• 10 Nisan 2020, Cuma 8:58
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

NE DEMEK LAZIM BİLEMEDİM   

Konya Ticaret Odası,     

Konya Sanayi Odası,

Konya Ticaret Borsası.  

Konya Ticaret Odası 20 bin üye sayısı ile Türkiye’nin  en büyük meslek odalarının başında geliyor.       

Konya Sanayi  Odası aynı şekilde Türkiye’nin en büyük meslek odalarının başında geliyor.

Konya Ticaret Borsası da aynı şekilde Türkiye’nin en büyük ve en güçlü bir kaç meslek odasından birisi. Bir şey daha söyleyelim: KTB, dünyada referans kabul edilen  bir borsa niteliğinde.

Bu üç Oda’nın başkanı hafta içerisinde koronavirüs nedeniyle ortak bir açıklama yaparak alınan tedbirleri değerlendirdiler. Dikkat ederseniz   ‘Alınan tedbirler diyorum.” Daha çok devletin aldığı tedbirleri değerlendiren oda başkanlarının söz konusu açıklamalarında kendi görüşleri olan herhangi bir öneri ya da öngörüden söz edilmiş değil.

Bu gibi konularda bilgi ve hassasiyetine güvendiğimiz Konya Ticaret Oda Başkanı Selçuk Öztürk’ün son derece yavan ve içi boş bu açıklamadan haberi yok muydu acaba? Ya da diğer oda başkanlarına “Yazın bir şeyler. Zaten durumu biliyorsunuz” demiş, olabilir mi? İşin doğrusu buna da ihtimal vermiyoruz. Ama üyelerini kesinlikle tatmin etmeyen bir açıklama metni var ortada. Hayatın her alanında kritik gelişmelerin yaşandığı şu günlerde iş dünyası temsilcilerinin temsil ettikleri insanlar adına tatmin edici ve” derde derman” olabilecek açıklama ve değerlendirmelerin yapılmasına ihtiyaç var. Ayrıca devlet iyi niyetli her uyarıyı dikkate alıyor.

İş dünyasından kötü haberler geliyor. 

Hakkını yemeyelim iyi haberlerin geldiği sektörlerde var. Mesela gıda ve temizlik sektöründe olduğu gibi. Ama bir kaç sektörün çalışması durumu kurtarmıyor. Genele bakıldığında durum bir hayli endişe verici. Zaten böyle olmasa devlet piyasaları ayakta tutmak  vatandaşını aç ve açıkta bırakmamak için her türlü enstrümanı devreye koymak için  olağanüstü çaba gösterir miydi?

İçinde bulunduğumuz süreç “Herkesin elini taşın altına koyması” gereken bir süreç.

İmkanı olan üreterek,

İmkanı olan bölüşerek,

İmkanı olan, olmayana vererek,             

Üretimde elinde ziyadesiyle hammeddesi bulunun sanayici, elinde hammeddesi  bulunmayan komşununa hammedde vererek,          

Dükkanını boş tutan, boşaltan esnaf  imkanı olan ve iş yapmayı düşünen birisine bila bedelle “Al kullan. Benim dükkan boş duruyor. Yeter ki çalış” diyerek,       

Elinde 5-10 tane fabrika binası olan ve ve  her yıl içinde  bulunduğu ve son günlerde zora düşen kiracıdan 40-50 milyon dolar kira alanlara giderek “Aman biraz bekleyin. Sabredin. Ülke olarak zor günlerden geçiyoruz” diyerek,

İş yapan esnaf, hiç  iş yapmayan ve günlerdir  siftah etmeyen komşusunu  düşünerek kendisine gelen müşteriye “Bir de komşudan alış veriş yapın” diyerek,

Durumu  hali vakti son derece yerinde olan ve  dededen, babadan mal mülk sahibi olan tüccar ve sanayiciye giderek, durumu iyi olmayanlara  geri ödemeli finansman yardımının önemini hatırlatarak şehir ekonomisi rahatlatılabilir.         

Üretim ve istihdamın sürmesi ve ülkede seri iflasların yaşanmaması için çok daha farklı değerlendirme ve öneriler yapılabilir. Bunu yapacak olan ilk önce meslek odalarıdır. Ehh. Bir de bizim esnaflık kültürümüzde Ahilik geleneği var. Her yıl Ahilik haftasını kutla. Ama Ahilik kültüründen haberin olmasın.             

Hayata ve ticarete sıfırdan başlayan Selçuk Bey bilgi ve becerisini konuşturarak, yazının başında sözünü ettiğimiz açıklamaya öneri ve öngörüleri ile ağırlık koymalıydı. Zira ticaretin, üretimin ne kadar zor  şartlar altında yapıldığını bu şehirde en iyi bilenlerden birisi Selçuk başkan..  

Peki üç oda başkanının açıklamasının içinde ne var.?

Hiç..!    

Koskoca bir hiç..

Ama şu var: Aldığı önlemlerden dolayı devlete teşekkür..

Sayın Cumhurbaşkanı’na teşekkür.

Bir teşekkür de kıdem yorgunu TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na.

Dolayısıyla KTO, KSO, KTB başkanları benim  ‘Ne demek lazım’ dediğim, bir açıklamanın altına imza atmış oldular.        

Başkanlara ‘İyi de siz ne yaptınız?’ diyecem, demiyorum .

Sonra yaptığınız açıklamaya “Zevahiri kurtarmak” diyecem, onu da diyemiyorum. Düşündüm de bu “zevahir” meselesi biraz ağır kaçacak. Kimseyi kırmak istemem. Özellikle Selçuk başkanı hiç kırmak istemem.

Hay aksi az kalsın unutuyordum..

Bu şehirde bir de “Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği” var.  

Birliğin başkanından ses seda yok.

Minübüslerin arkasına yazdırdı yazıyı, aldı başkanlığı, çekildi köşeye. 

Bak başkan KESO bünyesinde çok sayıda oda var.  

Minübüscüler Odası,

Hurdacılar Odası,

Lokantacılar Odası,        

Televizyon ve Radyo Tamircileri Odası,              

Berberler Odası,

Galericiler Odası,

Bakkallar Odası,

Kasaplar Odası. (Benden bu kadar gerisini de  sen say)               

Sahi bu  odalara kayıtlı esnaf üyeleri ne yapıyor? Haberin var mı?

Ne kadarı dükkan kapattı?  Kepenk indirdi ve kapıya kilit vurdu?           

Ne kadar esnaf işsiz güçsüz kaldı? Nerden  ve nasıl geçiniyor? Haberin var mı?              

Onlar için ne düşünüyorsun? Herhangi bir plan ve projen var mı?

Mesela, virüs salgınına sebep olmayacak esnafların iş hayatlarını devam ettirmesi, dükkanlarını açması ve evlerine ekmek götürebilmeleri için ne düşünüyorsunuz?

Sorunları devlete havale etmek suretiyle, iş yapmış olamazsınız..

Gerçekten siz oda olarak, birlik olarak ne yapıyorsunuz?

Şu olağanüstü süreçte ne yaptınız?       

Galiba zevahiri kurtarmaya çalışıyorsunuz? Ne de olsa bu da bir iş. Öyle değil mi?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık