsizde hayatlarına devam edebilecek gücünde kadınlarda olduğunun farkına varmalı ve onları kısıtlamamalıyız…

Unutmamalıyız ki büyük üstat Neşet Ertaş’ın da dediği gibi,

‘Kadınlar insandır, biz insanoğlu!...’

Genel anlamda saygı için kullandığımız

Biz

Bizim neye kırıldıklarını bile fark etmediğimiz ama, onlar bizim yaramıza bakarak nasıl acıdığını anlıyorlar…

Bugün ise dünyada kadın

Kadına kadın diyoruz, çocuğa çocuk…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık