• 01 Haziran 2019, Cumartesi 9:48
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

KITLIK BAŞLADI

Bayrama sayılı günler kala kıtlığın tavan yaptığını görüyorum ve hissedebiliyorum. Sağ olsun insanlarımız bunu çok iyi yansıtıyor.

Ne alaka diyeceksiniz bana hemen açıklayayım.

Daha 30 gün önce ramazan geldi sahuru var iftarı var diye marketler ağzına kadar dolu kasalar da marketlerin dışına kadar kuyruklar vardı. Her ay böyle alışveriş yapılsa anlarım ama yılın on bir ayında bu kadar abartılmazken sadece bir aylık ramazan boyunca sanki dünyaları yiyecekmiş gibi davranmak da mantıksız geliyor bana. Sanmıyorum yapılan o alışveriş hakkıyla kullanılıyor israf edilmiyor. Gün içerisinde canının çektiğini stoklayıp dolduranlar akşam yiyecek yer bulamıyorlar kendilerinde. Sonra her şey çöpe ee artık nede olsa. Sonuçsa on bir ayda yapılmayan alışveriş ve on bir ayda yapılmayan israf…

Birde bunun bayramı var tabi. Ramazanda sepet sepet alış veriş yapılmamış gibi birde bayram alışverişi yapılmaz mı hiç. Bence bu hakikaten gözünü oymak. Abartının baş kalesini dikmek. Diyeceksiniz sen yapmıyor musun. Evet yapıyorum ama sadece ihtiyaç olanlar dahilinde. Ele güne rezil olmayalım şu da olsun buda olsun diyerek abartmadan. İmkanlarım dahilinde. Öyle kredi kartlarına yüklenerek sepet sepet  erzakları sırtlanarak değil.

Olması gerekende bu değimli zaten. Biz kıtlıktan mı çıkıyoruz bayram gelince. Dünyayı yiyebilecek bir potansiyele sahip olduğumuzu falan mı anlıyoruz.

Biz sadece ramazan ayını bitiriyoruz. Bir ay tutulan orucun ardından bayramla beraber on bir ay niyetsiz oluyoruz. Sadece bir ay nefsimizi terbiye ediyor, açlığın ne demek olduğunu az da olsun öğrenip açın halinden anlamaya çalışıyoruz. İsrafı, müsrifliği terk etmeye yönleniyoruz. Kardeşliği paylaşmayı, yardımlaşmayı ve daha bir çok güzel şeyi temel alıyoruz. Ve bunların hepsini sadece ve sadece bir ay içinde yapıyoruz. Yetiyor da zaten o bir ay herkes mum gibi.

Ama sonra bayram bir başını gösterse yetiyor. Ne tutum kalıyor ne paylaşım. Herkes kendi heybesini doldurma derdinde. Sanki bir ay değil de on bir ay aç kalmış insanlar geriye kalan o bir ayda ne yeseler içseler kar çünkü bir ayın sonunda on bir aylık ramazan var yeniden sanki…

Üzerimize düşeni alamıyoruz. Bir ayda terbiye etmemiz gerek nefsimize  sadece diş sıkmayı öğretiyoruz ve bir ayın ardından işin tadını kaçırıyoruz. İşin aslı niyetimizde , halimizde ortada.

Biz bu işi de pek beceremiyoruz. Çarşı Pazar karışık. Aç olan, yok olan evinin bir köşesinde yine kırışık. Var olana bayram geliyor, yok olana bayram da yük ediyor. Var olan verse de yok olanı dinlemez. Yok olanın eline geçse de bolluk, yokluğu bildiğinden edemez çokluk. Elindekini bayramı düşünerek değil de belki de bir yıllı düşünerek eder suskunluk…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık