• 30 Ocak 2018, Salı 7:40
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

Hayalimde Konya!

Bir şehir düşünüyorum…

İnsanlarında saygı sevgi dolu bir şehir…

Yolları pırıl pırıl, sokakları cıvıl cıvıl bir şehir…

Hayvanların insanlar tarafından sevildiği bir şehir…

(Camilerin önlerinde insanlardan önce kuşlar ve kediler karşılar bizi. Bu da hayvan sevgisinin İslam'da ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serer. Bu yüzden hayvan sevgisi çok önemlidir)

Duyarlı vatandaşların yadırgandığı değil tam tersi olduğu bir şehir…

Çocukların çocuk olarak kaldığı, sokakların değil ailelerin çocuklarının olduğu bir şehir…

Kardan soğuktan buz tutmuş kaldırımlarda kayıp düşen insana gülen değil, kendi kapısının önünü temizleyen ve kaldırımların tertemiz olduğu bir şehir…

Kaldırımlarla birlikte yolların pırıl pırıl olduğu bir şehir…

Şehrin yöneticilerinin, idarecilerinin vatandaşın isteğine duyarsız kalmadığı, istek ve talepler doğrultusunda hizmet edilen bir şehir…

Yemyeşil bir şehir, hem yöneticilerin hem de vatandaşının yeşili sevdiği bir şehir…

Camilerin dolup taştığı, okulların gerçekten eğitim yuvası olduğu bir şehir…

Emniyet teşkilatı mensuplarının ‘Siz basın olduğunuz için bakın sizin işiniz ne kadar çabuk halloluyor, çok şanslısınız’ demek yerine en alt tabakasından, en üst tabakasına şehrin her insanını aynı değerde koruduğu, hatta suç oranının çok düşük olduğu bir şehir…

Bisiklet yollarının bisikletlere ayrıldığı, araçların ise yol kenarlarına değil de parklara park edildiği bir şehir…

Hem de ismi KONYA olan bir şehir…

Zor mu?

Evet bence çok zor…

Bugün öğle vakti bir iş için dışarı çıkmam gerekti…

Araba kullanmayı pek sevmiyorum…

Hele son günlerde mecbur olmadıkça araç kullanmaktan uzak duruyorum…

Ama iş icabı hızlı olmam gerektiği için araçla çıkmak zorundaydık…

Hacıveyiszade Camiini bilmeyen yoktur. Onun önünden Maliye yani Defterdarlığa doğru ilerliyor ve ardından sağa doğru yani Defterdarlığın önünden iş merkezlerine, Belediyenin arka tarafında doğru giriyoruz…

Hay girmez olaydık demeyeniniz var mı?

Bu nasıl bir bencilliktir…

İki şeritli yol ve yolun sağ tarafı yasak olmasına rağmen araçlar park edilmiş…

Yasak olmasına rağmen park edilen araçların yanına ikinci sıra dörtlüleri yakılmış halde park edilen diğer araçlar…

İki şeritli yol zaten tek şeride düşüyor… Üstüne birde tekrar yan taraflarına araç park ediliyor…

Tabi onlarda haklı. Araçlarda ‘dörtlüler’ yandı mı o araç oradan yok oluyor, o araç yolu hiç işgal etmiyor…

Ağır ağır ağır ilerlemeye çalışıyoruz çünkü neredeyse araçlar birbirine değdi değecek şekilde ilerliyor…

Bu yasak olmasına rağmen parklar ve yasak parkların yanına dörtlüleri yakılarak bırakılıp gidilen ikinci otomobiller tekrar belediyenin o köşeye kadar devam ediyor… Durum hal böyle olunca bildiğiniz hınca hınç bir trafik ile resmen cehennemi yaşıyorsunuz…

Tabi bu esnada çatır çatır ceza yazan trafik polisleri, trafik zabıtalı veya şu ‘oooh mis önüme gelene istediğim cezayı yazarım’cı fahri müfettişler yok…

Çünkü ara sokaklarda, kuytu köşelerde, insanların evlerinin kapılarının önünde park edilmiş araçlara ceza yazmakla meşguller…

Peki park yok mu? var olmaz olur mu? Oranın haricinde yolun karşı tarafları Park… Hemde bu ilk yarım saati ücretsiz olup ardından her yarım saate 2.5 lira olan parklardan…

Ha bide o sıkıntı var…

aracınızı park ediyorsunuz bu parklara gidip yarım saat 45 dakika duruyorsunuz ve aracınızın başına geldiğinizde ikinci sıra hatta üçüncü sıra parklar yüzünden çıkamıyor ve bekle Allah bekle parka ödeyeceğiniz paralar artıyor…

Kızmıyorum demek isterdim ama bunu sadece ben yaşamıyorum hepimiz yaşıyoruz…

Tüm Konya olarak hepimizin oralarda işi var… 

Siz bu durumdan rahatsız değil misiniz?

Bu hatalı parklardan, yol işgallerinden, kaldırım üzerine park edip yayayı yola indirenlerden, üç kişilik parka tek başına park edip etrafındaki diğer insanları düşünmeyenlerden…

Düşünsenize polisimiz bile hatalı parklara ceza yazmak için hatalı park yapıyor…

Ters yoldan girip düz yolda kendisine yol vermesini istediği sürücüyü azarlıyor…

Herhangi bir olay veya herhangi bir aciliyet olmamasına rağmen sırf beklememek adına keyfi kırmızı ışık ihlalleri yapıyor…

Bunu gören vatandaşı kırmızı ışıkta kim tutar?

Kimse tutamaz valla öder cezasını çatır çatır ama basar geçer kırmızıda…

Sol şerit babasının malı gibi sabitler hızını tıngır mıngır yolunda seyreder…

Hız ihlali olan yerlerde hızı en az iki üç katına çıkartır…

Sorsanız vereceği cevap ise bence ‘Bu işler sırasıyla değil, parasıyla’ olur…

Para var, huzur var…

‘Veririm parasını istediğim yere istediğim sürece park ederim…’ der maalesef…

Hal böyle olunca da işte sadece bizde hayalimizde bir Konya yaratır ve o şehrin içerisinde yaşadığımızı düşünür dururuz…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


M.Balatekin. M.Balatekin. 19.03.2018 19:42

Meyve veren ağaç taşlanırmış.

YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık