• 28 Mayıs 2018, Pazartesi 7:32
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

‘Deli Danalı’ delirmeceler

Geçtiğimiz günlerde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba, ramazan fırsatçılarına karşı 3 markette ucuz et satışıyla piyasayı regüle ettiklerini belirterek, “Benim eşim 29-31 liradan kırmızı et alıyor, 70 liraya et alıyorsan o senin problemin” demişti ve bizde bunu eleştirmiştik.

Bugün ise eski tarihte gerçekleşmiş ama yeni gündeme gelmiş bir haber var bu etlerle daha doğru ucuz satılması için getirilen etlerle ilgili…

Türkiye'nin 2011 ve 2012 yıllarında Polonya'dan ithal ettiği etlerde 'deli dana' olduğu tespit edilmiş…

Hem de ithal edilen yaklaşık 3 bin sığıra ait ette tespit edilmiş bu hastalık…

Kim mi tespit etmiş?

Polonya’daki et analiz şirketlerinin, kesilen hayvanlara BSE yani Deli Daha hastalığı testi yapmadığı halde, yapılmış gibi rapor verdiği tespit edilmiş.

Polonya, kendi içlerinde yaptığı incelemelerde BSE olarak bilinen Deli dana hastalığına rastlamış...

Bunun üzerine soruşturma başlatan Polonya makamları, hastalık şüphesi taşıyan etlerin ihraç edilmesine göz yuman kendi görevlileri ve özel şirketlerini soruşturmaya dahil etmiş...

Peki bizim ne zaman haberimiz olmuş biliyor musunuz bize gönderilen etlerde Deli Dana hastalığı olduğundan?

Polonyalılar kendi içlerinde başlattıkları soruşturma kapsamında Türkiye’den adli yardımlaşma talebinde bulunmasıyla öğrenmişiz….

Şaka gibi değil mi?

Gerçi manidar bir zamanla bunun ortaya çıkması için ama yinede olay korkunç bir olay…

İfadesi alınan Tarım Bakanlığı uzmanları, söz konusu etlerde 'deli dana' hastalığı olup olmadığını bilmediklerini, tahlil sonuçları Lehçe olduğu için anlayamadıklarını savunmuş.

Yani işin özü Polonyalılar deli dana hastalığı olan 3000 sığırı sağlık raporlarıyla bilikte bize satmış. Bizimkiler ‘rapor yabancı dildeydi diye anlamadık’ diyor.

Etlerin ithal olduğuna mı yanarsın?
Deli dana olduğuna mı yanarsın?
İthal ettiği yerin yabancı dilini okumaktan aciz bakanlığa mı yanarsın?
Soruşturma açılmayan tarım bakanına, bakanlık yetkililerine mi yanarsın?

Marketten aldığın et ve süt ürünleri, sebzeler, hazır gıdalar her türlü şaibeli…

‘Yok yemeyim’ diyorsun ‘kendim yetiştireyim’ diyorsun yetiştirdiğin sebzenin, meyvenin tohumunu yine onlardan alıyorsun…

Neye güveneceğiz, kime güveneceğiz biz, ‘Benim karım 29 liraya et alıyor’ diyor Tarım ve Hayvancılık Bakanı, merak ediyorum acaba o 29 liraya satılan etler nasıl et, ne eti, ne kadar sağlıklı bir et?

Yok ben o eti yemem derseniz de 70-80-90 liraya etin kilosu, ‘Oha’ dersen de Tarım ve Hayvancılık bakanı ‘Benim değil senin problemin’ diyor…

Toplum gittikçe geriliyor, deliriyor, kafaları sıyırma noktasına geldik, tacizciler, tecavüzcüler, hırsızlar, katiller sokaklarda cirit atıyor…

Siyasiler birbirlerine hakaretlere varacak derecede sert söylemler söylüyor, altta fanatikler ise birbirlerine saldıracak, milletvekili adayını kafa göz patlatacak kadar ileriye gidiyor…

Acaba diyorum bu durumumuzda Polonya’dan getirilen ‘Deli Dana’lı etlerin bir etkisi olabilir mi?

Deli Danalı etleri yedikçe delirmiş olabilir miyiz?

Ne diyelim şans eseri yaşıyoruz desek yeridir bir yerde.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık