• 07 Şubat 2019, Perşembe 10:47
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

‘Açım aç!’

Gelir adaletsizliği maalesef ne kadar inkar etsek de her geçen gün daha da büyüyor…

Makas açıldıkça fakirle zengin arasındaki dengesizlik büyüyor…

Bir kahvenin 12-13 lira olduğu, bir bardak çaya 6-7 lira alan kafelerin ağzına kadar dolu olması konuşuluyor hep, ama kimse kenar mahallelerdeki çay ocaklarında içilen 50 kuruşluk çayların veresiye defterine yazıldığından bahsetmiyor…

Alışveriş merkezlerinin, devalışveriş merkezlerinin hınca hınç dolu olması insanların orada yaptığı alışverişleri görüyoruz fakat bomboş pazarları, akşam saatlerinde fiyatların biraz daha ucuzlamasıyla dolmaya başlayan pazarları ve oradan alışveriş yapan garibanları görmezden geliyoruz…

Yok saydığımızda yok mu oluyorlar?...

Lüks bir restorana gidip yemek siparişi verdikten sonra, ‘abi ne krizi yaa, baksana o kadar pahalı olmasına rağmen ağzına kadar dolu’ dediğimizde akşam pazarında çürük olduğu için satılamamış ve eğer kasada bırakılırsa diğer sebze ve meyveleri de çürüteceği için çöpe atılan ve neredeyse yarısından fazlası yenilemeyecek durumda olan yiyecekleri toplayarak evlerine götürüp çoluğuna, çocuğuna yediren insanlar puf diye ortadan kalmıyor mu?...

Sanki bütün hayat şehir merkezinde dönüyormuşçasına, kenar mahalleleri görmezden geliyor, anlatıldığında ise ‘aa yok canım, olur mu öyle şey, çarşı ağzına kadar dolu, insanlar gayet güzel eğleniyor’ gibi bir tepki veriyoruz…

Ne zaman anlayacağız biz gözümüzü kapattığımızda etrafımızdaki kötülükler yok olmuyor, etrafımızdaki yanlışlıklar düzelmiyor, eksikler giderilmiyor…

Görmezden gelerek yok saydığımız insanlar bizim insanımız…

Biz görmüyoruz, daha doğrusu biz bakmıyoruz diye yok olmalarını beklemek çok yanlış…

Doğalgazın 600-700 lira gelmesinden şikayet ederken, sobalı evlerde oturup sobalarında yakacak odun kömür bulmakta zorlanan insanları ‘bu devirde ne sobası, ne kömürü’ diyerek yok edemeyiz…

Ne unutkan bir toplum olduk biz böyle…

Kaç yıl geçti aradan çocuklarını ısıtmak için odun alamamış bir annenin saç kurutma makinesini çalıştırıp, yan odada kendini astığı haberini ne tez unuttuk…

Bu kadar mı soğuk kanlı olduk!...

Evet sinirliyim biraz o yüzden haddimi aşabiliyorum kusura bakmayın!...

Neden mi sinirliyim?...

Bir ilimizde kamu kuruluşlarında çalıştırılmak üzere, İŞKUR'un 'Toplum Yararına Çalışma Programı' kapsamında çeşitli branşlarda 6 ay süreli çalıştırılmak üzere 1.500 kişinin işe alınacağı duyuruluyor…

Bu 1.500 kişilik işe 9.217 kişi başvuruda bulunuyor…

6 ay çalıştırılacaklar…

Yani yılın yarısında iş bulup kalan yarısı Allah kerim diyen insanlar…

9 bin 217 kişi…

Başvuru sayısının yüksek olması üzerine kura çekimi gerçekleştiriliyor…

Noter huzurunda bilgisayar üzerinden gerçekleştirilen kura çekimine başvuru yapan binlerce kişi katılıyor…

Tekrar söylüyorum başvuru sayısı dokuz bin iki yüz on yedi kişi…

Tepkiler oluyor, vatandaşlar tepki gösteriyor, haksızlık yapıldığını iddia ediyor…

Haksızlık yapıldı mı, yapılmadı mı bilmiyorum…

Yapılmadığına inanmak istiyorum sadece…

Çünkü geçtiğimiz günlerde çıkan haberler insanın beynine beynine işledi…

‘ALES Puanıyla Sonlarda Olan Bakan Yakınına Torpil ‘yapıldığı iddia edilmiş ve bu iddiaların akabinde ise o puanlara ve isimlerin yer aldığı listeye erişim yasağı konulmuştu…

Neyse bu başka konu!

Tepki gösteren hatta abartarak tepki gösteren vatandaşlar ikaz ediliyor ve bu sırada sahneye çıkan bir vatandaş, ‘AÇIM AÇ’ diye bağırıyor…

Bir kadın…

‘Ekmek istiyorum’ diye bağırıyor ve ardından ağlayamaya başlıyor…

Kadında sinirli, sinirden ağlıyor belli ama inanın haykırışı ciğerimin üzerine bir öküz gibi oturdu…

‘EKMEK İSTİYORUM…’

Bizim gibi güçlü olan, yada güçlü görünen bir devletin vatandaşının ‘Ekmek istiyorum’ diye ağlaması çok acı bir durum değil mi?...

Bakın hayatlarının geri kalanında çalışmak için değil, 15 yıl, yada 10 yıl hatta 5 yıl bile değil, hatta ve hatta bir yıl bile değil, sadece 6 ay çalışmak için bu hengame…

6 ay çalışabilmek için, 6 ay para kazanabilmek için sonrasını düşünmüyor insanlar, ‘6 ay neymiş ben kendime daha düzgün bir iş bulurum’ demiyor ‘6 ay karnımı doyurayım, 6 ay ekmek paramı çıkartayım yeter’ diyor…

Sonrası!...

O kadar vahim ki durum, sonrasını düşünemiyor…

Yazık değil mi bu insanlara?

Hele birde Suriyeli çalıştıranlara destek verildiğini düşündüğümde harbiden bir çözüm bekliyoruz…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık