• 10 Mart 2017, Cuma 7:31
AliAKPINAR

Ali AKPINAR

İNSANLARIN İŞLEDİKLERİ YÜZÜNDEN KARADA VE DENİZDE FESAT ÇIKTI!(3)

Kâinatı İmar İçin Görevlendirilen İnsan, Evreni Fesada Veriyor!

"O kişi, iş başına geçti mi, yeryüzünü fesada vermek, harsı ve nesli yok etmek için koşturur. Allah ise, fesadı hiç sevmez."(1)

Ayette geçen "hars" kelimesi, ekin, tarla, kadınlar ve mallar; "nesl" kelimesi ise insan ve hayvan nesli, diye anlaşılmıştır. Cafer Sadık, ayetteki bu iki kelimeyi daha kapsamlı bir şekilde, din ve insan(2) olarak anlamıştır ki bu anlayış, kültür kavramını en iyi karşılayan bir anlayıştır. Ayetin dikkat çektiği "fesat" kavramı ise, yeryüzünde mal ve din konusunda yapılabilecek her türlü bozgunculuk ve tahrifatı içine almaktadır.

Ayetin söz konusu ettiği kişi, kainatta her şeyin temeli olan iki şeyin kökünü kurutmaktadır. Bunlardan biri ekolojik denge, biyolojik süreç ve bunların muntazam bir biçimde varlığını sağlayan dindir. Zaten din, yeryüzünün ıslahı ile hars ve neslin korunmasını sağlamak için gelmiştir. Bunlar din, akıl, can, nesil ve malı koruma adı altında toplanmıştır ki, hars ve nesli koruma / kültürü koruma, bunların hepsini kapsamaktadır.

Bu kişi ise dine baş kaldırmakta ve ıslaha fesatla karşılık vermekte, kültürü tahrip etmektedir. Hem dinin maksatlarını baltalamakta, hem de din hakkında şüpheler uyandırarak onu kökünden kurutmaya çalışmaktadır ki, bu en büyük fesattır. Hak din ile bâtıl dinin ayrılış noktası da burasıdır. Birincisi ilim ve salih amele dayanırken, diğerinin temelini ise şüphe ve kötülükler oluşturmaktadır.

Oysa Yüce Yaratıcı şöyle uyarmıştı tüm insanlığı:

 "Allâh'ın rızkından yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak başkalarına saldırmayın."

(3) "Allâh'ın nimetlerini hatırlayın da yeryüzünde bozgunculuk yapıp karışıklık çıkarmayın."

(4) "Ölçüyü ve tartıyı tam dengeli yapın, insanların eşyasını eksik vermeyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak kötülük etmeyin!"

(5)"Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların haklarını kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

(6) "Allah'a kulluk edin, âhiret gününe inanın, yeryüzünde karışıklık çıkarıp bozgunculuk yapmayın!"

(7)"Eğer bunları yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve büyük bir kargaşa olur."

(8) "İnsanların elleriyle kazandıkları günahlar yüzünden, karada ve denizde fesat çıktı. Belki dönerler diye, Allâh onlara, yaptıklarının bir kısmını tattırıyor."

(9) Müfessirlerin açıklamalarına göre, son ayetteki denizlerden kasıt şehirlerdir, şehirlerde huzurun kalmamasıdır. Yahut sulardaki düzen ve dengenin bozulmasıdır. Suların çekilip azalması, tatlarının kaybolması, arazilerin çoraklaşması ve benzeri şeylerdir.

Fesad; eşyada bulunan kuraklık, kıtlık ve bitkilerdeki kıtlık; yangın, boğulma gibi afetlerin çoğalması, malların haksız yere alınması, zararlı şeylerin yaygınlaşması ve faydalı şeylerin azalması gibi şeylerdir. Ayete göre tüm bunlara sebep insanların yapıp ettikleridir. Doğru din tevhid üzere kalmak demek olan fıtratın aksine takip edilen şirk, küfür, isyan, ahlaksızlık, haksızlık, tutkular, türlü kamplaşmalar içerisindeki beşerî hırsların çarpışması sebebiyledir tüm bunlar.

Yüce Allah, onlara yapıp ettiklerinin bir kısım cezasını bu şekilde dünyada tattırmak istemektedir. İnsanlar, yaptıklarının yanlış olduğunu anlasınlar ve hatalarından dönsünler diyedir bunlar. Ne var ki insanlığın olanlardan ders çıkarması da söz konusu değil. Üstelik, olanların onun azgınlığını artırıyor, taşkınlığına taşkınlık katıyor.

Kurtuluş mu, yeniden başa dönmek, asla rücu etmek, fıtratla bağı yenilemek, Yüce Yaratıcıya yönelip, O'na teslim olmak, O'nun ölçülerine boyun eğmek. Yıkıma son verip tekrar tahrip olanları imar emektir. Dünyada cenneti yeniden kurmanın, Ahirette ebedî cenneti hak etmenin başka yolu görünmüyor.

İnsanların ürettikleri alternatif çözümler, insanlığı bu hale onlar getirmedi mi? İnsanların kendi elleriyle işledikleri yüzünden çıkmadı mı kâinattaki düzensizlikler, huzursuzluklar, fitne, fesat, terör ve benzeri şeyler?

" O halde insanlık neden fesatçılığı bırakıp ıslaha yönelmiyor? Daha neyi bekliyor insanlık? Kıyameti mi? Oysa kıyamet çok uzak değil insanlığa! Bekleyin, biz de beklemekteyiz."(10)

"Zulmedenler, yakında nasıl bir inkılâpla devrileceklerini bileceklerdir!"(11)

 

 Dipnotlar:

1-Bakara, 205.                                                                                                                                                     

2-Âlûsî, Rûhu'l-Meânî, II, 144.                                                                                                                           

3-Bakara, 60.                                                                                                                                              

4-A'raf, 74.                                                                                                                                          

 5-Hud, 85.                                                                                                                                       

6-Şuara, 181-183.                                                                                                                           

7-Ankebut, 36.                                                                                                                                

8-Enfal, 73.                                                                                                                                        

9-Rûm, 41.                                                                                                                                      

10-Enam, 158, 11 Hûd, 122.                                                                                                               11-Şuara, 227


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık