• 17 Nisan 2020, Cuma 8:51
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

SAĞLIK ÇALIŞANLARI VE BAKAN KOCA

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca,

Üniversite hastanelerinin dekan ve başhekimleri,

Üniversitelerin tıp kökenli rektörleri,

Kamu hastanelerinin başhekimleri,

Özel hastaneler,

Özel hastenelerin başhekimleri,           

Her konumdaki hastane yöneticileri,   

Cephede ölümü göze alarak göğüs göğüse savaşan doktorlar,

Cephede ölümü göze alarak gögüs göğüse savaşan hemşireler,

Hastanelerde görev yapan yardımcı personel,

Hastanelerde, hastalarla burun buruna çalışan hizmetliler,

Hastanelerde, hastaların temizliğini yapan, yatağını, yorganını düzelten, elinden tutup kaldıran, hastanın banyosunu yaptıran, altına bezini  bağlayan hizmetliler.

Nereden bir telefon gelirse verilen adrese uçarcasına giden Ambulans şoförleri, o ambulanslardaki sağlık elemanları, acilciler.

Hastanelerin ve hastaların her türlü ihtiyacını karşılayabilmek için bir yerden başka  bir yere koşturanlar..     

İTİRAF ETMEK GEREKİRSE; sizler her biriniz ayrı ayrı birer kahramanlarsınız.

Her biriniz gerçek bir kahraman,

Her biriniz gerçek bir  vatansever,

Her biriniz  gerçekten birer cesur yüreksiniz.

Sağlık çalışanları sayesinde ne kadar şanslı bir ülke olduğumuzu korona virüs belasından sonra ne yazık ki yeni anlayabildik.

Sağlık çalışanları sayesinde ne kadar şanslı bir millet olduğumuzu da korona virüs belasından sonra anlayabildik.

İtiraf etmek gerekir ki; bu kadar değerli olduğunuzu millet olarak geç fark ettik. İnsandan insana bulaşma istidadı yüksek olan, teması fırsat bilerek insanlara sinsice saldıran ve sonra da öldüren korona virüs felaketi  karşısında sizler cephedesiniz ve en ön saflarda düşmanı durdurmaya ve geriletmeye çalışan kahramanlarsınız.

82 milyonluk ülkenin büyük bir kısmı evlerinde oturmuş vaziyette  sizin bu savaştaki mücadelenizi  takip ediyor.

82 milyon bu savaşın en az zayiatla ve zaferle sonuçlanacağı günü bekliyor.

Biliyoruz ki bu savaş sizlerin savaşı.

Bu  savaşı kazanacak olan da  sizlersiniz.

Bu savaşın başka kahramanları, gayrısı , aması yok.

Çünkü cephede tüm sağlık çalışanları olarak sizler varsınız.

Milyonlar dışarıya çıkmasa  da evinin penceresinden oturmuş dışarıyı seyrediyor.

Milyonlar evinde TV ekranlarından sizlerin savaşını izliyor: “Ahlar, tohlar, vahlar” arasında.    Kim ne derse desin, nasıl düşünürse düşünsün vuruşan, savaşan sizlersiniz.

Savaşan bu ordu başka bir ordu.

Bu ordunun adı Sağlık Ordusu.

Bu ordunun başkamutanı Sağlık Bakanı Dr.Fahrettin Koca.

Hani o Anadolu’nun bağrından çıkan ve günde 4 saat uyku ile savaşı her cephede yönetmeye çalışan başkomutan Dr.Fahrettin  Koca.        

Coronavirüs  savaşında canlarını kaybeden vatandaşların sayısını açıklarken boğazı  düğümlenen, gözyaşlarını tutmakta zorlanan ve bazen de gözlerinden bir kaç damla  yaşın süzülmesine  engel olamayan başkomutan.

Ne mutlu Sağlık Ordusunun komutanına..

Ne mutlu bu orduda  her kademede görev yapan rütbeli ve rütbesiz askerlere.

Sizler millet adına,

Sizler ülkenin geleceği adına,

Sizler ülkenin ekonomik ve sosyal hayatının devamı adına cephede savaşırken, çok zorunlu  olmadığı halde dışarıya çıkanlar  oturup, düşünsün. Onlar  size “Evde kalın” diyorlar.

Aslında “Evde kal” çağrıları ile söylenmek istenen şu..

“Sizler evinizde kalın. Sağlıklı olun. Bizler, sizler adına cephedeyiz  ve savaşıyoruz.”

Ne fedakarlık bu böyle ya rabbi?

Lakin bir çok insan maalesef sağlık ordusunun emsalsiz  fedakarlığının farkında değil.

Dahili bir çok bedbaht takdir etmek şöyle dursun, sağlık ordusunun vatansever değerli mensuplarına söz söyleyebilmek için bir birleriyle yarışıyor. Bu millet böyle hain örnekleri daha önce görmüştü. Bugün de görüyor. Verilecek örnekler var ama vermeyelim. Gün, öyle bir gün değil çünkü.

Bakınız..

Bir korona virüs hastasını tedavi ederken hastayla yakın temas sonrasında virüs kapan doktorları TV ekranlarında görüyoruz. Bu şekilde hayatını kaybeden kıymetli bilim adamları oldu.Yine hayatını kaybeden sağlık çalışanları oldu. Korana tedavisi görüp iyileşen doktorlar ve sağlık çalışanları da oldu. Tedavi bittikten sonra hastaneden arkadaşları tarafından taburcu edilen doktorlar ve sağlık çalışanları ne diyor: “ 14 günlük karantina sürüp bittikten sonra işimin başına  dönüp çalışmaya başlayacağım.”

Kaçmak yok..!  

Ölüm korkusu yok..!

Karantina süresi bittikten sonra çalıştığı kuruma gelecek ve ölümü pahasına yeniden çalışmaya başlayacak.

İnsanı  düşündüren ve hüzünlendiren başka bir örnek.              

Gepe genç bir hemşire. Henüz 20’li  yaşlarda ve hayatının baharını yaşıyor.

O da korona virüslü bir  hastayı tedavi ederken, kendisi de virüsü kapıyor. Günlerce hastanede  yatıyor. Tedavi oluyor. Hastaneden arkadaşları alkışlar eşliğinde kendisini taburcu ederken” 14 günlük karanatina sürem biter bitmez burdayım. Gelecek ve hastalarımızın tedavisine yardımcı olacağım.” Diyor.   

Hemşirenin yaşı genç. Önünde uzun bir  ömür var.

Fakat kaçmak yok..!

Ölüm korkusu yok..!

Günlerdir evine gidemeyen ve gece gündüz çalışan doktorlar var. Aslında Sağlık Ordusunun her  bireyi aşağı yukarı aynı durumda. Doktor baba, evinin önüne geliyor ve  4-10 yaş arasında olan  çocuğu ile balkonda görüşüyor. Çocuk balkonda, baba evin önünde. Çocuklar ağlıyor: “Baba ama ben seni çok özledim. Evimize ne zaman gelecen?”

Bir başka doktor baba çocuğu ile telefonda görüşüyor: “Baba eve ne zaman gelecen?

Bayan doktor, bayan hemşire çoçuğu ile telefonda konuşuyor , Feryat aynı feryat ve yüreklerimizi dağlıyor..  “Anne seni çok özledim. Eve ne zaman gelecen?”

Böyle yüzler ve binlerce mahrumiyet  örneğini görüyoruz.

Peki ne için?

Bu ülkenin insanlarının sağlıklı kalabilmesi için.             

Bu ülkenin çocuklarının öksüz  kalmaması anasız ve babasız büyümemeleri için. Acı olayların ve yaşanan dramın sayısını  düşürebilmek için.

 Şimdi gel ey sen beyhude adam. Bed sözlü adam..

Büyük ve tarihi bir  savaş veren sağlık ordusunun başkomutanı hakkında uluorta konuş.           

Alınan önlemlerı küçük gör ve dalga geç.

Geçenlerde bir yazıda devamını getirmeden yazmıştım. Ama şimdi olduğu gibi ve orijinal şekliyle yazacağım:”Diploma cehli alır. Eşeklik baki kalır.”

Sağlık çalışanlarına, sağlık teşkilatına, sağlık ordusunun başkomutanına selam olsun.

İyi ki varsınız.

Bu savaşı kazanacak ordu sizin ordunuz.

Adınızın tarihe altın harflerle yazılacağı günü sabırsızlıkla bekliyoruz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık