• 11 Mayıs 2019, Cumartesi 9:57
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

RAMAZAN’IN YAN ETKİLERİ

On bir ayın sultanı mübarek ramazan ayının başlamasıyla hoşgörü, kardeşlik, iyilik saltanat sürecekti güya. Yani en azından eskiler bizlere ballandıra ballandıra böyle anlatırdı ramazanı. Hiçbir büyüğümüz demezdi ki bilmem kaç saat aç susuz kalıyoruz, bilmem kaç derece sıcakta oruç tutuyoruz diye.

Onların bizlere anlattığı, ramazan ayında herkes oruç tutardı akşama kalabalık iftar sofraları kurulurdu, eş dost güle oynaya iftarını yapar çayını kahvesini içerdi, bol bol ibadet edilir hoş görü ile geçirilir. Ama şimdi bakıyorum bunların hepsi güzel olan her şey gibi eskide kalmış. Ramazan deyinde yüzümüzde tebessüm falan oluşmuyor. Herkes ayrı bir şirret, herkes ayrı bir felaket.

Sabahtan başlıyor insanların huysuzluğu. Biri bir şey rica ettiğinde bahaneler sıralanıyor. Hava sıcak, ben oruçluyum, dediğin yer çok uzak veya istediğin iş ağır, vasıta yok, otobüs dolmuş çekilmez gibi şeyler. Hoş görü yerlerde. Nerede iyi niyet ben bencillikten başka bir şey göremiyorum. Kendini düşünür oldu herkes. Sanki tek oruç tutan insan oğlu kendisi başkası değil. Utanmasak ibadetimizle  övündüğümüz yetmez gibi üstünlük de sağlayacağız. Sadece bu da değil. Oruç herkesi asabi yapmış. Trafikte herkes sinirli herkes asi kimse kendini hatalı görmez bir halde. En ufak korna sesinde el kol hareketleri hakaretler küfürler hatta yumruklar havada uçuşuyor. Sebep çünkü aç ve susuzlar çok sinirliler. Hatta öyle level atlayanlarını dudum ki şaşkınlığımı gizleyemedim. Adam on iki ayda hiç izin kullanmamaya çalışıyor ve toplam yıllık iznini ramazan boyunca kullanıyor. Sebep ramazan da sinirli olurmuş ve çalışamazmış. Bütün günü evde nasıl geçirdiğini soruyorum. TV karşısında yatarak veya uyuyarak diyor. Evdekilere de ses yapmamaları konusunda uyarmış birde. Bir babanın çocuklarına örnek olacak davranışı bu şekilde…

Herkes bir birinden bir haber. Eskisi gibi komşum aç mı, eksiği var mı, sofrası sen mi diye düşünen yok. Kendi sofrasına bakıyor oldu insanlık. Ne kardeşlik kaldı ne de insanlık. Paylaşılarak çoğalan her şey çoğalmayarak yok ola peşinde. İnsanlar ramazanı ibadet, nefis terbiyesi, var olanın yok olanı gözetmesi olarak değil de zoraki toplumsal bir baskı sonucu dişini sıkıp zor da olsa sabretmesi gereken bir borç yada toplumdan dışlanmama aracı olarak görüyor. Hal böyle olunca da gözler önüne sadece ramazanın yan etkileri seriliyor. İyi olan hiçbir şey yok. İyi olanlar eskilerin yaşadıklarını anlattıkları o güzel anılarda, bizlerinse binde bir dinlediği o küçük kulaklarında ….


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık