• 25 Mart 2017, Cumartesi 7:46
EmreYAVUZ

Emre YAVUZ

Gündemde Referandum var?

Yeni anayasa değişikliği için sayılı günler kaldı…

MHP’lisinin, CHP’lisinin, Ak Parti’lisinin, hatta patronunun, esnafının, işçisinin gündeminde referandum var…

Ama çoğunluğunun gündemindeki referandum ‘Evet’ veya ‘Hayır’ değil…

Referandumdan sonra piyasalardaki daralmanın düzelip düzelmeyeceği…

Piyasalarda ciddi bir nakit sıkıntısı var…

Bu sıkıntı paranın olmamasından mı, yoksa parasın olanların parayı piyasaya sürmemesinden mi kaynaklı bilinmez ama böyle bir sıkıntı var maalesef…

Dün iki misafirim vardı şehir dışından gelen…

Birisi Ankara’dan geldi, özel bir okulun sahibi genç bir iş adamı…

Diğeri ise Karaman’dan… İş-Kur’da memur…

Biz artık Konya’da ne olup bittiğini az çok biliyoruz ama ya diğer iller nasıl diye merak ettim ve sordum ikisine de…

İki şehirde de durum aynı imiş…

Piyasalar daraldıkça daralmış ve referandum sonucunu bekliyor muş…

Bu iki arkadaşımdan bir tanesi sağlam ‘evet’çi, diğeri ise henüz kararsız; ‘Evet’ çıksa ne getirir, ‘hayır’ çıksa ne götürür… hala tartıp biçmekle meşgul…

Kendi tabiriyle ‘Evet’e meyilliyim ama bana tam anlamıyla anlatmaları lazım.. Maddeler içerisinde hala kafamı karıştıran ülkeyi daha ileriye götürür diyemeyeceğim noktalar var… Bunları silmem lazım’ diyor…

Neyse konumuz referandum değil… Referanduma kilitlenen piyasalar…

Ankara’dan gelen arkadaşım, piyasaların çok sıkıntılı olduğunu, kiminle konuşursa konuşsun, referandum sonrası açılacağını düşündüğünü söylüyor… Tabi sonuç  ‘Evet’ çıkması koşuluyla, çünkü ona göre ‘Hayır’ çıkarsa kaos olur…

Gazeteci içgüdüsüyle sordum ‘neden’ diye… Aldığım cevap ‘İstikrar bozulur’ oldu…

Bugünkü piyasaların sıkıntılı olmasının nedeni ne peki? diye sordum… ‘İstikrarın bozulma korkusu’ dedi…

Hemen her kesimden öğrencisi olan bir okul yönetiyor ve dolayısıyla bir nevi ülkenin küçük çaplı portresini çıkarabiliyor…

Maalesef dediği bir noktada doğru…

Neyse şurada kaç gün kaldı referanduma… Bekleyeceğiz ve göreceğiz…

Mevlam neyler, neylerse güzel eyler…

ADAMI DÖVERLER!…

Sosyal medyada dolaşan bir görüntü var…

İzlerken resmen gülmekten karnım ağrıdı…

Trafik var…

Hangi ülke bilmiyorum ama baya baya uzun bir trafik…

Mavi enteresan bir araç… Şoför arabanın içerisinde bir düğmeye basıyor ve arabanın tekerleri yükselmeye başlıyor…

Yükseliyor, yükseliyor ve diğer araçların üzerinden geçebilecek duruma geliyor ve sırada bekleyen araçların üzerinden geçe geçe en öne kadar gidiyor…

Etrafında insanlar görüntüsünü çekiyor üzerinden geçtiği araçların şoförleri şaşkınlıkla aracın geçip gitmesini seyrediyor…

Görüntü hem ilginç, hem komik, hem de gerçekten ilgi çekici…

Altında birisi yorum yazmış ‘Bu araç Türkiye’de olsa, arabanın şoförünü döverler’ diye…

Öyle bir hayal ettim bu araç Türkiye’de olsa, Konya’ya gelse, Konya sokaklarında dolaşsa diye…

Hani ya malum Konya trafiği her geçen gün daha bir çekilmez hale geliyor…

Zafer, Mevlana meydanı, iş merkezlerinin önü, Emniyet kavşağı gibi gibi daha örnekler çoğaltılabilir…

Özellikle akşam saatlerinde insanı çileden çıkaracak derecede sıkışıyor…

‘Ölür müsün, yoksa öldürür mü?’ dedirtiyor…

Hah işte bu trafikte o araçla yollara çıksak daha rahat eder miyiz? Diye düşünmedim değil…

Düşündüm düşünmesine ama harbiden döverler adamı…

Ki dövmelerine gerek kalmaz o araçla yinede o sokaklarda gezemeyiz ki…

Malum kırmızı ışıklarda üç şeritli yolda en az beş şerit duruyoruz…

Saygı yoksunu olduğumuz için yardırıp şeridimiz olmayan yola sinyal vermeden şak diye geçiyoruz…

Yol hakkı olan adamın önüne geçip üstüne kornaya basıp yolunu gasp ettiğimiz adama küfür  ediyoruz…

İlginç bir milletiz açıkçası…

SILA KONSERE GELİYOR MUŞ!...

Şarkıcı Sıla Konya’da bir konser verecekmiş… Bir otelde gerçekleştirilecek konser için reklamlar, tanıtımlar dönmeye başladı…

Fakat Konya’nın bir çok yerel sitesinde ‘Milleti aşağılayan Sıla, Konya'da konsere hazırlanıyor!’ diye haberler çıktı…

Sıla geçtiğimiz aylarda çok talihsiz bir açıklama yaptı…

Birçok kesimin tepkisini çekti…

Ben Sıla’yı dinlemeyi çok severdim, ama o günden sonra radyoda denk gelmedikçe açık şarkısını dinlemiyorum…

Çünkü üzüldüm, hatta kızdım bile…

Ama bu kadar abartmak doğru mu?

Sonuçta biz ‘Mevlana’ şehri Konya’yız..

‘Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol’ diyen, ‘Hoşgörülükte deniz gibi ol’ diyen Mevlana’nın,

‘Ne olursan ol, yine gel’ diyen Mevlana’nın şehri Konya’yız…

Biri bi densizlik yaptı diye, hurra vuralım, kıralım, öldürelim, linç edelim doğru mu?

Konserine gitmeyelim tamam..

Ama konser vereceği oteli de hedef göstermeyelim…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık