• 01 Temmuz 2019, Pazartesi 8:47
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

TEKNİK ÜNİVERSİTE SAHİPSİZ Mİ?

Rektör Prof.Dr. Babür Özçelik Artvinli.

Özçelik, Gebze Teknik Üniversitesi kökenli bir akademisyen. Kendisinin siyasi referansları yani arkasındaki adamlar önemli kişiler olmalı ki; burada, bu şehirde akademik dünyayı yakından bilen onca insan var iken  hoca  beklenmedik bir şekilde rektör olarak atandı. Oysa  beklenen  bu şehri ve şehrin hassasiyetlerini bilen, mevcut üniversitelerin içinde yer alan bir hocanın rektör olarak atanmasıydı.

Babür hoca  atandı ve rektör oldu. Lakin kimseyi  fazla  tanımıyor. Mesela, STK’larla, yerel dinamiklerle, yerel medya kuruluşlarıyla, kanaat önderleriyle, şehrin  doğru adamlarıyla, abileriyle bugüne kadar önemli bir teması ve değerlendirmesi olmadı. Olaya buradan bakıldığında hoca sanki bir yalnız adam. Görebildiğimiz kadarıyla bir kaç siyasi aktörle işi götürmeye çalışıyor. O siyasi aktörlerin tepesinde de Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay var. Başkan Altay, rektör beye aşağıda anlatacağımız olay da olduğu gibi “Ver “ diyormuş. Rektör   bey de veriyormuş. İddialar  böyle.

Geçmişte rektörlük yapanların tarzı böyle değildi. O rektörler  başında bulundukları üniversiteyle ilgili  önemli ve tarihi bir  karar vermeden önce, yerel  dinamiklerle istişarelerde bulunur, ince eler sık dokur sonra da karar verirlerdi. O yerel dinamikler arasında  STK’lar, yerel medya  kuruluşları, kanaat önderleri, doğru adamlar, her partiden siyasetçiler ve abiler  olurdu. Herkes fikrini söyler ve sonra da  bir karara varılırdı. Konya’nın 50 yıllık üniversite tarihinde  bu gelenek hiç bozulmadı ve hiç değişmedi. Ta ki Teknik Üniversite Rektörü Babür Özçelik’e gelinceye kadar. Tabi sözünü ettiğimiz gelenek Hocaya  hatırlatılmalı ve örnekleriyle anlatılmalıydı. Bu arada Hoca böyle bir şeye gerek duymadıysa bu da vahim bir olay. Bir  olayı ya bileceksin ya da bilenlerden dinleyeceksin. Yani  dersini iyi çalışacaksın.

Demem o ki, Teknik Üniversite rektörü  Prof.Dr. Babür Özçelik, şehrin hassasiyetlerini ve halkın  bu şehirde  kurulu olan üniversitelere  nasıl baktığını ve nasıl önem verdiğini bilmiyor. Bilmiyor çünkü daha önce burda böyle bir tecrübesi yok. Üniversiteyle şehir, şehirle üniversite arasında bir  duvar var gibi. Daha önce hiç böyle olmamıştı. Şimdi neden böyle oldu oldu, neden böyle oluyor? Konya Teknik Üniversitesinin bir yerleşke sorunu var. Bu sorunla  bir kaç üst düzey siyasetçi ve yerel yöneticinin  dışında ilgilenen ve soruna çözüm arayan yok. Mesela, benzer sorunlar karşısında duyarlılığına tanık olduğumuz Ticaret Odası’ndan öneri ve görüş niteliğinde herhangi bir refleks yok.Yerleşke  sorunun bize göre doğrudan   taraflarından birisi olması gereken Konya Sanayi Odası’ndan “tık” yok. Aynı şekilde Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi ölü adam gibi. Bu iki kurumun başındaki adam Memiş Kütükçü nerde? Yakın zamanda önlem alınmadığı takdirde, bu üniversiteye  Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle tahsis edilen 780 bin metre kare büyüklüğündeki son  derece kıymetli arazi  bir yerlere devredilebilir.

Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay “ver” deyince, Teknik Üniversite Rektörü Babür Özçelik de veriyor, demiştik. Bilinen ve çok manidar  olan o enterasan olay şu..   

Teknik Üniversite Rektörü büyük bir maharet (!)  gösterdi ve  en eski adıyla Darül Muallimatı (Konya Kız Öğretmen Okulu’nun binasını) ve yıllardır Selçuk Üniversitesi Rektörlük binası olarak kullanılan 105  yıllık tarihi  binayı “Bu binaya benim  ihtiyacım yok” anlayışından sonra yapılan bir protokolle Büyükşehir Belediyesi’ne devretti. Bu tarihi bina  daha önce Cumhurbaşkanlığı  kararnamesiyle Konya Teknik Üniversitesi’ne   devredilmişti. Cumhurbaşkanlığı üniversiteye devrediyor. Devredilen o kıymetli binayı da rektör bey bir çeşit ağalık yaparak, Konya Büyükşehir Belediyesi’ne devrediyor.  Geniş  kapsamlı değerlendirmeler yapılsa, istişare mekanizmaları çalıştırılsa böyle bir ağalık yapılır mıydı? Hayır.. Yapılamazdı.

Teknik Üniversite rektörlük binasında taşınma işlemi yakında başlayacak. Peki nereye gidecek rektörlük? Mevlana Üniversitesi’nden kalan binaya. Tarihi binayı verdiler, burayı aldılar. Nasıl  alış veriş ama değil mi? Birileri iş biliyor, birileri de o iş bilenin işine fena yarıyor. Ne diyelim? Helal olsun sana gerçekten Uğur İbrahim Altay demekten başka.  Bu örnekten hareketle  endişeliyiz. Endişemiz şu.. Ankara yolu üzerinde bulunan yola  sıfır  cephe üniversite yerleşke arazisinin de  günün birinde bir yerlere  itelenmesi. Bu konuda endişeden öte duyumlarımız var. Bunun için artık uyanmak ve olaya müdahil olmak gerekiyor. Bunu  en başta yapması gereken KSO yönetimidir.

Şimdi gelelim Teknik Üniversiteyle ilgili diğer bir konuya..

Rektör bey Artvinli.

Peki bir üniversitede çok önemli bir makam olan üniversite genel sekreterlik makamında kim  var,  kim oturuyor?

Teknik Üniversitenin Genel  Sekreteri Recep Öztürk. Recep bey daha önce Gebze Belediyesi’nde Özel Kalem Müdürlüğü yapmış. Rektör bey Konya’da ve üniversiteler bünyesinde genel sekreterlik yapacak birisini bulamadı mı acaba? Genel  sekreterin bir hayli de geniş yetkileri var. Personel Daire Başkanlığı, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı gibi önemli görevleri de var.

Durum şu..Teknik Üniversiteye bu şehrin , halkın, yerel dinamiklerin sahip  çıkması lazım. Önceki üniversitelere  nasıl  sahip çıkıldıyla 40 yılın rüyası olan  bu üniversiteye de öyle  sahip çıkmak lazım. Ortada  iyi gitmeyen bir şeyler var sanki..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


KAMİL KAMİL 01.07.2019 09:32

Sayın yazarım mükemmel bir tespit .Zaten ikinci üniversite kurulması Selçuk Üniversitesinin büyümesi,kalabalık olması değilmiydi. Öğrenciler merkezi yerde çok kolay ulaşabiliyorlardı.Halka ve öğrencilere sorulmadan ben yaptım oldu politikası yapılmış.

YAZARLAR

tümü
yukarı çık