• 05 Haziran 2018, Salı 7:43
ErdalARSLAN

Erdal ARSLAN

Ekonomide Durum

ABD doları yılbaşından bu yana tüm para birimlerine karşı değer kazandı ve kazanmaya devam ediyor. Dolardaki bu yukarı yönlü seyir, tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de faiz oranlarında artışa neden oldu. Bununla birlikte petrol ithal eden ülkeler arasında yer almamız ve petrolün varil fiyatlarındaki ani yükselişleri ile yaklaşık 80-83 dolar seviyelerine çıkması, Türk Liramızın değer kaybına neden olan bir diğer sebep olarak karşımıza çıkıyor.

Tüm bu dış etkenler ile Liberal-Kapitalist Sistem ve uşaklarının iç piyasadaki manipülasyonları ve kredi derecelendirme kuruşlarının olumsuz açıklamaları, ülkemizdeki dolar fiyatlarının çok daha fazla yükselmesine sebep oldu.

Buna karşılık hükümetin kararlı ve vatandaşa güven veren açıklamaları ile Merkez Bankasının piyasalara geçte olsa müdahale etmesi, piyasaların ateşini düşürdü ve düşürmeye devam ediyor. Tabi bu arada,Merkez Bankasının geç müdahalesin sebeplerini iyi tespit etmek lazım, ülkedeki bu yüksek dolar seyrine müdahalede neden bu kadar geç kaldılar? Orada da bu Liberal-Kapitalist Sistemin uşaklarımı var yoksa demekten kendimi alamıyorum. Seçim sonrası yeni bürokratik yapılanmada özellikle ele alınması gereken yerlerden biri olarak düşünüyorum.

Ülkemizdeki genel ekonomik seyre bakınca;

- Enflasyon düşüyor,

- Turizm gelirleri artıyor,

- İşsizlik oranı düşüyor,

- Sanayi Üretim Endeksi yükseliyor ve üretim devam ediyor.

- Dünyadaki ülkeler ile kıyasladığımızda ise;

Devlet borcunun milli gelire oranı dünya genelinde yüzde 80 civarında iken,Ülkemizde bu oran yüzde 28’lerde, yani ülkemizin tüm iç ve dış borç toplamının milli gelire oranı yüzde 142’lerde iken bizim gibi gelişen ekonomilerde ortalama durum yüzde 221’lerde seyretmekte.

Yine Ülkemizin borç batağında olduğunu, vatandaşın borç batağında olduğunu iddia edenler rakamlara baksınlar ve utanmaları var ise biraz utansınlar.

- Ülkemiz tüm hane halkının,yani 81 milyon hane halkının borcunun milli gelire oranı yüzde 18 iken, dünyada bu oran yüzde 59 civarındadır.

- Aynı şekilde dış borcun milli gelire oranı yüzde 53 civarında iken, bunun yüzde 37’lik kısımı özel sektör borcudur. Yani burada kamu borcu yüzde 16 civarındadır. Özel sektör borcuna baktığımızda da, geri ödenebilir yapıda olduğu ve zaten özel kesim varlıklarının bu borcu karşılama yetisinin bulunduğunu da belirtmek gerekir.

Ülkenin battığını, göçtüğünü iddia eden muhalefete gelince; seçim beyannamelerini inceliyoruz, vaatlerini gerçekleştirmek için bulmaları gereken kaynak 300 ila 500 milyar lira arasında.Size sormazlar ey muhalefet,madem ülke batık ve bitik,bu paraları nerden bulup bu vaatleri gerçekleştireceksiniz diye.

Genel olarak değerlendirdiğimizde; ülke ekonomimiz tüm iç ve dış saldırılara ve Türk Liramızdaki değer kaybına rağmen,Cumhuriyet tarihinin en sağlam ve önü görülebilir dönemini yaşıyor.

24 Haziran sonrasında da,Rabbimin izni ve vatandaşımızın teveccühü ile, seçimden büyük bir zafer ile çıkacak olan “Cumhur İttifakı” ilk iş olarak geliri adaletli dağıtacak ve bu ülkeyi sömürerek zengin olmuş Liberal-Kapitalist Sistemin uşaklarından geliri alıp, bu ülkenin öz evlatlarına geliri devredecek sistemi inşa edecekler inşallah.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık