• 10 Temmuz 2020, Cuma 8:52
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

BAŞKAN BEYDEN UMUMİ İSTEK

          Az konuşuyor.

          Çok düşünüyor.

          Bir soru karşısında düşünme komutunun düğmesine basıyor: Gözlerini bir boşluğa atıyor ve şöyle bir kaç dakika düşünüyor. Bu süre zarfında kayboluyor. Yok oluyor. Oysa başkan odada ve karşınızda.

          Derin bir sessizlikten sonra ufaktan ufağa kıpırdama hareketlerini görüyorsunuz. Canlı olduğuna dair alametler kendisini göstermeye başlıyor. Bir kaç dakika sonra gözlerini boşluktan çekip alıyor ve usul usul, tane tane konuşmaya başlıyor.

          Oysa başkan bey eskiden böyle değildi.

          Konuşur ve her soruya anında cevap verirdi. Bazen tatlı bazen de sert olurdu.

          Tam bir savaşçıydı.

          Soruların ve rakiplerinin üstüne üstüne gider ve cesarette sınır tanımazdı.

          En sürpriz açıklamaları yapar ve adeta “Ben burdayım” diye, bağırırdı.

          Tabi o yıllar gençlik yıllarıydı.

          Gençlik  malum zor zapt edilen bir dönem. Hepimiz  yaşadık asla geri vites kullanılmayan  o dönemi.

          Kendimden örnek vereyim: Mesela ben 30-40  yıl önce yazdığım yazıları yazamıyorum. Casaretimiz mi törpülendi yoksa olgunlaştık mı  tam olarak bilemiyorum. Ama olgunlaşma ihtimali şahsen daha ağır basıyor bizde. Sonra insan yıllar geçtikçe tecrübe kazanıyor. Daha bir dikkatli  davranıyor.

          Yıllar, bizim Lise dönemimizden okul arkadaşımız olan başkan beyi de olgunlaştırmış.

          Öyle az buz  değil. Kendisi  hayatın her alanında on binlerce olay yaşadı. Yaşadığı her olaydan da bir tecrübe edindi.Tecrübe yaşanılarak elde edilen kıymetli bir hazine. Tecrübe yaşamadan  ve görmeden öğrenilmez.

          Demem o ki başkan bey uzun yıllar önce fırtına gibi esen  insan değil artık. 

          Son yıllarda daha tahammüllü.

          Daha sakin ve daha sabırlı.

          Biz ona özelde olgunluk diyelim. Tecrübe diyelim.

          Fakat sebep ne olursa olsun onun konumundaki bir insanın belli olaylar karşısında daha aktif ve olayların içinde olması icap eder. Belirleyici unsurlardan birisininde kendisinin olması icap eder. Yani ağırlığını koyması icap eder.Normal insanlardan farklı olarak onun böyle bir sorumluluğu var. 

          Mesela:

          Farklı seçimlerde adaylar belirlenirken kamuoyu onu daha etkili olarak görmek istedi.

          Aynı şekilde  farklı  üst düzey atamalarda kamuoyu  gene onu tesiri yüksek karar vericilerden birisi olarak görmek istedi.

          Sen  AK Partiyi Konya’da çok zor şartlar altında kuran isimlerin başında yer alacaksın.

          İki dönem milletvekilliği yapacaksın. Öncesinde önemli STK’lar da  başkanlık yaparak pişeceksin, yanacaksın. Şehre istikamet veren sivil inisiyatif sahiplerinden  birisi olarak tanınacak ve anılacaksın.

          Sonra umumi istek üzerine partinin Konya İl Başkanlığı gibi her kula nasip olmayan şerefli bir görevle görevlendirileceksin ama farklı makamlar ve görevler için adaylar belirlenirken ve bu şehirde üst düzey atamalar gerçekleştirilirken tercih noktasında sessiz kalacaksın. Ağırlık koymayacaksın. “Arkadaşlar  öyle uygun görmüşler hacı abi” diyeceksin. Ya da  “komisyonda görüşüldü.” Falan diyeceksin. Yani geçiştireceksin.

          Buna olgunluk ya da tecrübe denilebilir mi?

          Biraz zor.

          Hasan Angı başkan hiç değilse önemli maçlarda çık sahaya vur topa, yırt fileleri. Topun önüne geleceği anı bekleme.Sonra  bir bakmışsın maç bitmiş olabilir.

          Sende  siyasi güç ve yetenek var.

          Sen güçlüsün, gücünü göstermelisin.

          Sen Hasan Angı’sın. Hani  o eskiden Konya’yı hareket ve sözleriyle sallayan insansın.

          Ne olur sessizliğe gömülme. Gözlerini ve sözlerini alıp başka diyarlara gitme. Sen konuş ki yönetsel anlamda yanlış tercihler ve yanlış seçimler yapılmasın artık bu şehirde.

          Konuyu değiştirelim.

          Geçen  Pazartesi  günüydü.

          Hasan Angı beye uğradım. Partideydi. Kahve içerken laf lafı açtı epeyce konuştuk.

          Gündemdeki en sıcak konu olan kabine değişikliğini sordum “Evet, kabinede değişiklik olacak. Geçen hafta sonu olabilir diye düşünüyorduk. Ama olmadı. Muhtemelen bu aralar yapılır. Bazı bakanlıklar da ayrılabilir. Sanıyorum üç yeni bakanlık  daha olur kabinede. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda önümüzdeki günlerde açıklama yapabilir.”dedi.

          ‘Kabine değişikliği olursa, bizim bakanların durumu ne olur?’ diye de sordum Hasan Angı beye.. “Çok başarılılar. Gerek Sağlık Bakanımız Dr.Fahrettin Koca ve gerekse Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum hakikaten çok başarılılar. Bütün Türkiye onların ne kadar iyi işler yaptığını görüyor.” Dedi.

          Konya’da önemli üst düzey görevler için yapılacak atamaları sorduğumda da  Hasana bey şöyle dedi “Öyle bir kaç  yer var. Biz ilde komisyon olarak çalışmalarımızı yapıyor ve ilgili milletvekili arkadaşlarımıza  veriyoruz. İnşallah iyi kararlar çıkar. Bu konularda milletvekili arkadaşlarımız da zaten titiz  davranıyor.”

          Son olarak Selçuk Üniversitesinin yeni rektörünü sordum  Hasan Angı başkana “Genç bir arkadaşımız rektör olarak atandı. İyi bir kadro kurarsa başarılı olur.”dedi.

          Hasan beyi ziyaret ettiğimiz pazartesi günü siyaset ve  devlet bürokrasisinde derin bir tecrübe  kazanan milletvekili Orhan Erdem bey nöbetçi milletvekiliydi. Parti kalabalıktı. Orhan bey vatandaşları  kim ve ne olduğuna bakmadan sabırla dinliyor ve taleplerinin çözümü için notlar alıyordu.

          Öyle aniden bir girdik çıktık Ak Parti İl teşkilatına.

          Başkanın kahvesi güzeldi.

          5-10 dakika kadar sohbet ettiğimiz partinin özel kalem çalışanları da her zaman olduğu gibi nazikti. Gelen insanların  isteklerini sabırla dinledikten sonra o gün orada bulunan ilgili parti yöneticilerine yönlendiyorlardı. Çözümün ilk basamağı gibi çalışan özel kalem personeli parti yöneticielerinin işini büyük oranda kolaylaştırıyor.

          Sonuç: Başkan bey önemli konularda ağılık koymalısın. Vallahi ben değilim ama insanlar sizden bunu bekliyor.Umumi istek böyle.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık