• 14 Nisan 2017, Cuma 7:57
AliAKPINAR

Ali AKPINAR

O?NU ANMAK, ANLAMAK, YAŞAMAK VE YAŞATMAK (1)

Ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Peygamberimiz, Önderimiz, Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’ya karşı en temel ümmetlik görevimiz, onu gereği gibi anmak, anlamak, yaşamak ve yaşatmaktır.

Onu anacağız elbet. Çünkü O’nu Yüce Allah anıyor ve bizden onu anmamızı istiyor. Şüphesiz ki Allah(c.c.) ve melekleri Peygamber'e çok salavât getirirler. Ey Mü’minler! Siz de ona salavât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin. (Ahzâb 33/56),

Bunun için onu anacağız, ona dua edeceğiz, onu öveceğiz. Ama yalnızca Kutlu Doğum haftalarında değil. Onu her zaman, her vesile ile anacağız. Namazlarda onu anacağız ve andığımızın farkında olacağız. Okuduğumuz salavât dualarını, tahiyyat dualarını bilinçli bir şekilde okuyacağız.

 Esselâmü aleyke eyyühennebiyyü verahmetullahi ve berakâtüh / Ey Nebi, Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun, derken onunla canlı bağlantı kurduğumuzun, sanki huzurundaymışcasına onu selâmladığımızın farkında olacağız.

Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed / Allahım Muhammed’e ve O’nun ailesine selâm olsun; Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed / Allahım Muhammed’i ve onun ailesini bereketli kıl,derken, aile boyu onu andığımızın farkında olacağız. Aile boyu onu anmanın, aile boyu onu izlemek olduğunu bileceğiz.

Günde beş defa okunan ve bizleri O’nun gözünün nuru namaza çağıran Muhammedî ezanlarda geçen Eşhedü enne Muhammeder rasülullah / Ben tanıklık ederim ki Muhammed Allah’ın Resulüdür,cümlelerini bilinçli bir şekilde okuyup, dinleyerek onu andığımızı fark edeceğiz.

Minarelerden dört bir yana yayılan bu sadâlarla, O’nun mesajını evlerimiz, iş yerlerimiz, sokak ve caddelerimize ulaştırmanın heyecanını duyacak, bunda ne kadar başarılı olduğumuzu kendimize soracağız. Ezan sesinin ulaştığı yerlerde onun hatırı hoş ediliyorsa, bunda başarılı olduğumuzu söyleyebileceğiz.

Günlük hayatta onun ismini anacağız. Hayırlı bir işe başlarken besmele ve hamdeleden sonra salavât getirerek onu anacağız. Bu uygulama ile yaptığımız/yapacağımız işlerde Allah ve Resulünün onayını almak durumunda olduğunu bileceğiz.

O’nu sıradanlaştırmadan saygı ve sevgiyle anacağız. Çünkü bu konuda Rabbimizin çok açık uyarıları var:

Ey iman edenler! Allah'ın ve Resulünün önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.

Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın; yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir. (Hucurât 49/1-2)

Peygamber'i, kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayın. (Nûr 24/63)

Ey iman edenler! Siz, bir yemeğe çağrılmadıkça, zamanını gözetmeksizin, Peygamber'in evlerine girmeyin. Ancak davet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın. Çünkü bu hareketiniz Peygamber'i üzmekte, fakat O (size bunu söylemekten) utanmaktadır. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. (Ahzâb 33/53)

Bu ve benzeri ayetleri ile Yüce Allah, Hz. Peygamberi herhangi bir insan gibi sıradanlaştırmaktan uzak olmamızı bizden istemektedir. Evet, Peygamber de bizim gibi bir insandır, ancak O, Yüce Allah ile iletişim kuran bir insandır.

 Yüce Yaratıcı her bakımdan onu donanımlı yaratmış ve kulları arasından seçip peygamber olarak görevlendirmiştir. O da peygamber olmadan önceki ve sonraki hayatı ile insanlığa en güzel, en mükemmel örnek olmuştur.

O’nu anarken onunla canlı bağlantı kurduğumuzu düşüneceğiz ve bu bilinçle onu anacağız. Zira Peygamberimiz kendisi buyuruyor: Yüce Allah’ın yeryüzünde gezgin melekleri vardır. Onlar ümmetimin selâmını anında bana ulaştırırlar. (Nesâî, Sehv 46)

Özetle O’nu anmanın, O’na bağlanmak olduğunu, O’na sevdalanmak olduğunu, O’na ve O’nun hayatına özlem çekmek olduğunu unutmadan O’nu anacağız. O’nu; ismini saygı ve sevgiyle anarak, O’nun dualarını dilimizden düşürmeyerek, O’nun sözlerini gündemimize alarak anacağız.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık