• 04 Aralık 2020, Cuma 8:49
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

GAZETECİLERE EV MESELESİ

Necati Çetinkaya Konya Valisiydi.

Ahmet Öksüz’de Belediye Başkanı.

Anlı şanlı, ANAP’ın da iktidarda olduğu ilk yıllardı.

Konut kooperatifleri modası başlamıştı.

Turgut Özal ülkenin her köşesinde konut kooperatiflerinin kurulmasını teşvik ediyordu. Evi olmayan dar gelirli insanların, ev sahibi olmalarının bu yolla mümkün olabileceği düşünülmüştü.

Bu sistemle yapılan konutlar pek nitelikli olmasa da 1990’lı yılların ilk yarısına kadar takır takır işledi. Ülkede milyonlarca insan bu şekilde konut sahibi oldu.

Devrin başbakanı Turgut Özal’ın, soyadını taşıyan kooperatiflerde kuruldu o aralar. Ülkenin farklı şehirlerinde Özel İdareler marifetiyle kurulan konut kooperatiflerne “Özalkent” denildi, mesela. İşte O kooperatiflerden birisi de Konya’da vali Kemal Katıtaş’ın girişimleri ile kurulan “Özalkent Konut Kooperatifi”ydi.

Rahmetli Katıtaş ara sıra bizleri toplar ve inşatı süren Özalkent’e giderdik. İnşaatı gezdikten sonra da şantiye binasına geçer hep birlikte etliekmek yerdik. 700-800 civarında dairenin yapım işlerinin verildiği isim, ANAP’lı Latif Başaşcıydı.

ANAP’lı  bir isme bu kadar büyük bir işin verilmiş olmasının sebebini ben bir türlü anlamlandıramıyordum önceleri. Sonra, “Bal tutan parmağını yalar”mış, sonucuna vardım.  Galiba o yıllarda Latif Beyin ANAP’ta görevi de  vardı.  Yeri gelmişken Ziya  Özboyacı ‘da ANAP’lıydı ve yönetime karşı isyanları oynamaya başlamıştı..Bu işler böyle oluyor her zaman.. Yani İktidara yakın olacacaksın, iktidarda adamların olacak ve işi kapacaksın. Sonra paran oluncu itibarında olur ve  unutulur gider insana kafasını kaşıtan bazı işler. Para maymuncuk anahtar gibidir, her kapıyı açar ve içeriye girer. 

Özalkent kooperatifinda işler fena gitmedi. Onlarca bloktan oluşan konutlar tamamlandı ve yüzlerce insan da konut sahibi oldu.

Kemal Katıtaş’ın ani vefatından sonra Konya Valisi olan Necati Çetinkay halkla ve basınla çok içli dışlı bir valiydi.

Kendisini böyle konumlandırmıştı.

Bazen haftada en az 1-2 defa bir araya geldiğimiz olurdu.

Aynı şehirde görev yapan çok sayıda kamu yöneticisinin yapmadığını pramidin üstündeki yönetici olarak o yapıyordu. Ondan önce vali olan Kemal Katıtaş’ta öyleydi. Her  iki vali için saat önemli değildi. Akıllarına ne zaman gelirse, bizleri ararlardı. Hafta sonu, gece,gündüz hiç fark etmezdi.Ayrıca son derece mütevazi insanlardı. 2000’den sonra bu şehirde basınla doğru dürüst tanışmadan, konuşmadan ve görüşmeden valilerin gelip gittiğin düşünecek olursak, önceki valilerin sanırım ne kadar farklı oldukları daha iyi anlaşılaşılacaktır.

Sadede gelelim..

Gazeteciler Cemiyeti’nde yönetimdeydim.

Rıdvan Bülbül kıdemli başkanımızdı. Onun o zamanki yönetiminde İbrahim Sur, Galip Yenikaynak, Selahattin Alpay, Cengiz Dönmez, Orhan Samur, Haşmet Öyken gibi  gibi isimlerde vardı.

Konut kooperatfleri çılgın bir furya haline gelmişti.

Ben bir cemiyet yönetim kurulu toplantısında gazeteciler için konut kooperatifi konusunu açtım.

Bu fikir kabul gördü. Sonra aramızdan üç kişi kooperatif işlemlerinin derhal başlatılması için görevlendirildi. Kooperatif için önce bir tüzük gerekiyordu. Tüzük kolaydı. Bulduk bir kooperatif tüzüğünü, gerekli değişiklikleri yaparak kendimize göre uyarladık. Hiç unutmam:  Fatih Çarşısı’nda bir noter vardı. Kooperatifin  başkan ve yönetim kurulu üyelerini belirledikten sonra notere gittik, tüzüğümüz onaylandı ve gazetede yayımlandı.

Kooperatif hazır.

Başladık arsa aramaya.

İlk olarak vali Necati Çetinkaya’ya gittik ve düşük fiyatla arsa temininde kooperatifimize  yardımcı olması için  talepte bulunduk. Vali bey  talebimizi olumlu  karşıladı ve  bizim yanımızda  Milli Emlak Müdürü’ne elde mevcut arsa ve arazilerin bir dökümünün yapılarak bize gösterilmesi talimatını verdi.

Aradan bir kaç gün geçtikten sonra telefonla arandık..

Gazeteci arkadaşların ev sahibi olması için kurduğumuz kooperatif sanki hayata geçecek gibiydi. Umutlanmıştık. Yanımızda Milli Emlak’tan bir görevli ile birlikte Hanefi Aytekin’in amcanın kullandığı arabaya bindik. Git, git.. Beybes denilen bir yere geldik. Beybes o tarihlerde uçsuz bucaksız ve dağın, derenin, tepenin arasında bir yerdi. Bize gösterilen arazi 120 bin metrekare olup devasa büyüklükteydi.  Haşmet yeri görünce şehre uzaklığından ve yerin  ıssızlığından dolayı tırstı. İbrahim Sur sessiz  kaldı. Hanefi Aytekin  akıl üstüne akıl verdi. Döndük geldik ve bir süre sonra da vali beye “Burası olmaz” cevabını verdik.

Allahı var Necati Çetinkaya orayı değerlendirmemiz için bizi  uzun bir süre  ikna etmeye çalıştı.Vali bey “Size burayı verelim.. Ben yardımcı olacağım. Gereken kolaylığı göstereceğim. Arazinin bir kısmına üyeleriniz  için gerekli olan konutları yapar,diğer kısımlarını da ister elde tutarsınız. İsterseniz kooperatifinizin şemsiyesini geniş açarak ihtiyaç sahibi insanlardan aidat toplayarak konut yapar ve cemiyetinize para kazandırırsınız” demişti.. Ama bizimkiler “Olmaz” demişlerdi  ve olmadı.

Beybes’de bugün toprak altın değerinde ve  boş arsa, arazi bulmak da çok zor.

Keşke o zaman, 120 bin metrekare arazi alınabilmiş olsaydı. Emin olun Konya Gazeteciler Cemiyeti bugün çok zengin ve  varlıklı bir cemiyet olurdu.

Sonrasında da kurduğumuz kooperatif için yer arayışlarımız sürdü. Bugünkü  Perşembe Pazarının tam karşısında içinde yüksek kavakların bulunduğu  belediyeye ait bir arsa vardı. Fakat başkan Ahmet Öksüz, “Orası park alanı olarak ayrıldı” diyerek, talebimize  olumlucevap vermedi. Orası, burası derken aradan  1-2 yıl geçti.Arkadaşlar bu süre zarfında  herhangi bir aidatta ödememişti. Aidat ödemek şöyle  dursun,  dedikodu zirve yapmıştı.

Sonra ne oldu?

Notere giderek kurduğumuz kooperatifi fehs ettik ve fesih kararını yerel bir gazetede yayımladık.

Gazetecilere ev meselesi bizden sonraki dönemde de, ara sıra gündeme geldi ve saman elevi gibi bir yandı, bir söndü.

Aradan geçen uzun uzun yıllar sonra Konya Gazeteciler Cemiyeti,  yerel gazetecileri ev sahibi yapmak adına sonuç odaklı adımlar attı bir yıl kadara önce.. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’da bu  olayın içinde hatta bakan bey bu projenin hamisi ve mimarı durumunda.

Bu sefer gerçekten oluyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık