• 26 Ekim 2020, Pazartesi 9:10
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

İKİ MÜDÜR BİR KADIN

Konu aynı ama yazıyı iki bölüm halinde okuyacaksınız..

Bölüm- 1) Yaşlı kadın korku dolu gözlerle etrafına bakarak bankaya girdi. Oraya nasıl geldiği ya da getirildiği bilinmiyordu. Gelmiş ya da getirilmiş de olabilirdi. Bankanın saygı duyduğu önemli ve tanınan bir müşterisiydi.Sırası geldiğinde memurun yanına gitti. Hesabından aynı bankanın Antalya’daki bir şubesine 227 bin lira para transferi yapılmasını istedi.

Para onundu. Fakat  işlemi yapan memur gene de sordu:”Teyze bu parayı kime gönderiyorsunuz?”

Yaşlı kadın “Yiğenime” dedi..Fakat para gönderilen kişi yiğen falan değildi.

227 bin lira aynı bankanın Antalya Şubesine transfer (Havale) edildi.

Yaşlı kadın 2. Gün aynı bankaya tekrar ve bir şekilde geldi.

Son derece nezaket sahibi  yaşlı kadın yarı ürkek ve yarı mahçup bir şekilde banka memuruna hesabından, 410 bin lira daha para transfer edilmesinin talimatını verdi. Para transfer edilmesini istediği şube, hesap ve isim bir önceki günkü şube, hesap ve isimdi. Para aynı yere gidecekti.

İşlemi yapan memur gene şüphelendi ve.. “Teyze senin yiğenin ne iş yapıyor?” dedi..

Yaşlı kadın işlemle ilgili olmayan sözde  yiğeni için“İnşaat işleri yapıyor” dedi..

Banka memuru uyanıktı  para transferi Antalya’ya yapılıyor  ama kadının “Yiğenim” dediği şahıs İstanbul’da yaşıyordu.Sistem üzerinden bu gerçeği yakalamıştı.

Bu iş de bir terslik vardı..

Ama terslik neydi?

İşlemi yapan memur müdürünün yanına çıkarak durumu anlattı.

Müdür de şüphelendi. Zaten  mesleğinde son derece hassas ve dikkatli bir yöneticiydi.

Memurundan aldığı bilgiden sonra banka müdürü hemen harekete geçti.. O gün yapılan 410 bin lira para transferinden şüphelendiğini, paranın bloke edilmesini yani bekletilmesini ve kullanılmasına izin verilmemesini istedi. Para transferi yapılan kişi aynı bankanın farklı şubelerine gitse dahi bu parayı alamayacaktı.

Banka önemli bir kamu bankasıydı.

Bu kamu bankasında bu olaylar yaşanırken aynı yaşlı kadın döviz cinsinden hesabının bulunduğu  özel bir bankaya da giderek,  27 bin euroyu Türk parasına çevirmiş ve sonra da aynı şube, hesap ve isme havale yaptırmıştı.

Yaşlı kadın başına gelenleri korkusundan kimseye söyleyemiyordu.

Kocası yıllar önce ölmüştü.

Çocukları da yanında değildi.

Kendisine gelen telefonlarla korkutulmuş ve tehdit edilmişti.

Tehditlerin gece gündüz ardı arkası kesilmiyordu.

Lanet olası FETO, PDY ve benzeri örgütler üzerinden yaşlı kadının hesabına girildiği ve hesabının kullanıldığı söyleniyordu. Yaşlı kadını arayanlar bu örgütlere devletin operosyan yaptığını ve hesabındaki paraları çekerek belirtilen şube ve hesaba havale yapılmasının kendisi açısından son derece faydalı olacağını söylemişlerdi. Ya değilse adı örgütle ilişkilendirilebilirdi. Arayanlar”Bu mücadelede devletimize yardım edin” gibi laflar da söylüyordu.

Yaşlı kadın okumuş yazmış birisiydi.

Devletine son derece bağlıydı. Devlet, onun için en büyük değerdi ve gerektiğinde devleti için ilerlemiş yaşını bile ortaya koyardı. Sonra hayırseverdi. Bir takım kurumlara önemli ve yüksek bağışlar yapmıştı. Kadıncağızın yaptığı bağışlar harbiden bağışlardı ve o bağışlar devletin kayıtlarında da yer almıştı. Bu kadının iki zaafı vardı.. Devlet ve hayırseverlik..

Bölüm- 2) Yukarıdaki olayların yaşandığı kamu bankasının müdürü aradı.. O hiç bir şey anlatmadan “Ne yapıyorsun?” diye sordum.

Müdür bey “Polisliğe başladım. Şu anda iki arkadaşımla birlikte karokola gidiyoruz” dedi..

Şaşırdım, nasıl yani? dedim..

Soruma cevap alamadan “Dur! Karakolun önüne geldik” dedi..

Sonra bir kaç cümle ile yaşananları özetledi..

Dedi ki “Gerçi biz karokola giriyoruz. Ama olay çok acil ve önemli. Bir kaç saat vaktimiz var ya da yok. Senden rica etsem sayın Emniyet Müdürümüzü olayın hızlandırılması için arayabilir misin?”

          Yazının 1.Bölümünde anlattığımız kadınla banka müdürü telefonla temasa geçerek hemen en yakın karakola gitmesini ve para transferi yaptığı şahıslardan şikayetçi olması gerektiğini  söylemişti. Fakat yaşlı kadın korkudan sokağa çıkamıyordu. Olayın açığa çıkmasından sonra kadıncağızı arayan aynı şahıslar ondan bir daha sokağa çıkmamasını, çıkması halinde hayatından olacağını falan söylemişlerdi.Hatta banka müdürü iki arkadışıyla birlikte kadını alarak karakola şikayetçi olması için evine gittiklerinde kadıncağız “Ne olur, ne olmaz” korkusuyla kapıyı bir süre  açmamıştı.

Saat 13.00 gibiydi.

Banka müdürünün “İşlemlerin hızlandırılması” talebi üzerine Emniyet Müdürü Mustafa Aydın beyi aradım. Olayı bildiğim kadarıyla anlattım. “Hemen benim telefonumu müdür beye gönder. Ya da  müdür beyin telefonunu da bana gönder. Bu işin dakikalar içinde halledilmesi lazım. Beklemeye gelmez.”

Telefon numaralarını gönderdim. Sonra müthiş bir trafik başladı. 2-3 defa Emniyet Müdürü  ve banka müdürü ile birbirimizi aradık. Emniyet müdürü Mustafa Aydın operasyon düğmesine anında bastı. İlgili müdür yardımcıları ve müdürler harekete geçti. Evinden korkudan çıkamayan kadının evinin önüne iki ekip, bankanın önüne de iki ekip gönderildi. Kadın polisleri gördükten sonra ikna oldu ve şikayetçi olmak üzere karakola getirildi. Şikayetini yaptı ve başından geçenleri anlattı.

Olayın Konya boyutunda bu gelişmeler olurken Konya Emniyet Müdürü Mustafa Aydın “Bir ara beraber çalıştık” dediği Antalya Emniyet Müdürünü arayarak olaydan haberdar etti. Antalya Emniyeti para transferinin yapıldığı banka başta olmak üzere o bankanın başka şubeleri önünde operasyon için hazır vaziyette beklemeye başladı.

Saat 14.30 olmuştu.

Sözkonusu kamu bankasının müdürü aradı. Operasyonun Konya Emniyet Müdürü Mustafa Aydın’ın  sayesinde başarı ile sonuçlandığını, şahısların Antalya’da para transferinin yapıldığı banka şubesine parayı almak üzere gittiklerinde derdest edildiklerini söyledi.

Bu bilgiden sonra Emniyet Müdürü’nü bir defa daha aradım ve gösterdiği mesleki hassasiyet ve titizliğinden dolayı kendisine teşekkür ettim. Kendisi şahısların derdest edilmesinden çok önceden bilgi sahibi olmuştu. Müdür bey bir de jest yaptı: “O yaşlı teyzemiz bizimle irtibata geçsin. Çarşıda ya da bankada işleri olduğu zaman bizim ekipler kendisini götürüp, getirsin..”dedi.

Peki şahıslar derdest edildi de paralar ne oldu?

İlk transfer olan 227 bin lira gitti.

27 bin euro karşılığı olan olan Türk parası da gitti.

Şahıslardan geri alınabilir mi? Belki.. Ama düşük bir ihtimal.

Banka memurunun, banka müdürün ve son raddede Emniyet Müdürü Mustafa Aydın’ın dakikalar  içinde yaptığı müdahalelerle yaşlı teyzenin karşı şubede bloke edilen, bekletilen 410 bin lira parası kurtarıldı.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık