• 07 Eylül 2019, Cumartesi 9:18
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

1035 TL YETER Mİ?

Temmuz ayında meydana gelen bir olayda karara varıldı. Olay da 18 yaşında küçük bir genç iddialara göre komşularının baktığı duman isimli köpeğin yoldan geçerken havlamasından rahatsız olmasıyla başlamış. Köpeğe ve sahibine tepki gösteren genç bir hışımla eve gidip ailesine ait olduğu söylenilen av tüfeğini alarak komşusunun bahçe kapısına gelmiş. Burada köpeğe birkaç el ateş ederek ölmesine sebep olmuş. Köpeğin sahibi kadının şikayeti ile bu genç göz altına alınmış. Fakat 18 yaşından küçük olması nedeniyle serbest bırakılarak sadece av tüfeğine el konulmuş. Son olarak da gencin cezası belli olmuş. O ceza tam tamına 1035 TL.

İşte bura da soru işaretleri beliriyor kafamda. Hayvanları seven ve evcil hayvanı olan biri olarak bakıyorum bu konuya. Bir canın kasıtlı bile isteye, göz göre göre alınması bu kadar ucuz olmamalı. Kendi hayvanımda birazcık halsizlik, ufak bir yara görsem veterinerin yolunu tutuyorum. Belki basit bir şey ama onun canının yandığını ve bunu bana dile getiremediğini ne kadar acı çektiğini ifade edemediğini düşününce vicdanım benden önce harekete geçiyor. Gereken ne ise yapılsın ama onun canı yanmasın diye bir sahiplenme duygusu sarıyor beni. Onunla zaman geçirdikçe daha çok tanıyor ve daha çok koruma hissine kapılıyorum. Çünkü onunla iletişime geçmediğim sürece gözlerinden bir şeyleri anlamadığım da o bana derdini söyleyemiyor. Çünkü o konuşamıyor. Bas bas bağırıp acıktım demiyor. Ayağımı sıkıştırdım demiyor. Bir yerlerim ağrıyor demiyor. Onu tanıdığım için bunların hepsini ben anlayabiliyorum ve bunu sadece onu sevdiğim için yapabiliyorum, üstün yeteneklerim olduğu için değil. Hal böyle olunca benim gözümde bütün hayvanlar aynı konumda oluyor. Hepsi aynı şeyi bekliyor biz insanlardan. Konuşmadıkları halde anlanabilmeyi. Tek dertleri de bu değil mi zaten biraz anlam verip rahat bıraksak belki bu kadar saçma bir savaş ortadan kalkacak. Dünyayı insanlar ve hayvanlar olarak ortak kullana bilsek kimse kimseden rahatsız olmayacak. Ama bizler o kadar dünyacı olmuşuz ki koca dünya bizim onlar olmasa da olur, onların görevi bize hizmet etmek veya midemize girmekten ibaret. Canımız isterse besleriz canımız isterse öldürürüz. Ve bu öldürdüğümüz hayvana da en fazla 1035 TL gibi bir maddiyatla bedel öder geçeriz. Uzun zamandır gündemde olan hayvan hakları sadece gündemi meşgul etmekten ibaret benim gözümde. Asla masaya yatırılıp sonuca bağlanmıyor. Her olayda, katledilen hayvanda ortaya çıkıyor ve sonra ortadan kayboluyor. Sonuca ulaşmadıkça da bu insanlık dışı olaylar devam ediyor. Bizlerse hala hayvan haklarını savunan, hayvanları koruyan yasaları bekliyoruz. Umarım daha çok beklemeyiz….

Bir diğer konu ise hayvanlara sahip çıkamadığımız kadar çocuklarımıza da sahip çıkamamamız. Bu olayı yapan 18 yaşından küçük bir çocuk. Nasıl bir kişilik olmuş ki cani gibi davranıp bir cana kastetmiş. Nasıl bir aile o çocuğa o tüfeği kullanabilme yetisi vermiş. Nasıl bir psikolojide ki o çocuk rahatsızlık duyduğu bir şeyi tamamen ortadan kaldırabileceğini düşünmüş. Biz geleceklerimize neler öğretiyoruz. Biz çocuklarımızı nasıl büyütüyoruz. Vicdanı merhameti hangi rafa kaldırdık, kaldırdık da indirmeyi de unutup bu hale geldik. Can almayı bu kadar basite indirgedik. Bugün köpeğe kızıp öldüren yarın anasına babasına, eşine çocuğuna önüne gelen herkesin canına kasıt etmez mi. Bir köpek altı üstü diyenler yarın binlerce canın gideceğini düşünmez mi hiç. Ardı arkası kesilmeyen cinayetlerin bir anlık cinnet olduğuna mı inanıyoruz hala. Ben inanmıyorum. Bir anlık cinnet değil bu bir ömürlük cahillik, kendini üstün görme, her şeye kafa tutabilme düşüncesi. Ve en acısı da bu üstünlüğü bizler veriyoruz. Ya korkup susuyoruz, ya evladımız deyip pohpohluyoruz. Sonrası malum son. Silahla, bıçakla hatta başındaki eşarpla bile can alan caniler. Birilerinin canı, evladı, göz bebeği olanlar bir bakıyoruz başkalarının canına, evladına, göz bebeğine göz kırpmadan kıymışlar. Kıyılan canlara mı yanmalı kıyanlarında bir can olduğuna mı. Her canın emanet olduğunu bilerek yaşamaya başlasak belki ilk adımı da atmış olacağız. Belki tüm dünya bu adımı birlikte atamayız ama hepimizin attığı ilk adımlarla tüm dünyayı sarabiliriz. Umarım bu ilk adımlar bir an önce atılmaya başlar ve canlar can olarak yaşar….


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık