• 28 Şubat 2020, Cuma 8:55
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

BAKAN KURUM VE KOCA’NIN ÖĞRETTİKLERİ    

Nasıl oldu bilmem ama iyi oldu.             

Çok hem de çok iyi oldu.

İyi olan ne?

 Bu şehirde vefa ve takdir noksanlığımız vardı.

Bu önemli meziyetleri geç de olsa galiba öğrenmeye başladık.                                                             

Konuştuğumuz ortamlarda bunu görüyoruz artık.

Şehir olarak önemli bir noksanlığımızdı, vefasızlık ve takdir.                                                   

İçimizden çıkan değerleri önemsizleştirir ve bir kenara iter, içimizden olmayanları ise bu şehre çaktıkları bir çivi ve dikili ağaçları olmadığı halde “Olağanüstü” insan ve siyasetçi yapardık. Böylelerine inanılmaz güç ve kudret vehmeder aralarından bazılarına da “Dünyayı kurtaracak adam” gözüyle bakardık.

Baktık da ne oldu?

Onlar bu şehirden siyasi rant sağladı.

Milletvekili, bakan ve başbakan oldu.

Sonra ticari rant sağlandı.                                                                                                                        

Mercimekler, mercümekler,emanetçiler, şirketler meydana geldi ve muvaza  ile tanıştık..

Onların ve ve yakın çevresindeki adamların kasası, kesesi tavan yaparken, insanların kahır ekseriyeti  yerinde saydı.

Bilinçlenme ve aydınlanmanın önü de kapatıldığı için insanlar ne yazık ki gerçeği göremedi.

Hiç mi faydaları olmadı?

Kimse bana kızmasın ama şehre hizmet anlamında olmadı.                                                     

“Oldu! Şehir şunları kazandı.

Ülke şunları kazandı.” diyenler varsa, ki hala var. Bizi bir kaç örnekle ne olur bilgilendirsin de bizde  rahatlayalım.                                                                                   

Mesela biz “Ağır Sanayiden vaz geçtik.”                                                                                                           

Yaptıkları varsa, Hafif Sanayiden örnek göstersinler.                                                                  

Geçmişte içimizden olmayan siyasetçilerin bu şehre yaptığı hangi hizmet var Allah Aşkına?

Mesela güç ve kudret sahibi oldukları dönemlerde şehrin Toplu Ulaşım sorununa mı el atıldı?

Barajlar, göletler mi yapıldı?                                                                                                                  

Sulama kanalları mı  açıldı?

Çiftçi modern tarıma mı yöneltildi?

Sivil Havaalanı mı açıldı?

Yeni hastaneler mi yapıldı?

Yeni üniversiteler mi açıldı?

Yeni ve çok şeritli yollar mı yapıldı?

Konya ilmin, irfanın, ifade edildiği şekliyle islam ülkelerinin başkenti mi oldu?

Sevgi tamam, sevebilirsiniz.

Saygı da tamam, saygı da duyabilirsiniz.

Hadi bağlılıkta tamam, bağlanabilirsiniz.

Hadi diyelim ki bu şehre çivi çakmayan ve dikili bir ağacı olmayanlara vefa da tamam.

Bazı insanların böyle garip zaafı olabilir.

Ama bir de işin realite boyutu var.

Olayın somut yanı var.

Ona ne diyeceğiz?                                                                                                                                      

Esasen biz olayın bu tarafında da değiliz.

Bizi düşündüren kendi insanımıza özellikle de siyasetçilerimize gösterdiğimiz vefasızlık.

Çok şükür bu anlayış yıkılıyor.

Son günlerde farklı kesimden insanlarla konuşuyoruz. Artık objektif değerlendirmeler yapılabiliyor.

Konya’nın bağrından çıkan, bu şehrin has evlatlarını konuşuyoruz.                                       

Gördüğümüz o ki  vefa ve takdir anlayışımız  önemli gelişmeler kaydetmiş.

Şehir milliyetçiliği uyanıyor..

Bu manada imrendiğimiz şehirler vardı. O şehirlerin birbirlerine çok bağlı olduğunu, tutkun olduğunu söyler dururduk. İşte bizde de o bağlılık, tutkunluk, vefa kendisini göstermeye başladı. Çok şükür içimizden çıkan değerlere sahip çıkıyor ve takdir ediyoruz. Mesela, en başta siyasetçileri, bürokratları, belediye başkanlarını, üniversite yöneticilerini, bilim adamlarını, iş adamlarını, büyük şirket ve kooperatif yöneticilerini takdir etmeye başladık               .

Daha ilgi çekici olduğu için siyasetçilerden örnek verelim.

Geçmişte CHP,AP,RP,MHP,DYP, ANAP’lı olmayan  insanlar konuştuğumuz zaman bize  geçmişin ünlü siyasetçilerinden Vefa  Tanır’ı soruyor.

Aslen Ilgın’lı olan Dr.Vefa Tanır bugün 93 yaşında. Kendisi aktif siyaset yaptığı dönemlerde Sağlık, Bayındırlık, Orman ve Milli Savunma Bakanlığı yapmıştı. Dört ayrı bakanlık ve bulunduğu partilerde üst düzey yöneticilik yapan Vefa bey  halka yakın bir siyasetçiydi. Onun kapısı Ankara’da yıllarca hacet kapısı oldu. Kendisi çok da hizmet yaptı Konya’ya.

Sonra gene bir dönemin ünlü siyasetçisi,  ANAP’ın kurucularından Mehmet Keçeciler’i soruyor insanlar. Onun hizmetlerini anlatıyorlar. Dürüstlüğünü, temizliğini anlatıyorlar.                          

İlginçtir..  Rahmetli Necmettin Erbakan Hoca ”Konya’ya şu hizmetleri yaptı.” Diyene pek rastlamıyoruz. Aynı şekilde Ahmet Davutoğlu “Şu hizmeti yaptı” diyen de yok. Hatta başımıza bela olan ve binlerce şehit verdiğimiz, milyarlarca dolar para harcadığımız ve beş milyon civarında  Suriyelinin ülkemize göç etmesi,  Davutoğlu’nun Hayalci dış  politikasına ve öngörüsüzlüğüne bağlanıyor.   

GELELİM BUGÜNE                                                                                                                        

Konya,  kabinede iki flaş isimle temsil ediliyor.  

1976 doğumlu Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum.                                                                                      

1965 doğumlu Sağlık Bakanı Fahrettin Koca.

İnanılması güç fakat ülkede nerde bir ihtiyaç varsa, doğal afet ve felaket varsa Murat Kurum ve Fahrettin Koca orda. Mesela Murat Kurum Elazığ depreminde 10 gün geceli gündüzlü bölgede kaldı. Fahrettin Koca günlerce deprem bölgesinde kaldı ve geceli gündüzlü çalıştı. Yahu bir insan hiç mi yorulmaz? Hiç mi dinlenme ihtiyacı hissetmez? Bu nasıl bir enerji böyle? Adamlar helikopter ve uçaktan inmiyor. Rahat yok. Herhangi bir korkuları da yok. Öfkeli ve canı yanan insanların ve kalabalıkların arasında gayet doğal bir şekilde dolaşıyorlar. Dolayısıyla millete ve ülkeyle hizmetten başka kafalarında hiç bir takıntı yok. Siyasi rant hesabı, gelecek hesapları yok. Tamamen hasbi duygularla hareket ediyorlar ve çalışıyorlar.                                                                                                          

Bizi yakından tanıyanlar ve okuyucular bilir. Bizim kalemimizde riyakârlık, haksız övgü ve abartı hiç olmadı. Sırası geldiğinde yıllardır tanıdığımız siyasetçileri ve yöneticileri eleştirdik. Ama Murat Kurum ve Fahrettin Koca için söylenecek olumsuz bir söz bulamıyoruz.  Çünkü millet bulamıyor. Biz nasıl bulacağız?  Köylere gidiyoruz Kurum ve Koca insanların dilinde. İlçelere gidiyoruz Kurum ve Koca insanların dilinde. Kamu kurumlarına gidiyoruz aynı şekilde.

Her yere hizmet ediyorlar.                                                                                                                     

Türkiye’nin her yerinde bugüne kadar yapılmayan hizmetleri yapmaya çalışıyorlar.

Bu arada Konya her iki bakanın doğal olarak özel ilgi alanlarında.

Konya’ya  METRO’yu  getirdiler.                                                                                                                          

Konya’ya , KONYARAY’ı getirdiler.

Şehir merkezinde METRO ve KONYARAY toplamda 100 Km. Alanı turlayacak ve insanları bir yerden bir yere taşıyacak.

Konya belediyelerine Milli Emlak’tan değeri toplamda katriyonu aşan arsalar/araziler kazandırdılar.

Bazı ilçelere doğalgaz getirdiler.                                                                                                                          

Belediyelerin halka hizmet edebilmesi için borç yükünü hafiflettiler.                               

Merkezde ve ilçelerde TOKİ tarafından onbinlerce konutun yapılmasını sağladılar.

Şehir Hastanesini yaptılar.                                                                                                                      

Merkez ve  31 ilçede yeni sağlık tesisleri yaptılar.

Bütün bu hizmetleri bir yıl içinde yaptılar.                                                                                       

Diyorlar ki “Murat Kurum ve Fahrettin Koca olmasa Konya’nın işi zordu.” Sakın kimse  kıskanmasın ama Türkiye’nin işi de zordu. Çünkü  günün her saatinde çalışan ve hizmete aşık fazla siyasetçi yok bu ülkede.              

Bu iki bakan nerde, başında bulundukları bakanlıklar da orda.

Yani bakanlar nereye gidiyorsa, koskoca bakanlıkta  onların yanında gidiyor.

Ya değilse telefonlarla, mesajlarla onca iş başarılı bir şekilde yürütülmez.

Bakın bundan iki yıl önce” Karapınar’dan çıkan genç bir mühendis ve Kulu Ömeranlı’dan çıkan genç bir doktor, kabinede yer alacak ve Konya’yı birlikte uçuracaklar” deselerdi kimse inanmazdı. Ama bakan oldular Konya ve ülkeyi yaptıkları hizmetlerle de uçuruyorlar.

Bize göre onların hizmetleri, insanlara yakın ve samimi ilgileri Konya’nın vefa ve takdiri öğrenmesinde de önemli etkenlerden birisi oldu. Ayrıca iki bakan da Konya’da unutulmayacak siyasetçiler arasında şimdiden yer aldılar.

 Yineleyelim: Murat Kurum ve Fahrettin Koca sayesinde vefa da, takdirde aklımıza geldi.        


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık