• 20 Nisan 2020, Pazartesi 9:05
AliAKPINAR

Ali AKPINAR

Ramazan Yaklaşırken

Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş ayı olan ve on bir ayın sultanı diye adlandırılan mübarek Ramazan ayının gölgesi üzerimize yaklaşmış bulunmaktadır.

Manevi güzelliklerle dolu olan Ramazan ayı müminler için bir rahmet ve mağfiret mevsimidir. Bizi hür yaşatan, sayısız nimetleri yanında canımızdan aziz bildiğimiz güzel vatanımızı bize bahşeden yüce Rabbimize sayısız hamdü senalar olsun.

Bu vesileyle canlarını feda ederek milletimize hür bir vatan bırakan aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi saygıyla anıyoruz.

Ramazan ayı, kültür ve medeniyetimizin vazgeçilmez zenginliklerindendir. Bu kıymetli zaman dilimini ibadet ve iyiliklerle değerlendiren mümin ebedi mutluluğun kapısını açar. Cehennemden kurtuluş beratını alarak zaman ve mekân cennetine doğru yol alır. İftarları, sahurları ve teravih namazları ile sosyal hayatımız, melekleri gıpta ettirecek derecede olgun bir seviye kazanır.

İnsan, kendisine verilen nimetlere karşı şükretmekle yükümlüdür. Cenâb-ı Hakk’a gerçekten, gereği gibi ibadet edebilmemiz, içimizi onun sevgisiyle, sevinciyle doldurabilme, onun sevgisine lâyık olmak, bütün kötülüklerden temizlenip arınmakla mümkün olacaktır.

Oruç ayı olan Ramazan ayı, bize sayısız nimetlerin kıymetini hatırlatarak, nimetlerin asıl sahibinin Allah olduğunu kavratarak bizi şükre yöneltir. Şükür ise ancak, nimetin kıymetini takdir etmek, nimeti doğrudan doğruya Allah’tan bilmek ve nimete ihtiyaç hissetmekle mümkündür.

Ramazan ayı faziletlerle dolu bir aydır. Allah rızasına yönelik irade ve niyetle tutmuş olduğumuz oruç, adeta bizi kötülüklerden koruyan bir kalkan gibidir. Nitekim Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler Allah’a karşı gelmekten sakınasınız diye oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. (Bakara suresi: 183.)  

Müminlere bir ikram olarak sunulan Ramazan ayı; ibadet, tövbe, dua, zikir, arınma, sosyal yardımlaşma ve dayanışma ayıdır. Oruç ibadeti sayesinde; merhametli olmayı, yaratanımıza şükretmeyi, öfkelerimizi yenmeyi, sinirlerimize hâkim olmayı, güçlüklere katlanmayı ve bütün bunların yanında her an Allah-u Teâlâ ile beraber olma halini öğrenmekteyiz.

Hayat, Allah’ın emrettiği bir vazife olarak sürdürülmelidir. Bunun en iyi sezilebileceği ibadet ise oruçtur. Ramazan, oruç ile anlam bulur. Oruçlarımız her şeyden önce bir sabır, irade ve merhamet eğitimidir. İnsanlığın kararan ufkunu aydınlatan Kur’an-ı Kerim bu ayda inmeye başlamıştır. İslam’ın beş esasından biri olan oruç da bu aya tahsis edilmiştir.

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır:” Ramazan ayı insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır.  ”(Buhari Savm 7.)

Oruçla terk edilen yemek-içmek lezzeti, birden insanı meleklerle aynı özelliğe kavuşturur. Oruç tutanlar nefsin aşırı derecedeki isteklerini durdurmak ve iradelerine hakim olmak için büyük güç kazanırlar. Zaten kulluğun sırrı da yemek, içmek, hevesler peşinde koşmakta değil, yaptığı her şeyi Allah için yapmaktadır.

Ramazan ayı, rahmet ve bereketi bol bir aydır. Bu ayın gelmesi ile iyilikler çoğalır, kötülükler azalır, yoksullara ve düşkünlere yardım elleri uzanır. Müslümanın rızkının arttığı bir aydır. Ramazan sayesinde hayırlı işlerde yarışır, iyiliğe yatırım yapar, kötü sözden ve amelden uzak dururuz. Bütün bir hayatı ibadete çevirmek mümkün iken bu fırsatı kaçırmak büyük bir zarardır. Allah resulü bu ayı, diğer aylardan daha fazla ibadet ederek, diğer aylarda verdiğinden daha fazla infak ederek değerlendirirdi.

Oruç bedenin zindeliği ve sağlığı için tam bir altın reçetedir. Oruçlu bir insan az besin ve enerji aldığı için, duygu melekeleri zayıflaması gerekirken aksine güçlenir. Daha iyi koku almaya başlar. Kulakları ve gözleri, tok halinden daha hassas ve aydınlıktır.

Çünkü insan, beynin hücrelerinden emir almaz, ruhun güçlü himayesine girer. İşte bütün bu güzellikleri ile Ramazan, nefislerin terbiye edildiği, yoksulların görüp gözetildiği, Allah’ın af ve mağfiret deryasının adeta coştuğu bir aydır.

İnsan hayatının tatlı ve huzurlu günleri olduğu gibi, acılı ve sıkıntılı dönemleri de vardır. Çoğu kere nimet ve rahmete ulaşmanın yolu zahmet ve mihnetlere katlanmaktan geçer. Yalnız midemize değil dilimize, elimize, gözümüze, gönlümüze velhasıl bütün uzuvlarımıza bizleri tüm kötülüklerden koruyan bir oruç tutturalım. Gönülden Muhabbetlerimle…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık