• 11 Ağustos 2018, Cumartesi 8:17
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

İNSANLIĞI OLMAYAN İNSANLAR

Bu hafta gördüğüm, etkilendiğim hatta çok çok üzüldüğüm ama hiçbir şey yapamadığım bir konuyu paylaşmak istedim sizlerle. Kötü yorucu bir hafta idi ama gördüklerimden sonra halimize şükrettim. Daha kötülerinin de olduğunu bizzat yaşayarak öğrendim.

Hafta ortasında uzun süredir kanser tedavisi gören anne yarısı gibi değil de anne gibi bildiğimiz teyzemizin rahatsızlandığını ve hastaneye kaldırdığını öğrendik. İş çıkışı aldığımız haberle akşam saatlerinde apar topar hastanede aldık soluğu. Hastamız iki kişilik odada idi ziyaretimizin yaptık ihtiyaçlarını karşılayıp durumu ile ilgili bilgiler aldık. Bir süre yanında oturduk ama biz kalabalıktık. Altı kişi teyzemin başında idik ve kısa süreli ziyaretleri de gün boyu devam etmişti. Fakat odada ki diğer hastanın durumu dikkatimi çekti. 60 yaşında bembeyaz teni ışıl ışıl bir yüzü vardı. Başında da otuzlu yaşlarda bir bayan. İlk başlarda kızı sanmıştık biraz sohbet edince bakıcısı olduğunu öğrendik. Teyze üç yıldır felçmiş. Yani üç yıldır yatağa bağlı yaşıyor, tabi yaşamak mı bu bilmiyorum. Çünkü teyze sadece yatağa bağlı olduğu için üzülmüyor orası kesin. Kısadan öğrendiklerimize göre teyze üç yıl önce felç geçirmiş ve sol tarafı hareket etmiyor. Ama teyze üç ay öncesine kadar az da olsa ayağa kalkabiliyormuş. Çünkü üç ay öncesine kadar eşi ilgileniyormuş. Bakıcının dediğine göre bebek gibi bakıyormuş. Her gün dışarı çıkarıp gezdiriyormuş bu zamanda teyze az da olsa ayakta durabiliyormuş. Ama üç ay önce eşi vefat etmiş ve teyzenin zor günleri kat kat artmış. Tamamen yatağa bağlı hale gelmiş ve sadece bakıcısı ilgileniyormuş tabi bu durumda istem dışı sorduk çocukları yok mu diye. Bakıcısı bir kız bir erkek iki çocuğunun olduğunu söyledi. Teyzede bir şeyler söyledi ama çok anlaşılmıyor felci yüzünden dedikleri. Biraz ilgilenip gerçekten anlamak isterseniz anlayabiliyorsunuz yuvarlak ve zorla çıkardığı kelimeleri. Maalesef biz teyzenin ne dediğini anladık ama ben keşke anlamasaydım dedim. teyze zorlana zorlana gelmesin onlar diyordu. Bakıcısı biraz sakinleştirdi öyle deme gelirse bir saat gelsin gitsin ben buradayım zaten sen kötü bir şey söyleme onlara dedi ve teyze gözlerindeki yaşları tutma çabasıyla sadece sustu. Sorduk tabi nerede çocukları neden istemiyor diye. Üzüldük haline aldığımız cevaplar karşısında ise yürekler paramparça. Oğlu mimarmış Beyşehir de yaşıyormuş gelini ise hemşire ama bir kez ilgilenmemişler teyzeyle. Kızı da hemşire damadı da bir yerde bir memur hatırlamıyorum detayını öfkeye kapılmışım o sıralar. Kızı da annesiyle ilgilenmemek için elinden geleni yapıyor ve Konya ya kolay kolay ayak basmıyor çünkü babasının annesine bakmakla uğraşırken öldüğüne hayatını ona adadığı için erkenden vefat ettiğine ve yine tek suçlunun annesi olduğuna inanıyormuş. Kin kusuyormuş teyzeye. Biz teyzeye uzun ömürler acil şifalar dileyince teyze bir kez daha yıktı bizi. Bana öl diyorlar ama ben ölemiyorum ki dedi. Ölmeyi oda çok ister hale gelmiş çünkü evlatlık yapmayan evlatları her seferinde öl de kurtulalım diyorlarmış yüzüne. Hatta kızı (sadece kan bağı olduğu için kızı diyorum çünkü bir cani o) seni yastıkla boğup kurtulacağım bile demiş. Teyze korkuyor, içerliyor, ağlıyor. Bakıcısı üzülme sen onlar gitsin gelsin ben bakarım sana evden kovarlarsa da götürür giderim benim eve ne olacak burada da bakıyorum orda da bakarım san sadece kötü olma onlarla yeter dedi. Teyze sağ eli ile bakıcısının yüzünü okşadı gülen gözlerle. Tamam dedi sadece. Kısa süreli uykular dalıp uyandıkça sürekli bakıcısına sesleniyor her fırsatta zor da olsa elini tutuyor. Sadece bakıcısı var yanında ve ilgilenen. Evlatlarını istemiyor ve ondan korkuyor. En ağırı ise teyzenin ağzındaki yaraların sebebini öğrenince yaşadık. Hastaneye yatmadan önce kızı gelmiş meğerse, teyze de biraz yüksek sesle (bağırsa bile bir inilti kıvamında çıkıyor sesi)bakıcısına seslenmiş onu da yanında istemiş, evlat demeye dilimin varmadığı güya kızı olan cani teyzenin ağzına defalarca vurmuş sus diye…. Ağzı dili yara içinde dişleri kesmiş her vuruşunda. O an ağzımı doldura doldura küfürler etmek istedim o evlat kılıklı yaratığa. Tabi yapamıyor insan her içinden geleni, sadece sustuk hep birlikte. Teyze de baktı ıslak gözlerle oda bir şey diyemedi, bir şey yapamıyor zaten.

Ama aklım almadı olanları bu kız evladı hemşire ve kendisi de anne. Kocaman kızı varmış mesela ve o kızı felç olmadan öncesine kadar bu teyze bakıp büyütmüş evladım çalışıyor hastalara bakıyor hayır duası alıyor diye. Şimdi ise o evlat bakmıyor anneye beddua ediyor sürekli ölsün diye ve hatta şiddet uyguluyor, sadece ağzına vurmak da değil şiddet psikolojisini ağır darp ediyor teyzenin hem de ölmeyi isteyecek kadar ağır. Torununu istiyor mesela yanın da ben baktım büyüttüm diyor ama kızı göndermiyor. Ve bu kadın hemşire. Bu kadın her gün yüzlerce hastaya bakıyor. Gerçekten bakıyor mu endişeliyim. Ya teyzeye davrandığı gibi davranıyorsa diğer hastalara da ya da davranmıyorsa bile sevinemiyorum çünkü felç bir kadından beklentisi nede bu kadar eziyet ediyor. Bu kadar vicdan eksikliği olan biri gerçekten bu mesleği hakkediyor mu. Bu meslek yüksek puan alan herkesin yapabileceği bir meslek mi sadece. Vicdan, iyi niyet, güler yüz en önemlisi sabır değil mi bu meslekte. Annesine bunların gramını bile göstermeyen biri başkalarına gösteriyor mudur gerçekten. Merhameti olmayan biri iyi maaşı var diye yapmalı mı bu mesleği. Bu kadın gerçekten hayatta doğru yerde mi… bilmiyorum ne diyeyim nasıl tarif edeyim ama ben bir kez daha gördüm hayattaki adaletsizliği ve her iyiye bir kötünün denk geldiğini. Oğluyla hemşire olan gelinine sıra bile gelmedi bunları duyunca kaldırma gücümüzün de olmadığını fark ettik zaten konuyu kapattık. Ama konu bizim vicdanlarımızda koca bir yara açtı, derin izler bıraktı. Benim vicdanımda kalan bir şey daha oldu bence bu teyze biraz sabır, gayret en önemlisi de sevgiyle kalkabilir ayağa. Çünkü daha önce eşiyle yapmış bunu başarmış. Biraz değer görüp sevildiğini bilse yine başarır. Teyze başarır başarmasına da o evlatlar evlat olmayı başarırlar mı ondan emin değilim. Allah teyze bir an önce sağlık verip mutluluk dolu günler yaşatsın inşallah şimdilik sadece dua edebiliyor ve bol bol sabır diliyoruz teyze için. Başkasını yapmak insanlara merhamet yüklemek gibi yetilerimiz de olsaydı keşke…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık