• 15 Mayıs 2018, Salı 7:31
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

Ah şu çiftçilerimiz!...

Dün 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günüydü.

1984 yılından beri Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu (IFAP) tarafından alınan kararla, bütün dünyada kutlanıyor…

Gerçi tam seçim zamanı biraz güme gitti.

Normal şartlarda, siyasiler, odalar, dernekler sayfa sayfa açıklamalar gönderir ve çiftçimizin halinden, ahvalinden bahseder, tarımın ve çiftçiliğin önemine vurgu yapardı…

Tabi işin ucunda oy olunca pekte önemi kalmıyor bu günlerin…

Herkes oy derdinde kapı kapı dolaşıp derdini anlatmaya çalışıyor…

Dolayısıyla 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü biraz güme gitmiş oldu…

Hoş güme gitmese de sanırım zaten bizde dünya çiftçilerinin günü kutlamış olacaktık, kendi çiftçilerimizden ziyade…

Malumunuz;

Elmayı, Şili’den

Sarımsağı; Çin’den,

Havucu; Avustralya’dan,

Çayı; Sri Lanka’dan,

Kavun ve Karpuzu; İran’dan,

Ceviz; ABD ve Kaliforniya’dan,

Kuru soğanı; İran’dan

Zeytinyağını; Tunus’tan

Ha birde et var, onu da; Çek Cumhuriyeti, Fransa ve Brezilya’dan alıyoruz.

‘Bunda ne var canım normal işte, adamlar güzel mal üretiyor, bizde alıyoruz ne güzel…’ diyeniniz var mı? bilemiyorum ama!...

Rusya, Almanya, Fransa, Ukrayna’dan buğday, İngiltere ve Hırvatistan’dan arpa, Gürcistan’dan saman, ABD, Yunanistan, Türkmenistan ve Hindistan’dan pamuk, Arjantin’den soya, ABD, Arjantin ve Brezilya’dan mısır, ABD Vietnam, İtalya ve Tayland’dan çeltik ve pirinç, Etiyopya, Bangladeş, Mısır ve Çin’den kuru fasulye, Kanada’dan nohut ve yeşil mercimek, ABD, Ukrayna ve Kanada’dan bezelye ithal ediyoruz aynı zamanda…

Yani tahıl ambarı olan ülkemiz tahılı başka ülkelerden alıyor…

İşin vahim tarafı ise büyüklerimiz dedelerimiz, ninelerimiz kızdıklarında hep, ‘İsrail dölü, İsrail tohumu’ diye küfürler ederlerdi bize… ama maalesef bugün ülkemizde ürettiğimiz ürünlerin büyük çoğunluğunun tohumu İsrail malı onu bilmeyiz işte…

Peki neden dışarıdan ürün alıyoruz?

Doğru soru bu değil bence, esas doğru soru biz bunları kendimiz yeterli düzeyde üretebilecek hale ve teknolojiye ulaşamaz mıyız, çiftçimize destek vermek yerine girdilerini azaltarak üretimini arttıramaz mıyız?

Bende esas sorulması gereken sor bu?

Neyse!...

Her şeyi yavaş yavaş tükettiğimiz bu zamanda, emeğini sevgisi ile toprağa katan tüm üreticilerimizin Dünya Çiftçiler Gününü kutluyorum saygıyla önlerinde eğilerek…

TÜKÜRMELİ ÖZGÜRLÜK!

Türkücü Yavuz Bingöl’ü hepimiz biliriz…

Yada en azından bir çoğumuz bir şekilde türkülerinden, dizilerinden falan göz aşinalığı vardır…

Hah işte o Yavuz Bingöl, geçtiğimiz haftalarda Hülya Koçyiğit'in ‘Kimse baskı altında değil, bilakis herkes fazla özgür’ sözlerine katıldığını belirtmiş ve bunu harika bir örnekle perçinlemiş, ‘Yurt dışına gidin; orada yapamadığınız her şeyi burada yapabiliyorsunuz. Orada yere tüküremezseniz, burada tükürüyorsunuz, kırmızıda geçemezsiniz, burada geçiyorsunuz’ demiş…

Hay senin o özgürlük anlayışına tüküreyim…

Abi siz neyin kafasını yaşıyorsunuz, millet uzaya araba gönderiyor, bunlar daha ‘yere tükürmek özgürlüktür’ diyor.

Olum o senin dediğin yaratıklık, nasıl insanlıkla bağdaştırdın ve özgürlük kavramı içinde değerlendirdin anlamıyorum..

Yere değil ama suratına tüküreyim senin...

BAHÇELİDEN ‘AF’ ÇIKIŞI…

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kendi sosyal medya hesabı üzerinden af çağrısında bulunmuş.

Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı yüzünden serbest kalması için gösterilen çabayı, ‘Onlar çıkarsa, bizimkilerde çıksın o zaman’a çevirmiş…

Ne diyelim Sayın Bahçeli…

Çok net hatırlıyorum, geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen ve ‘Rahşan Affı’ olarak nitelendirilen Af’tan sonra patlayan suç oranlarıyla en fazla ilgilenen, ortalıklarda en fazla hayıflanan sendin…

Bundan bi 10 sene sonrada biz, ‘Bahçeli Affı’ diye mi hayıflanacağız anlamadım ki…

FISTIK GİBİ ZAM!

Ramazan geldi çattı…

Yarın ilk gün ve şimdiden insanlarda bir telaş ve heyecan…

Gerçi Konya’da Ramazan fırsatçılığının olmayacağı, fiyatlarda artış değil düşüşlerin yaşanacağı bunlarla ilgili ciddi tedbirlerin alındığı açıklandı…

Fakat şöyle bir durum söz konusu…

Çiftçiden kilosu 60 TL’ye alınan baklavalık fıstık Ramazan öncesi stokçular tarafından 210 TL'ye piyasaya sürülüyormuş…

Evet yanlış duymadığınız 210 TL’ye…

Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği’de, 210 liraya kadar çıkan fıstık fiyatları nedeniyle fiyatların kabul edilebilir bir seviyeye inene kadar fıstıklı ürün yapmayacaklarını ve Ramazan ayında fıstıklı baklava satmayacaklarını açıklamış.

Ne diyelim birilerinin çuvalı doluyor ama bu çuval üreticiye bir türlü yansımıyor…

Çiftçimizin, üreticimizin hakkını sonuna kadar aldığı, asla mağdur edilmediği, aksine (yerlere tükürmeden) özgürce yaşayabileceği, unutulmayacağı bir Dünya Çiftçiler Günü yaşaması dileğiyle…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık