• 28 Ocak 2019, Pazartesi 8:47
ErdalARSLAN

Erdal ARSLAN

NE SEÇİYORUZ?

Ülkemiz son yıllardaki en hassas seçimlerden birine daha hazırlanıyor. Yaklaşık iki ay sonra 31 Mart seçimleri ile çok önemli bir süreci daha arkamızda bırakacağız inşaAllah.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin tamamlayıcısı ve güçlendiricisi niteliğinde olan bu seçimler “Yerel Seçim” olmanın çok ötesinde anlam ve önem içermektedir.

Yerelde muhtardan başlayıp Büyükşehir Belediye Başkanına varana kadar yerel idarecilerin belirleneceği bu seçim aslında geneline bakıldığında “Mevcut Devlet Yönetimimizi” direkt etkileyecek bir seçim halini almıştır.

Öyle ki yarın bu günler tarihçiler tarafından değerlendirildiğinde “ ya ülkemize sahip çıktığımız tarihlerden biri olarak yazılacak, yâda çöküş ve yok oluşun başlangıç tarihi olabilecektir”.

Onun için yeni Türkiye’nin kuruluş sancılarının yaşandığı şu dönemlerde, 17 yıldır iktidarda olan Ak Parti ve yerelde temsilcilerinin yaptığı eksik ve hatalar bu önemli sürecin idrakini kavramamıza engel olmamalı.

Nefsani davranmaksızın, çıkar gözetmeksizin,  milli bekâmız için 31 Mart seçimlerinde gereğini yapmalı ve Cumhur İttifakını bir kez daha desteklemeliyiz.

Bu destekleme sadece içerdeki ve dışardaki düşmanlara karşı kazanılmış bir zafer olmayacak aynı zamanda yarınlarımız ve çocuklarımızın geleceği için atılmış çok önemli bir adım olacaktır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile başlayan değişimin hızlı ve kesintiye uğramadan devam edebilmesi için bu olmazsa olmazımızdır.

Kuruluşundan bu yana bürokratik oligarşi ile yönetilmiş ve bu bürokrasinin büyük bir kısmının yurt dışına bağlı bir yapı olduğu düşünüldüğünde, yılardır neden geri kaldığımızın ve ilerleyemediğimizin anlaşılması gerekir.

Bu yeni sistem geç de olsa bize bu zincirleri kırmayı ve inandığımız değerler doğrultusunda yaşayabileceğimiz umudunu vermiştir.

Bu yönde atılan adımlar beklentimizi tam olarak karşılamamış olsa da yeni ve güçlü adımların atılabileceği ve kararların alınabileceği bir Türkiye’nin kapısını aralamıştır.

Bu kapıyı daha da açmak ve hedeflediğimiz, inandığımız “Büyük Ülke” amacına ulaşmak için bu yerel gibi gözüken seçimlerden, adayları çok da kafaya takmadan başarı ile çıkmamız lazım.

Onun için İstiklâl ve istikbâlimiz için bu seçimi iyi idrak etmeli ve ona göre karar vermeliyiz.

Geri dönüşü ve telafisi mümkün olmayan bir tarihtir 31 Mart seçimleri, bu seçimler yeni hükümet sisteminin değerlendirilmesi gibi algılanmamalıdır.

Daha, yeni kurumlar bile tam olarak oluşturulamamış ve eski bürokratik zihniyete son verilememiştir. Onun için sabır göstermeliyiz.

Bu seçimler, yerelde şimdi çok karşılaştığımız birilerinin dediği gibi “iktidarı uyarı seçimleri” asla değildir.

Eğer yanlış tercihte bulunur isek bunun telafisi olamayabilecektir. Birilerine kızıp ülkeyi ateşe atacak bir tercihte bulunmak, bizi geri dönülmez bir yola götürebilir ve vebali çok ağır olur.

Onun için, İman varsa sabır da vardır, demeliyiz.

17 yıl iktidar olan bir yapının yanlışı da olur eksiği de olur. Bakmamız gereken nokta Q, I noktası olmalıdır.

Yani ne kadar iyi iş yapıldı ve yapılıyor? Ne kadar eksik yâda hatalı iş yapıldı ve yapılıyor? Bu oran eğer kendinize sorduğunuzda Q iyi yönde ise o zaman buna göre karar vermeliyiz.

Kimselerin, özellikle içimize girmiş bizden gibi gözüküp bize en büyük zararı veren fitne odakları ve münafıkların, laflarına asla bakmamalıyız.

Bu seçimlerde kızsak da bağırsakta ülkemizi düşünmeli, “kol kırılır yen içinde kalır” diyen atalarımızın sözünü dinleyerek; Tüm seçim bölgelerinde adayları beğenip beğenememeye bakmaksızın Cumhur İttifakını DESTEKLEMELİYİZ.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık