• 29 Eylül 2017, Cuma 7:48
AliAKPINAR

Ali AKPINAR

YALNIZCA VE HER ZAMAN O?NUN OLMANIN YOLU: İHLÂS (1)

İhlâs, saf, arı duru olmak, katkısız ve katıksız olmak demektir. Terim olarak ihlâs, kulun gönül, beyin, dil ve diğer organlarıyla yaptığı eylemlerinde, yalnızca Allah’ın rızasını gözetmesidir. Gerçek anlamda Allah’a kulluk da budur. Artık her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, salih/iyi iş/amel yapsın ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın. (Kehf, 110)

Fudayl b. Iyaz’ın dediği gibi İnsanlar için ameli terk etmek riyâ, insanlar için amel etmek şirktir. İhlâs ise, bu ikisinden uzak kalmaktır. Gönlün Allah’ın olması, O’nun sevgisi ve sevdasıyla dolmasıdır. Gönlünde ihlâs yer eden kimsenin iç dünyasında, Allah’ın ölçülerine aykırı olan sevgilere, kin ve nefretlere yer yoktur artık.

Beynini Allah’a teslim eden kimse, yalnızca Allah’ın ölçüleri doğrultusunda düşünecek ve düşünceler üretecektir. Dili Allah’a ait olan ise, her zaman ve her şartta hakkı söyleyecek; diline yalan, gıybet gibi şeyleri almayacaktır.

Tüm organları Allah’a teslim olmuş olan kimse, bütün organlarıyla yalnızca Allah’ın ölçüleri doğrultusunda hareket edecektir.

bir kimse, Allah için yaşayacak ve Allah için can verecektir. Tıpkı şu ayette buyrulduğu üzere: Şüphesiz benim namazım, kurbanım/malî ibadetlerim, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir. (Enâm, 162) Zaten namazı Allah için olan kimsenin, malî ibadetleri de Allah için olur. Bedenî ve malî ibadetleri Allah için olan kimse, Allah için yaşıyor demektir. Allah için yaşayan, Allah’ın ölçüleri doğrultusunda bir hayat sürenin ise, ölümü de Allah için olacak demektir.

İbadetin, kulluğun, hayatın ve ölümün Allah için olması, ölü bir niyet ve kuru bir iddiadan ibaret değildir. İhlâslı olmak da yalnızca muhlis ismini taşımak yahut ihlâs adını bir kuruma vermek değildir. Bugün adı muhlis olduğu halde, ihlâslı olmayan nice insan vardır. Bir işletmeye bir kuruma ihlâs adının verilmesi de oranın ihlâslı olmasına yetmemektedir.

Bu konuda Hz. Ali şöyle diyerek gerçek kulluğun tanımını yapar: Cennet arzusu ile ibadet, tüccarın ibadeti, cehennem korkusu ile ibadet, kölelerin ibadeti, Allah için ibadet ise, gerçek hürlerin ibadetidir.

Gerçek anlamda kulluk, nasıl ki Yüce Allah seni her zaman kulu olarak kabul ediyor ve sana nimetlerini bahşediyorsa; senin de her hal ü kârda Allah’ı Rab olarak kabul etmendir. (Zünnûn)

Gerçek anlamda kulluk, nimetlere kul olmak değil, nimetlerin asıl sahibine kul olmaktır.

Kur’ân’ın en meşhur suresinin adı İhlâs suresidir. İhlâs suresi, Yüce Allah’ı en doğru, en anlamlı ve en veciz bir biçimde bize tanıtan suredir. Surede müşriklerin, kitap ehlinin ve diğer insanların Allah hakkında düştükleri yanlışlara dikkat çekilmektedir.  İhlâslı müminler olabilmek için, ihlâs suresiyle donanmak gerekir. Bunun için Yüce Allah’ı doğru tanımak ve marifetullah bilinci içerisinde olmak gerekir. Çünkü marifetullah bilinci ile yapılan her eylem ibadettir ve Allah katında bize değer kazandıran eylemdir.

HELÂKTEN KURTULMANIN REÇETESİ:

Konumuzla ilgili bir hikmetli söz şöyledir:

İnsanlar helâk oldu, âlimler hariç. Âlimler de helâk oldu, ilmi ile âmil olanlar hariç. Âmiller de helâk oldu, ihlâslılar hariç. İhlâslılar da büyük tehlikelerle karşı karşıyadır.

İnsanların hepsi ölüdür, ancak âlimler hariç. Âlimlerin de hepsi helâk olmuştur, ilmiyle amel edenler hariç. İlmiyle amel edenlerin de hepsi mahv olmuştur, ihlâslılar hariç. İhlâslılar ise büyük tehlikeler üzerindedirler.(Sağânî, Mevzûât, 39; Aclûnû, Keşfü’l-Hafâ, II, 433 Hadis No: 2796)

Elbânî bu sözle ilgili şu değerlendirmeleri yapar: Bu söz sûfîlerin sözlerine benzemektedir. Nitekim Sehl b. Abdillah et-Tüsterî (273/886’ nin sözü olarak nakleder ki o şöyle demiştir: İnsanların hepsi sarhoştur, âlimler hariç. Âlimlerin de hepsi şaşkın ve kararsızdır, ilmiyle amel edenler hariç.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık