• 05 Nisan 2019, Cuma 8:50
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

SEÇİM SONUÇLARI

Genel  ya da yerel seçimler olsun; yapılan her seçimin kazananı/kaybedeni olur.         

Kazanan taraf  sevinir  ve aldığı sonucu genellikle abartır. Mesela, “zafer kazandık” falan diyebilirler. Geçmişte bunun örneklerini gördük. Çok şükür  31 Mart yerel seçimlerinden sonra  böyle kasım kasım kasılan siyasetçi  olmadı pek. Seçimlerin kazanan tarafı ağırbaşlı davrandı ve teenni ile hareket etti. Ayrıca ağır, aşağılayacı ve itici bir dil de kullanılmadı.

Millet İttifakı İstanbul ve Ankara başta olmak üzere bazı önemli büyükşehirleri alarak, bir çıkış yaptı. Fakat, Millet İttifakı ile Cumhur İttafakı’nın aldığı toplam oylara bakınca aradaki farkın fazla olmadığı görülüyor. Acaba kazanan seçimlerden sonra sırf bu yüzden ölçülü ve seviyeli bir dil seçmiş olabilir mi? Sebep ne olursa olsun önemli büyükşehirleri kazanan tarafın ağırbaşlı davranması ve dikkatli beyanları tercih etmesi iyi oldu. Keşke seçimlerden  önce de taraflar aynı sorumluluk anlayışı ile hareket edebilselerdi. İnsanlar ayrıştırılmasa, kutuplaştırılmasa ve aynı siyasi görüşe sahip olmayanlar hasım ve düşman muamelesi görmeseydi. Yani işler böylesine vahim bir noktaya getirilmeseydi.

Seçim yapıldı, bitti. Az çok kazanan/kaybeden taraf da var. Fakat seçimlerden önceki gerilim ve kavga ortamından eser/esame yok. Gerçi siyaset dışından az da olsa ortamı germeye çalışanlar var.En çok da malum medyanın elemanlarını yürütüyor bu kampanyayı fakat siyaset kurumu prim vermiyor böylelerine. Siyasetçiler kazananı ve kaybedeni ile gayet sakin. En başta bunu gören piyasalar hop oturup, hop kalkmıyor. Ayrıca toplum da  sakin. Öyle  dokunsan patlayacak  bir  manzara yok ortada.

Sayılarla ve yüzdelerle seçim sonuçlarına bakalım bir de.

Konu buraya gelince ister istemez Ak Parti’nin ne kadar  kaybettiğine bakılıyor. Ancak  17 yıldır  genel ve yerel  iktidarı elinde tutan bir partinin hedef tahtasında olması kadar normal ve doğal  bir durum olamaz. Ayrıca Ak Parti’nin bugüne kadar yapılan her seçimi (14 seçim) kazanmış olması da rakip partiler açısından önemli olmalı. Demem o ki, Ak Parti’nin üzerine gidilmesi çok normal. Ancak bütün bunlara rağmen; diyelim ki yıpranmışlığa rağmen, zor ekonomik şartlara, işsizliğe, pahalılığa, enflasyona,  geçim derdine ve bazı alanlarda da yokluklara rağmen Ak Parti öyle beklendiği kadar çok kan kaybetmiş görünmüyor. En azından aldığı oy oranına göre bugün böyle .

Biz  son seçimlere bakalım. Ak Parti, 24 Haziran 2018’de MHP ile ittifak yaparak girdiği genel seçimlerde yüzde 53.66 oranında oy almıştı. Pazar günü yapılan seçimlerde de  bu ittifak başta Ankara, İstanbul, Adana, Antalya, İzmir başta olmak üzere büyükşehir  belediyelerini kaybetmiş olmasına rağmen yüzde 51.63 oranında oy aldı. Oy kaybı ve erime sadece yüzde 2.03 puan.

Anamuhalefet Partisi CHP’ye gelince. CHP,  İyi Parti ile  yaptığı seçim ittifakında yüzde 37.46 oranında oy aldı.. CHP’nin 2014 seçimlerinde aldığı oy oranı yüzde 27.7 olmuştu. Buna göre anamuhalefet partisi  bir önceki seçime göre oylarını bir miktar artırmış görünüyor.

Partilerin kazandığı belediye sayısına gelince..

Ak Parti 15’i Büyükşehir Belediyesi, 24’ü de il belediyesi olmak üzere 39 belediye başkanlığını kazandı. 2014’de yapılan yerel seçimlerde ise Ak Parti toplamda 48 belediye başkanlığı kazanmıştı. Buna göre iktidar partisi 9 il’de belediye başkanlığını kaybetmiş durumda.          

Peki CHP. Anamuhalefet Partisi 31 Mart’ta 11’i Büyükşehir, 10’u il belediyesi  olmak üzere 21 belediye başkanlığını kazandı. CHP’nin Ankara ve İstanbul’u kazanması ise ayrı bir öneme sahip. Bu  illerde beklenmeyeni gerçekleştirdiler.

Cumhur İttifakı’nın itici gücü MHP ise 1’i Büyükşehir Belediye Başkanlığı, 10’u da il belediyesi olmak üzere, 31 Mart’ta 11 belediye başkanlığına kazandı.

Ve HDP. Bazı illerde kaybetmelerine rağmen 8 il’de belediye başkanlığını kazandı.

Netice itibariyle yapılan her seçimde olduğu gibi, son seçimde de kazanan/kaybeden taraf oldu. Fakat seçim sonrasında kazanan tarafın dili ve üslubu çok önemli hale geldi. Kazanan taraf abartmadı ve beyanlarında aşırıya kaçmadı. Demokratik olgunluk ve seviye bakımından bu tavrın önemli olduğunu bilmek lazım. Keşke hep böyle olsa. Her parti aynı anlayış ve tahammüle sahip olsa.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık