• 05 Şubat 2020, Çarşamba 9:14
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

AK PARTİ VE DİĞERLERİ

Türkiye’de 80’e yakın siyasi parti  bulunuyor.

Bunların çoğu tabela partisi.

Bir kısmı da hiç bir zaman iktidar şansı olmayan marjinal partiler.

Türkiye’de  sayı böyle.

Anlayacağınız sayısal anlamda parti zengini bir ülkeyiz.

Peki Konya’da teşkilatı bulunan parti sayısı ne kadar?

İnanın merak edip bakma gereği bile duymadık.

Lakin bildiğimiz o ki, bir çok partinin burda tabelası bile yok Haksızlık etmeyelim:Tabelası bir yerde asılı ya da Dernekler Masası’na kayıtlı olduğu halde bizim bilmediğimiz partiler de olabilir.

Bilinen partilere bakalım.

Ak Parti,

Cumhuriyet Halk Partisi,

Milliyetçi Hareket Partisi,

İyi Parti,

Saadet Partisi, 

Büyük Birlik Partisi,

Demokratik Sol Parti,   

Yeniden Refah Partisi,                                                                                                                              

Halkların Demokratik Partisi,

Bağımsız Türkiye Partisi.

Kaç partinin adını yazabildik? On partinin adını yazabildik.

Doğrusun söylemek gerekirse bayağı adını  hatırladığımız partiler varmış. Bu kadar olacağını sanmıyorduk.      

Konya’da teşkilatı bulunan on  partinin adını bir yerlere bakmadan, araştırmadan ve sormadan yazmış olmak bizi sevindirdi.

Peki bu partilerin teşkilat binaları nerde?

İl başkanları kim?

Milletvekilleri var mı?

İnanın küçük bir kısmı dışında bu partilerin teşkilatlarının nerde olduğunu şahsen bilmiyorum.             Aynı şekilde il başkanlarının kim olduğunu da bilmiyorum.

Bu bizim değil, karşı tarafın ayıbı olmalı. Çünkü onların  bir yolunu bulup kendilerini tanıtmaları gerekirdi.” Biz de varız.Burdayız”  demeleri gerekirdi.

Değerlendirecek olursak.

Ak Parti’nin il başkanı’nı bilmeyen yok.

İl Başkanı Hasan Angı bey herkesle bu arada karşı görüşte olan insanlarla bile rahatça görüşebilen, konuşan, iletişime geçen, dinleyen, cevaplayan bir bir insan. Başkan, Konya’nın ve ülkenin sorunları ile de yakından ilgilenen ve dünyadaki  gelişmeleri takip eden birisi. Onunla  konuştuğunuzda  Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde devletin farklı alanlarda yaptığı yatırımlar hakkında  bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Aynı şekilde Konya’da  yapılan yatırım ve ihtiyaç  duyulan hizmetleri de konuşabiliyorsuz. Farklı konu başlıklarında konuşma, değerlendirme ve yorumlama yeteneği var. Size belki  enterasan gelebilir ama Ak Parti İl Başkanı dünyayı ekonomik ve siyasal anlamda da günün her saatinde yakından takip ediyor. Şunu diyebilirsiniz:” O iktidar partisinin il başkanı. Tabi ki böyle  konuşacak.”İnanın pek de öyle değil. Mesela, yanlış gördüğü bir şeye “Yanlış” diyebiliyor.

Neyse Ak Parti İl Başkanı’nın şahsı ve partisi adına iletişime açık olması, konuşulabilir olması ve eleştirilere cevap verebiliyor alması çok önemli.

AK Parti İl Başkanı’ndan çok mu bahsettik? Çok bahsettik. Ama  başkanla iletişim kurabiliyorsun. Ondan her konuda  ayrıntılı bilgi alabiliyorsun. Dolayısıyla kendisi ve partisi hakkında bilgi sahibi olup, yazı yazabiliyorsun. Bizim için önemli olan işin bu tarafı.         

Gelelim diğer partilere..            

CHP’nin il başkanı kim?              

İnanın bilmiyorum.

İl teşkilatı nerde? Tam olarak onun yerini de bilmiyorum. Ama yanılmıyorsam bizim gazeteye yakın bir noktada. Benim gördüğüm yerde CHP tabelası var. Fakat il mi, ilçe teşkilatı mı tam olarak bilmiyorum.

Bana 35-40 yıl öncesinin CHP il başkanının kim olduğunu sorarsanız aşağı yukarı söyleyebilirim. Mesela 35-40 yıl önceki CHP il başkanı Mustafa Çağlar’dı diyebilirim. Ama ne  tuhaf ki son 10-15 yılın CHP il başkanın kimler olduğunu bilmiyorum. Otobüs duraklarındaki “indi/bindi” olayında olduğu gibi, CHP’de de her durakta bir il başkanı  indiriliyor, bir il başkanı bindiriliyor Ne dersiniz? Tam bir istikrar örneği(!) Hal böyle olunca  bu parti hakkında  en ufak  bir bilgiye  dahi sahip olamıyoruz. CHP’ye dair bir şey daha: CHP’de  milletvekili olmak isteyen ilk önce il başkanı olmak istiyor. Anlayacağınız” parti değil, ben kazanmalıyım” anlayışı hakim.

24 Haziran 2018 seçimlerinde CHP’nin Konya’dan çıkardığı iki milletvekili vardı. Biri Saadet’e gitti. Diğeri nerde, ne yapıyor? Yeni kurulan ve kurulacak olan partilerden birisiyle pazarlık halinde olabilir mi  acaba bu milletvekli?

Partilere bakmaya devam edelim..

Geçen hafta bizim gazetenin yetkilileri ile MHP’ye il başkanı değişikliğinden dolayı bir “Hayırlı olsun” ziyareti yaptık. Hepsi bu kadar. Başkan hiç bir şeyden bahsetmedi. Bu arada şöyle bir eleştiri yapayım: MHP, onca yıllık parti olmasına rağmen kendisi  dışında, dış dünyaya kapalı olmaya devam  ediyor. Oysa açılması ve kendisini anlatması lazım. Okuyanın, yazanın  bol olduğu bir partinin bir noktaya  çakılı kalması anlaşılacak bir olay değil. MHP bir an önce dünyadaki gelişmelere ayak uydurmalı ve zamana uygun politikalar geliştirmeli.

MHP’de bir de  milletvekili Mustafa Kalaycı olayı var. Mustafa bey üç dönemdir milletvekili. Vatandaşa hemen her gün attığı SMS’ler dışında kendisini gören yok. Zaten genellikle GSM’de  arayanlara açmıyormuş.

İyi Parti’nin il başkanını komşuluğumuzdan dolayı tanıyoruz.

Saadet Partisi’nin ne il başkanını ne de milletvekilini tanıyoruz. (Bir milletvekili vardı)

Büyük Birlik Partisinin, Demokratik Sol Partinin, Yeniden Refah Partisinin, Gelecek Partisinin  il başkanlarını da tanımıyoruz. Bu partilerin teşkilatlarının şehrin neresinde olduğunu da bilmiyoruz.

İl  başkanlarını, il teşkilatlarını bilmediğimiz partiler hakkında ne   yazacağız, nasıl düşüneceğiz?          

Bir yanda her  soruya cevap veren Ak Parti. Diğer yanda da  kendi içine gömülmüş vaziyette  çay, kahve  ve sigara  muhabbbeti yapan kamuoyuna  ve iletişime kapalı yöneticilerden meydana gelen muhalefet partileri. Anlaşılan seçimleri yatarak kazanacaklarını sanıyorlar.

Oysa  iktidar  olmak için ense yapmak değil, ensenin alt tarafını terletmek gerekiyor.       

Vatandaşın bir çoğunun ve 40 yıldır bu şehirde  siyaseti yazan bir insanın   il başkanını, milletvekilini, teşkilatını bilmediği partiler nasıl olacak da, AK  Partinin sırtını yere vuracak?

Hamaset vekaralama siyaseti bitti.  Bu ülkede iktidar olmak için bir yerlerden medet umma  devri de  bitti.

İtidar olmak için farklı politikalar geliştireceksin. Anlaşılabilir, mantıklı, tutarlı ve makul sözler söyleyeceksin. Milleti söylediğine inandıracaksın.

 Sonra ensenin alt tarafını terleteceksin.                            


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık