• 05 Haziran 2020, Cuma 8:54
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

SORUN ÖZGÜRLÜK SORUNU  DEĞİL

Dün sabah Ankara’dan emekli bir dostum aradı.

Karşılıklı hal hatır sorduk.

 “Nasılsın? İyi misin?” falan.

Emekli dostuma ‘Dışarıya çıkıyor musun?’ diye sordum..

Tabi çıkıyorum.Kimse benim özgürlüğümü  kısıtlayamaz” dedi.

‘Ne alaka? Devlet 65 yaş üstündeki vatandaşlarını pandemi karşısında korumaya çalışıyor’dedim.       

Dedim ama bizimkinin anlaması imkansız.

Siyaseti getirip “tak” diye önümüze  koydu.

Meğer bu iş iktidarın işiymiş ve  65 yaş üstü insanlar bir çeşit cezalandırılıyormuş.

Yahu ülkeyi yönetenlerin 65 yaş üstü insanlarla ne derdi olabilir?

Gel de anlat anlatabilirsen.

 Bu yönde yapılan  propaganda piyasada müşteri toplamış bir kere.

 Resmi makamlarca açıklandığı üzere korona virüs vakalarının yüzde 60’ı İstanbul’daymış. Ağırlıklı olarak İstanbul’da görülen vakalar yüzünden bütün Türkiye cezalandırılıyormuş.

Diyelim ki vakaların yüzde 60’ı İstanbul’da.

Yüzde 40’ı nerde?

Türkiye coğrafyasına  uğramadan ve insanlar arasına karışmadan  başka bir ülkeye mi gitti? Koronadan dolayı ölüm vakalarının  çok görüldüğü İtalya, İspanya, İngiltere ya da Fransa’ya mı gitti? Ya da okyanusu  aşarak Amerika’ya falan gitmiş olabilir mi?

Türkiye koronadan dolayı 5 bin civarında vatandaşını kaybetti  2.5 ay içerisinde.           

Bu insanların  hepsi İstanbul’da hayatını kaybetmedi.

Vaka sayısının fazla olduğu İstanbul kadar olmasa da, ülkenin farklı şehirlerinde de vatandaşlarımız hayatını kaybetti.

Ayrıca pandeminin daha ne kadar süreceğine dair kesin bir bilgi de yok.          

Bunu dün Ankara’dan bizi arayan 65 yaş üstü dostuma söyledim. Tabi o da boş durmadı ve bir takım argümanlar attı ortaya.

Yaşadığımız şehirdeki  değerlendirmelere de bakalım.

Can Caddesi uzun ve geniş bir cadde.

Caddenin üzerinde oldukça da yeşil alan ve parklar var.

65 yaş üstü insanlar hafta sonu dolaşıyor.

Kiminin elinde tesbih.

Kiminin elinde sigara.(Sigara olmasa  daha iyi olacak)

Genellikle insanlar halinden memnun.

65 yaş üstü oldukları için kendilerinin adam yerine  konulmadığını ve  ve bu yüzden cezalandırıldıklarını falan düşündüklerini de sanmıyoruz.

Lakin arada birileri insanların yanından geçerken ya da karşısında otururken Ak Parti’nin 65 yaş üstü  insanları cezalandırdığını mırıldanıyor. Maksat sesini yanından geçen ya da karşısında oturan insana duyarabilmek. Oluyor böyle şeyler ne yazık ki.

Devlet  yapacak işi olan 65  yaş üstü vatandaşların sokağa çıkmalarını serbest bıraktı

İşi olan işine gidebiliyor.

Fakat işi olmayan 65 yaş üstü insanlar için kara ve  maksatlı  propogandanın ne  sınırı ne de  vicdanı var.Bu  propogandanın esas maksadının üzüm yemekten ziyade bağcıyı  dövmek olduğu çok rahat düşünülebilir.

Şu sözlere bir bakın..

- Devlette  üst düzey görev yapan 65 yaş üstü emekliler nasıl olur da  sokağa çıkamaz?

-İnsanlara virüsü biz mi bulaştırıyoruz?

-Özgürlüğümüzü kısıtlayamazsınız.

-İktidarın  sokağa çıkma yasağı 65 yaş üstü bizler için zulüm ve işkenceden başka bir şey değil.

-Bizlere” siz yaşlısınız siz evden çıkmayın” diyorlar.

-“AVM’ler, kreşler, kafeler, restoranlar açıldı biz niye evdeyiz? Diyorlar.

-“Bizi sokağa çımaya zorluyorlar. Çıkalım 3 bin 150 lira ceza kessinler  maksatları para  toplamak” diyenler  oluyor.

Yukarıdaki vatandaş ifadelerinden anlaşılacağı üzere zihinler son derece karışık ve bulanık. Ne ara insanlar bu hale geldi daha doğrusu getirildi?

65 yaş üstü çalışmayan vatandaşların sokağa çıkma yasağı (Buna tamamen sokağa çıkma yasağı) de denemez fena halde çarpıtılmaya ve kullanılmaya başladı.Anlaşılan bunun sebebini tekrar tekrar atlatmak gerekiyor.

65 yaş üstü vatandaşları provoke edenler birbirinden alakasız sözlerle  zihinleri bulandırmaya başarmış gibi . Vatandaşların çoğu oynanan oyunu henüz fark  edebilmiş değil. Mesela en basitinden AVM’lerin, kreş, kafe ve rastoranların açılmasıyla 65 yaş üstü emeklilerin evde kalmalarının ne  ilgisi olabilir? Bu iki zıt değerlendirme arasında nasıl  bağlantı kurulabilir?

Sonra  65 yaş üstü olup da sokağa çıkmaları sınırlanan insanların sokağa çıkmaya zorlanmalarının bir sebebinin de  3 bin 150 lira para  cezası olduğu nasıl  düşünülebilir?

Hiç bir ahlaki yönü olmayan son derece çirkin ve basit propoganda bunların tamamı.

Sokağa çıkmaları sınırlanan 65 yaş üstü tanıdıklara günlerdir anlatıyorum.

Bir de burda yazıyım.

65 yaş üstü insanlarda doğal olarak tansiyon, şeker, kolesterol, akciğer rahatsızılığı ve daha başka kronik rahatsızlıkların meydana geldiğini hepimiz biliyoruz. Sağlık Bakanı Dr.Fahrettin Koca başta olmak üzere Bilim Kurulu Üyeleri tam 2.5 aydır saydığımız sebeplerden dolayı 65 yaş üstü emeklilerin sokağa çıkmalarına sınırlama getirdi. Hadi gönlünüz  hoş olsun yasak getirdi diyelim.

Peki neden?

Virüs en çok 65  yaş üstü insanları arayıp buluyor da ondan.

Bulduğu ve bulaştığı zaman da acımıyor ve merhamet etmiyor. Açıklanan istatistik sonuçlarına göre koronadan hayatını kaybedenlerin çoğu 65 yaş üstü olan insanlar.Çünkü yaşlarından ve kronik rahatsızlıklarından dolayı direnemiyorlar ve tedaviye  cevap vermekte zorlanıyorlar.

Artık kararı siz verin.

Musalla taşı mı yoksa bir müddet daha sabır mı?

Devleti “Saldım çayıra” kararına zorlamanın bir faydası  olacağını sananlardan değiliz.

Sorun özgürlük sorunu falan değil.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık