• 27 Kasım 2018, Salı 10:36
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

Cezalar ve kurallar…

Trafik cezalarında inanılmaz bir artış var… Öyle ki Konya’mızda en çok muzdarip olduğumuz makas atanlara bin 2 TL idari para cezasına çarptırılacak… Üç kez kırmızı ışıkta geçenin ehliyetine 30 günlüğüne el konulacak... Arabayı kendi etrafında döndürenlere (drift yapanlar) 5 bin 10 lira idari para cezası verilirken, sürücü belgesine 60 gün süre ile el konulacak ve araç 60 gün süre ile trafikten men edilecek… Birde bunların üstüne benim en çok hoşuma giden; sürücülere, durarak yayalara ilk geçiş hakkı verme zorunluluğu getirildi. Mevcutta sürücüler yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlarken, bu kapsama kavşak giriş ve çıkışları da eklendi ve cezası 235 liradan 488 liraya çıkarıldı… Muazzam… Bu cezaları en çok destekleyenlerden birisi bendim… Trafik kurallarına uymanın, bu kuralların aslında bizler için olduğunu ve uyulduğunda mevcut trafiğin en az 2 kat rahatlayacağını düşünenlerdenim… Ama malum her konuda abarttığımız gibi bu konuda da abartmasaydık olmazdı… Mesela mı?... Yaya geçidi kavramı bizde neredeyse hiç yoktu, sürücüler yayalara yol vermez, yol veren sürücüler ise diğer sürücüler tarafından selektörlerle, kornayla veya sözlü olarak taciz edilirlerdi… Bugün bu bayağı kırıldı… Artık insanlar yaya geçidi gördüğünde yaya olsun olmasın yavaşlıyor, yaya var ise mutlaka durup yol veriyor… Bu sadece Konya’da değil, birkaç ay içerisinde neredeyse tüm Türkiye’de oturdu diyebiliriz… Ama bu seferde şöyle bir sıkıntı doğdu… Yayalar geçiş üstünlüğünü abartıp yaya geçidi olsun olmasın, trafik ışığı olsun olmasın, trafik ışığında yanan ışığın rengi yeşil olsun olmasın yolun ortasına atlayıveriyor… Hatta öyle ki; 10 metre gerisinde  üst geçidin olduğu çevre yollarında bile trafik vızır vızır işlerken kafasını öbür tarafa çevirip gelen araçlara hiç bakmadan yolun ortasına atlar vaziyete geldik… Hobaaa… Yav tamam kabul yayaların geçiş üstünlüğü olsun… Bunu en çok destekleyenlerden birisi benim ama çevre yolunda gelen araçlara aldırmadan yola atlamak nedir… Canınızın hiç mi kıymeti yok?... Zaferde, şehrin göbeği zafer tramvay durağında ki ışıklarda yayalara kırmızı yanarken vızır vızır geçen araçların arasına dalmak nedir? Hem de kulağında kulaklık kafa gökyüzünde aheste aheste karşıya geçmeye çalışmak gerçekten insanın algılayabileceği bir davranış şekli değil… Trafik kuralları sadece araçlar için değil… Yayalara geçiş üstünlüğünün verilmesi kuralsız ve dikkatsiz bir şekilde canımızın istediği her noktada ve her şartta yolun ortasına atlayabileceğimiz anlamına gelmiyor… Biraz daha dikkat… Kurallardan bahsetmişken Aksaray’da da bir müddet bulunmuş ve orada da gazetecilik yapmıştım… O dönemlerde benim gözüm sanırım biraz daha karaydı… Bir gün yaya bir şekilde yoluma devam ederken bomboş yolda sırf 2-3 metre yolu daha kısaltmak için ters yoldan giden bir resmi polis arabası görmüştüm… Hemen önüne atladım durdurdum arabayı… Araçtaki polislere nüfus cüzdanımı uzatarak, ‘Buyurun bu benim kimliğim. Ben bir TC vatandaşı olarak ehliyetinizi görmek istiyorum’ dedim… Araçta iki polis memuru vardı… Afalladılar; ‘Nasıl yani anlamadık beyefendi…’ dedi şoför koltuğunda oturan arkadaş… ‘Bu yoldan aracımla ben ters bir şekilde gidiyor olsaydım ve siz beni görmüş olsaydınız, beni durdurup ehliyetimi isteyip, biraz azardan sonra iyi bir trafik cezası yazardınız. Bende şimdi bir vatandaş olarak sizin ehliyetinizi görmek istiyorum, ehliyetiniz var mı? yoksa öyle kabalama mı gidiyorsunuz?’ diye sordum… Tabi bunu sorarken biraz esprili ve gülerek sordum… Yan koltukta oturan polis memuru atladı ve ‘siz ne iş yapıyorsunuz?’ diye sordu… Böyle bir kıllığı sıradan bir vatandaş yapamaz diye düşündü sanırım… ‘TC vatandaşıyım yetmez mi?’ dedim… Gülüştük, şoför koltuğunda oturan memur bey, ‘Haklısınız beyefendi. Bizim bu konularda daha dikkatli olmamız gerekiyor. Hassasiyetiniz için teşekkür ederiz’ gibisinden bir şeyler söyledi ve sonra ters yoldan düz yola geçti ve orada da bir müddet sohbet etmiştik… Sonrasında malum mesleğimizi öğrenince ‘Niye söylemedin gazeteci olduğunu?’ falan muhabbeti yapılmıştı… Bugün bu tarz bir şey yapabilir miyim? Sanmıyorum… Çünkü geçtiğimiz hafta içerisinde yaşadığım bir olay… Kırmızı ışıkta durmuş bekliyorum Perşembe pazarından iş merkezlerine giderkenki istikamette… Yanıma bir polis aracı durdu… Şoför koltuğunda oturan memur arkadaş cep telefonuyla konuşuyordu… İlginç…  Dikkatimi çekti ve daha dikkatli bir şekilde onlara bakmaya başladım…  Fark ettim ki emniyet kemerini arkadan bağlamış… Yan koltukta oturan memur beyde emniyet kemerini arkadan bağlamış… Sanırım fazla dikkatli baktım şoför koltuğundaki memur arkadaş öyle bir ters baktı ki korktum ve hemen önüme dönüverdim yeşilin yanmasını beklemeye başladım… Yeşil yandı ve ben Hazımuluşahin İş Merkezine doğru devam ederken polis arabası da Şefik Can Caddesine doğru döndü… Şimdi düşünüyorum neredeyse hemen her gün bize emniyet kemeri uygulaması yapan polislere ‘Emniyet kemerinizi neden takmıyorsunuz?’ diye sorsaydım ne olurdu?... Hele ki birde seyir halindeyken cep telefonuyla konuşuyor olması… Nedeyse her gün ‘Emniyet Kemeri Uygulaması’ yapan polislerin emniyet kemerini takmaması beni cesaretlendirmeli mi? ‘E sen takmıyorsun ki, benden neden takmamı istiyorsun?’ gibi bir soru hakkı doğurmaz mı bana… Telefon olayından hiç bahsetmiyorum bile, çünkü cep telefonumu çıkartıp bu arkadaşların fotoğraflarını çekmeye korktum, ‘Trafikte cep telefonu kullanıyorsun’ diyerek cezayı yapıştırmasınlar diye…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık