• 25 Ekim 2018, Perşembe 8:21
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

anıtın altında sevişenler!...

İki gün önce bir yazı yazmıştım…

Şehrin tam ortasında, insanların kımıl kımıl kaynadığı Kültürpark’ın içerisinde gündüz gündüz kafayı bulmaya çalışan bir adamın durumunu aktarmıştım sizlere…

Tepkiler geldi…

Küfür edende vardı, sana ne diyende…

Sadece eş-dost-arkadaş değil, şehrin yetkilileri de aradı durumla ilgili hem bilgi aldı, hem de bilgi verdi…

İki gün, aradan sadece iki gün geçti ve bir ağabeyim aradı…

Ağabey derken saygı, sevgi sonsuz ama gerçekten elinde büyüdüğüm, çocukluğumdan beri beni bilen, tanıyan, yol gösteren, fikir veren birsi…

Bu sarhoş adamdan, daha doğrusu sarhoş olmaya çalışan adamdan biraz muhabbet ettik…

Sosyal medyasında çok yakından tanıdığı bir arkadaşının paylaşımını görmüş ve aklına ben gelmişim…

Anlattı ve çok şaşırdım aslında şaşırmaktan ziyade sinirlendim…

Küfürde edemedim ama bildiğiniz ağabeyim anlatırken benim dilim şişti, şişti, şişti…

Çok iyi bir diyetisyenmiş olayı yaşayan ve sosyal medyasında paylaşan kişi…

‘Abi’ dedim, ‘o paylaşımı bana yollasan, bende yazsam’ dedim.

‘Olur’ dedi…

İlk önce o yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum, noktasına virgülüne dokunmadan…

İsimleri siliyorum, isimleri paylaşmamın çok doğru olmayacağını düşünüyorum…

“Geçtiğimiz pazar günü yaşadığım bir olayı hem tedirgin hem de üzgün bir şekilde sizlerle paylaşmak istiyorum…
Kızımı ve yeğenimi Konya Devlet Tiyatrosundaki çocuk oyununa götürmüştüm. Onlar mutlu, ben mutlu çıkışta da Saat 15:30’da Anıt civarında yürüyerek eve dönüyorduk. Yeğenim ….ya öğrencilik anılarımı anlatırken Atatürk’ü konuşuyorduk ve dedim ki gelin sizin fotoğrafınızı çekeyim Atamızın Anıtının önünde. Yeğenim …. çok mutlu oldu hemen koşa koşa anıtın çevresindeki çiçeklerin arasında koşmaya başladı. Çocuk işte kızım ….’da arkasında zıplaya hoplaya poz vermeye çalışıyorlardı.
Yeğenim anıtın çevresindeki duvar dibine kadar gitti ve bir anda hızla geri döndü.
Teyze ben burada duramam! Aşağıda bir adam var örtünün altında dedi.
Kızım ne adamı nerede dur korkma bakalım dedim.
Elele tutuştuk ve adım adım yaklaştık duvar dibine. Bu yaşıma kadar ben hiç o kadar yakınlaşmamışım anıta demek ki.
Anıtın çevresinde yaklaşık 1,5 metre derinliğinde, 2 metre eninde havuz misali bir
yer varmış.
Duvar dibine yaklaşıp eğildim ve aşağıya bir baktım ki bir anda şok oldum, nutkum tutuldu ve gördüğüm manzaraya inanamadım!!!!!!
Evet örtünün altında bir değil iki kişi vardı!!!! Ve günün ortasında anıtın altında sevişen iki kişi!!!!!!!!!!!!!
Bir anda olayın şokuyla ellerinden tuttum ve hızla geri döndüm!!!!!
Ama 4-5 adım ilerledik, içim içime sığmadı, ne ile ve kimle karşılaşacağımı hiç düşünmeden geri döndüm. Kucağımda kızım, bir elimde yeğenim!!!!
Tekrar duvar dibine geldik ve birkaç saniye izledikten sonra TERBİYESİZLER SİZİ diye bağırdım. Bir anda örtünün altından 2 genç fırladı. Yaşları 16-20 arası gençler.
Erkeğin gömlek ve fermuarı sonuna kadar açık
Kız ise siyah türbanlı, pantolonu yarıya kadar inmiş, gömleğin düğmeleri açık!!!!!
Yani yarı çıplak iki genç günün ortasında, atamızın anıtının dibinde, sokak ortasında sevişiyorlardı!!!!!!!!!
Artık benim tansiyonum nasıl yükseldiyse arka arkaya birçok şey söyledim!!!!
Ahlaksızlar
Utanmazlar
Kudurdunuz mu
Saygısızlar
Terbiyesizler......................
Sizi şimdi polise şikayet edeceğim. Çocuklarımla sizi böyle görmekten ötürü son derece utanç duydum diye bağırdım.
Bu iki genç hızla üstlerini başlarını toplayıp anıtın arka tarafındaki duvar dibine koştular ve akılları başlarına geldi ki
Onlar da bana dönüp pis pis gülerek, laf söyleyip kendilerini savunmaya başladılar!!!!
Erkek dedi ki; kime şikayet edersen et benim babam polis!!!!!!!
Kız ise bir yandan türbanını bağlıyor bir yandan da; Ahlakı senden öğrenecek değiliz ben İMAM HATİPLİYİM!!!!!!
Son sözüm şu oldu;
Atamızın huzurunda, caminin dibinde ezan bekleyen yaşlı amcalardan utanın!!!!!!!!!!!
Tabii ben hemen 155’i aradım, durumu anlattım. Sonucu ne oldu bilemiyorum.
Aradan 3 gün geçti hala sinirim ve üzüntüm geçmedi!!!!!!!
Kendi kendime her an gözümün önüne gelen o manzarayla huzursuzluğum artıyor!!!!!
Biz nasıl bir toplumda yaşıyoruz?
Nasıl bir ahlak düzeni içindeyiz?
Kız çocuğumu nasıl bir topluma yetiştiriyorum?
Gizli kapaklı nerede ne işler dönüyor sokaklarda?
Güvenliğimiz ne büyük tehdit altında!
Atamızın bize emanet ettiği bu güzel ülkede daha neler görüp şok olacağız?
Ve Türk toplumu olarak nerede yanlış yapıyoruz ki cinsellik bu kadar cahilce ve fütursuzca yaşanıyor!!!!!!
Başı kapalı olan bir genç kızın türbanına olan saygısızlığı!!!!!!!!!!
Bir kadın olarak, bir anne olarak, bu toplumun bir ferdi olarak son derece tedirgin ve üzgünüm!!!!!!!!!!!
Allah sonumuzu hayır etsin!!!!!
Gençlerimizi ıslah etsin!!!!!
Allah hepimizi bu güzel vatanımızı gençlere emanet eden Atamıza ve ailelerimize karşı sorumluluklarımızı öğreten iyi öğretmenler, okullar ile karşılaştırsın!!!!!!”

Ülke olarak nereye gidiyoruz, Konya olarak nereye gidiyoruz, ahlak anlayışımız neden bu kadar diplerde, gençlerimiz neden bu kadar sapkın, okullarda öğretilenler bu çocuklar için hiçbir fayda sağlamıyor mu? Yoksa okullarda yeterince düzgün bilgi verilmiyor mu?

Detaylarını okuduktan sonra daha bir sinirlendim…

Yazının detaylarını okuduktan sonra ağabeyimle tekrar görüştüm…

‘Bunları gerçekten yaşamış mı?’ diye sordum…

‘Kız cağız çoğunu yazamamış bile… Gördüğü manzaranın tamamını, çocukların bütün tepkilerini birebir yazamamış utanmış’ dedi…

‘Nasıl yaa, bunlar bildiğin şey…?’

‘Evet Hüseyin tamamen çıplaklarmış ve çocuklar evlerinden getirdikleri battaniyenin altında çokta masum şeyler yapmıyorlarmış’ dedi…

Evlerinden battaniye getiriyor, gündüz vakti, o kadar milletin içerisinde, insanların gözünün içine baka baka oraya giriyor ve üzerlerini örtüp…

Tövbe estağfurullah…

Polis bu iki terbiyesi, bu iki sapığı yakalamış mı bilmiyorum…

Belki oradaki güvenlik kameralarından kim oldukları tespit edilmiştir ama yakalansa ne olacak kabahatler kanununa göre 3-5 biriz para cezası ile serbest bırakılacaklar…

Ha belki çocukların yaşları küçük ise, özellikle kız çocuğunun yaşı küçük ise belki biraz başları ağrır ama baksanıza kızın tepkisine, ‘Ahlakı senden öğrenecek değiliz’ diyecek kadar da pişkin…

Aslında düşündüm de bu manzara ile ben karşılaşsam ne yapardım, ne yapabilirdim…

Hem atlayıp kafa göz dalabilir miydim?

Yoksa polis çağırıp polis gelene kadar bekleyebilir miydim?

Bilemiyorum hemen olay yerinin dibinde bulunan caminin cemaatini toplayıp onlara mı yakalatırdım…

İnanın hiç bilemedim ne yapabilirdim…

Allah sonumuzu hayretsin, Allah gençlerimizi ıslah etsin, Allah gençlerimizi doğru yoldan saptırmasın…

Allah gençlerimizin ailelerinin yüzlerini kızartmasın, kafalarını yerlere eğdirtmesin…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık