• 27 Mayıs 2017, Cumartesi 8:42
EmreYAVUZ

Emre YAVUZ

Hoşgeldin RAMAZAN!

 

11 ayın sultanı gönlümüze ömrümüze bir kez daha hoş geldi…

Bereket ayı, paylaşma ayı, anlama ve yaşama ayı, ruhun hem benin dostu olan Ramazan’ın bugün ilk günü…

Eski günlerdeki kadar heyecan yok belki şehirde, insanlarda ama olsun başımızın tacı gönlümüzün sultanı bugün geldi…

Çocukluğumun Ramazanları demeyeceğim öyle çok eski tarihler değil daha 3-5 yıl öncesine kadar Ramazandan önce tüm şehirde bir hazırlık olurdu…

Belediyeler, esnaflar, vatandaşlar, alışverişler, yardımlar, yardıma muhtaç, Ramazan ayı içerisinde yardım edeceğin, lokmalarını paylaşacağın insanların gizliden takibi gibi gibi çoğaltılabilir…

Bugün ise sosyal medya üzerinden yapılan ‘Hoş geldin Ya Şehri Ramazan’ mesajlarının haricinde şehirde ciddi bir hareketlilik fark etmedim…

Ramazan ayın dertlilerin dertlerinin sarıldığı aydır, Ramazan ayı açın karnını doyurduğu, tokun ise aç kalarak açın halinden anladığı aydır, Ramazan ayı paylaşmaktır, lokmanı, umutlarını, dertlerini paylaşmaktır…

Biz büyüklerimizden böyle duyduk, böyle gördük, böyle yaşadık…

‘Veren el, alan elden üstündür’ denildi bize hep, ‘Sağ elinin verdiğini, sol elin görmeyecek’ işlendi beyinlerimize, kalplerimize…

İki lokma ekmeğin konu komşuyla paylaşıldığı, fakir fukaranın sofralarının donatıldığı günler yaşadım çocukluğumda…

Durumu çok iyi olan bir aileden gelmiyorum, kıt kanaat geçinen hatta günümüz tabiriyle dar gelirli bir aileden geldim desem yalan olmaz…

Ama bizde paylaşmak vardı…

Bugünkü gibi en lüks restaurantlarda en pahalı yemekleri sosyal medyada paylaşmak değil,

Soframızdaki bir tas çorbayı, bir kuru ekmeği paylaşmak…

Öyle 20-30-40 sene önceleri falan değil,

Yaşım 3-5 gün sonra 23 olacak…

Dolayısıyla benim çocukluğum dediğim yıllar öyle çook eski yıllar değil…

Ama maalesef günümüzde öyle olmuyor işler…

Artık göstermek, tanıtmak, reklam yapmak var maalesef…

İnsanların gözüne gözüne sokmak var…

Sosyal medya çocuğuyum diyebilirim aslında ben…

Benim çocukluk yıllarımda yaygınlaşmaya, gençlik yıllarımda ise herkes tarafından benimsenip kullanılmaya başlandı bu meret…

Ergenliğimizde bizimde yediğimizi, içtiğimizi, gezdiğimizi, gördüğümüzü paylaşmak gibi bir hastalığımız vardı evet inkar ne mümkün…

Ama bugün bakıyorum kocaman 40-50 yaşlarında hatta 60’ı bulmuş amcalar teyzeler şakır şakır sosyal medya uzmanı olmuş…

Artık kendi yaşantısını geçtim, yaptığı yardımları, iyilikleri sokar olmuşlar gözümüze…

Bir ilkokul çocuğu düşünün fakir, ailesi yiyecek ekmeği zor buluyor ve çocuklarına bir ayakkabı alamıyor…

Bu çocuk bulunuyor, çocuğa en kralından bir ayakkabı alınıyor ve bütün bir sınıfın önünde bu ayakkabı çocuğa hediye ediliyor…

Ben ilkokuldayken asla böyle olmazdı, bu çocuk müdürün odasına çağırılır, ne alıcı ne alan birbirini görmez müdür tarafından çocuğa hediyesi verilir ve çocuk evine mutlu mesut gider idi…

Bugün koca sınıfın önünde verilen ayakkabı çocuğun psikolojisini etkiler mi diye konuşulması gerekirken, o çocuğun boy boy fotoğrafları çekiliyor, ayakkabıyı alan ablam yada abim artık kimse şıkır şıkır giyinmiş çocuğun önüne eğilip çocuğa ayakkabıyı giydirirken cep telefonu kamerasına sırıtarak poz veriyor ve hoop sosyal medyada yüzlerce, binlerce hatta yüz binlerce kişiye çocuğun ismi, cismi ilan ediliyor…

Altına yazılıyor, ‘……. oğlumuzun/kızımızın ayakları artık ıslanmayacak’ altına yorumlar beğeniler gırla uuvvv, hele ‘aminler’, ‘Allah yardım etsinler’ hak getire…

E nerede kaldı o yardımın ruhu…

Nerede kaldı senin iyiliğin,

Sen şimdi küçücük bir çocuğa iyilik yapmış mı oldun, yok minicik bir beden üzerinden korkunç bir reklama girişmiş mi oldun?

Kısacası yardımların gizli saklı yapılması taraftarıyım…

Hele bu yardım Ramazan ayında yapılıyor ve gerçekten Allah rızası gözetiliyorsa bizim gözümüze sokmayın…

İbadetinde, kabahatinde gizli olduğu bir toplumduk biz ve umarım bundan sonrada öyle olmaya devam ederiz…

Hepinize, hepimize hayırlı Ramazanlar… 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık