• 01 Temmuz 2020, Çarşamba 8:48
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

33 YIL GEÇMİŞ ARADAN

ANAVATAN Partisi iktidar olduğu yıllarda birçok alanda reformcu ve cesur icraatlar yapabilen bir partiydi.

Sadece bir örnekten bahsetmek istiyoruz.

ANAP’ın tek başına iktidarda olduğu ilk yıllarda ülkemizin bazı büyük ilçeleri il yapıldı.

İl statüsü kazanan ilçe halkı sevinçten takla atarken, kendisinden bir parça kopartılan illerin halkı ANAP ve ve başbakan Turgut Özal’a öfke beslemeye başladı.

Aynı süreçte Karaman’da il yapıldı. Konya üç seçim bölgesine ayrılmıştı ve bölgeler 1.2.3. Seçim Bölgesi olarak tanımlanıyordu. Kendisi, Karaman’ında içinde yer aldığı 3. Bölgeden milletvekili seçilen ve Devlet Bakanlığı yapan Saffet Sert, Karaman’ın il yapılmasının mimarı olarak Konya’nın siyasi tarihine adını yazdırdı.

Karaman’ın il yapılması teşebbüsüne koskoca Konya karşı çıktı.

Neler yazıldı. Neler söylendi. “Sakın ha.. Yapmayın. Bölmeyin. Ayırmayın” diye. Âmâ dinlemediler. Böldüler.

ANAP’ın ve Saffet Sert’in inadı, Karaman’ı Konya’dan kopartarak il yaptı. O süreçte Ereğli’de il olmak istiyordu ama Karaman il yapıldı. Çünkü Karamanlılar Saffet beyi kafalamıştı. Karaman böylece il oldu ama ANAP bölgede büyük oy kaybına uğradı. Saffet Sert Bey de milletvekili seçilemedi.

Büyük ilçeler il yapılırken, bazı illerinde Büyükşehir Belediyesi statüsüne kavuşması da gündeme geldi. Bazı iller kısa zaman önce Büyükşehir olmuştu. Acaba Konya’da Büyükşehir yapılacak mıydı? Belediye Başkanı Ahmet Öksüz milletvekillerini harekete geçirdi. ANAP’ın Konya’da güçlü milletvekilleri vardı. Fakat bu iş için en başta başbakan Turgut Özal’ın ikna edilmesi gerekiyordu. “He..” veya “Yo..” diyecek kişi  Özal’dı çünkü.

Uzun dönem Konya siyasetine abilik ve liderlik yapan Haydar Koyuncu milletvekiliydi.

Rahmetli gazetecilerle konuşmayı severdi.

Gerçi çok kısa konuşurdu ama net konuşurdu. Özal’la da yakın ilişkileri vardı. Eski adıyla Gazi bugünkü adıyla Konya Lisesi’nde birlikte okumuşlar ve sınıf arkadaşları olmuşlardı. Kulis yapmayı iyi bilen ve kuliste iş bitirmeyi beceren nadir bir siyasetçiydi.

Bir gün şöyle dedi  “Konya’yı Büyükşehir yapıyoruz.”

Tabi o yıllarda Büyükşehir olmanın ne anlama geldiğini fazla bilen yok. ANAP ve başbakan Turgut Özal’ın bu konuda yaptığı hamleleri biliyoruz ama ayrıntıdan bihaberiz. Bir şehrin bu statüye kavuşması o şehre ne kazandıracak? Artısı, fazlası ne olacak bilmiyoruz. Çünkü Büyükşehir hayatımıza yeni bir kavram olarak gelmişti.

ANAP’lılar anlattı bizler dinledik. Dinlediklerimizi ve öğrendiklerimizi okuyucularla paylaştık.  Aynı zaman diliminde ulusal basın da konuyu gündemine almıştı. Türk insanı Büyükşehir’in ne olduğunu öğrenmeye başlamıştı. Büyükşehir Belediyelerine devletten daha çok kaynak aktarılacak ve daha çok hizmet üretilecekti.  İş ve aş alanları genişleyecek ve üstelik şehir halkı da modernleşecekti.

Milletvekili Haydar Koyuncu ve yedi arkadaşı Konya il merkezinde Alaaddin, Selçuklu ve Meram adı altında üç ayrı merkez ilçenin kurulması için Meclis’e kanun teklifi verince şehir olarak sevindik ve mutlu olduk.

Kanun teklifinin verilmesiyle birlikte Büyükşehir statüsü Ankara’dan yola çıkmış ve Konya’nın kapısının önüne gelerek beklemeye başlamıştı. Teklif sahipleri “Göreceksiniz bak. Teklifin yasalaşıp yürürlüğe girmesinden sonra Konya şaha kalkacak” diyorlardı. Az çok öğrenmiştik ama gene de şehir insanlarının içinde kuşku vardı. Acaba söylenenler doğru muydu? Bunun doğru olup olmadığını görmek için beklemek gerekiyordu.

Konya’nın Büyükşehir Belediye statüsüne kavuşması mecliste kabul edildikten sonra 27 Haziran 1987 yılında Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe girdi. ANAP’lılar gururlu, insanlar onca anlatılana rağmen gene de kuşkuluydu.

Konya, Büyükşehir statüsüne kavuştuğunda merkez nüfusumuz 500 binin biraz üzerindeydi.

Bugün Selçuklu ilçesinin kayıtlı nüfusu 600 bin rakamını devirdi.

Meram’ın nüfusu 350 bin.

Karatay’ın nüfusu da 350 bin.

Selçuklu, Meram ve Karatay’ın nüfusuna yapılan son düzenleme ile mahalle statüsü kazandırılan eski adıyla merkez köylerde yaşayan nüfus da dahil. Fakat ilçe nüfuslarının artışında bu önemli bir oran teşkil etmiyor. Çünkü köyler mahalle oldu. Köylerde yaşayanlarda daha çok iş sebebiyle ve  başka  sebeplerden dolayı şehir merkezindeki mahallelere gelip oturdu.

Merkez ilçe belediyeleri günümüzde mahalle olan köylere doğrusunu söylemek gerekirse müthiş hizmetler götürüyor. Altyapı, üstyapı gibi hizmetler yapılıyor. Sosyal ve kültürel tesisler yapılıyor. Şehirde olan bir çok hizmet köylerde de var ve yapılıyor ama değişen hayat tarzı nedeniyle  şehir hayatı daha  cazip geliyor insanlara.

Neyse yıllar önce Konya’nın büyük ilçelerinden birisi olan Karaman’ın, Konya’dan kopartılarak il yapılmasına üzüldük. Hem de çok üzüldük.

Yıllar önce Konya’nın Büyükşehir statüsüne kavuşmasına da sevindik ve teselli bulduk.

Konya, Büyükşehir olmanın sayısız diyebileceğimiz faydasını gördü.

Büyükşehir olmanın faydasını her alanda gördük. Bir çok yeni imkâna kavuştuk. Çok önemli belediye hizmetlerinin yanısıra, eğitim, sağlık, sosyal, ekonomik ve kültürel alanda yaşadığımız şehir gelişti ve yeni değerlere kavuştuk.

27 Haziran 1987,

30 Haziran 2020.

Konya’nın Büyükşehir olmasının üzerinden 33 yıl geçmiş.

33 yıl  vay be..

Zaman kanatlarını takmış uçuyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık