• 06 Ocak 2017, Cuma 7:38
AliAKPINAR

Ali AKPINAR

İBADETİ HAYATA TAŞIMAK (1)

Yüce Rabbimiz, "Kulluk ve ibadetiniz olmasa, Rabbim neylesin sizi."(1), "Ben insan ve cinleri ancak Bana ibadet/kulluk etsinler diye yarattım." (2) buyurarak bizi Allah katında değerli kılan şeyin, kulluk ve ibadet olduğunu vurgular.İbadet, ölene kadar sürmesi gereken bir olgudur. Zira Yüce Allah, peygamberine ve onun şahsında hepimize şu emri vermiştir: "Sana yakîn/ölüm gelene kadar Rabbine ibadet/kulluk et."(3)

Evet, kulluk ve ibadet (ubudiyet ve ibadet) bizim tüm hayatımızı kuşatması gereken bir olgudur. Bazılarının sandığı gibi ibadet, belli zaman ve belli yerlerle sınırlı değildir. O, mü'minin bütün hayatını yönetmelidir. Sözgelimi namaz, tekbirle başlar ama selamla sona ermez. Aksine o, selam ile hayata taşınır. Namazla şarj olan Müslüman, namaz ruhunu dört bir yana taşımalıdır. Onun için sağa ve sola selam verilir. Bunun anlamı şudur: Sağım solum, dört bir yanıma namaz ruhunu, selamı/İslam'ı taşıyacağım.

 Nitekim Kur'ân'da Hz. Şuayb'ın namazı anlatılırken, onun namazının onu yönettiği üzerinde durulur: "Kavmi ona şöyle dedi: Ey Şuayb, sana bunları namazın mı emrediyor?"(4)

Evet, Hz. Şuayb'ın namazı emrediyordu, yani seccadenin dışına taşıyor, hayata yansıyor ve onu yönetiyordu. Onun namazı, Şuayb'ın kendinde mahpus kalmıyordu.

Zaten Kur'ân: "Doğrusu namaz her türlü ahlâksızlık ve kötülükten alıkoyar." (5) buyurarak buna dikkat çeker. Demek ki namazın, sahibini tutan, yöneten bir gücü vardır. Demek ki biz namazı, bizi yönetecek güçte kılmalıyız. Elbette bu, namaza o gücü kazandırmakla, güçlü, donanımlı namazlar kılmakla olacaktır.

Diğer ibadetler de böyledir. Örneğin zekât ve infakımız, bizi hayat boyu cimrilikten alıkoyacak cömertliğe, yardımseverliğe alıştıracaktır. Artık zekât veren kimse, zekâtla sınırlı kalmadan ve az çok demeden ihtiyaç sahiplerine her zaman yardım etmeyi, başkalarını düşünmeyi ve variyeti putlaştırmamayı, yeri ve zamanı gelince onlardan kurtulmasını bilmeyi düstur edinecektir.

Senede bir ay oruç tutarız, on bir ay bizi yönetsin diye. Bunun içindir ki oruç ayı Ramazan, on bir ayın sultanı, yani yöneticisidir. Tabi ki bu, orucu perhizden ibaret görmeyenler içindir.

Ömürde bir kere hacca gideriz, bir ömür boyu bizi idare etsin diye. Bu yüzden hac ibadeti, en donanımlı dolum ibadetidir. Tabi ki hakkıyla hac yapabilenler için. Hacc'ı, turistik geziye dö-nüştürmeyenler için.

Aslında tüm ibadetler bizi istikamet çizgisinde tutarak, hayatımızın bütünüyle ibadete dönüşmesini sağlar. Onun için ibadetler, imanın gereğidir. İmanın varlığını ispat eden, onu diri tutan amellerdir.

İKİ ZİKRULLAH ARASINDA BİR HAYAT

Cuma ayetlerinde(6) Rabbimiz, iman edenleri önce zikrullaha çağırır, ezan okunduğunda koşa koşa bütün içtenliğinizle zikrullaha gelin, buyurur. Ardından namaz bitiminde, yeryüzüne dağılın ve zikrullahı çokça yapın, buyurur. Demek ki mü'minin hayatı, iki zikrullahın arasında geçer. Mescidde zikrullah ve mescid dışında zikrullah. Yani mescidde de Allah'ın gözetiminde olduğunun bilincinde yaşamak, mescid dışında da aynı bilinçle hareket etmek. Sonuçta yeryüzünü mescid eylemek, mesciddeymişcesine yaşamak.

Unutmayalım ki mescide gelen ve fizîkî olarak namaz kılar gözüken nice insan vardır ki, zikrullahtan kopuk olarak mescidde durur. Münafıkların namaz kılmaları böyle değil midir? Bunun gibi mescid dışında da nice insan zikrullahın içerisinde olabilir. Demek ki zikrullahla birlikte olabilmek için ille de namazda ve mescidde bulunmak şart değildir. Ancak mescid, zikrullahla dolmak için en güzel ortamdır. Çünkü mü'minin hayatı mescid merkezli bir hayattır. Bu yüzden Peygamberimiz, kalbi mescidlere bağlı olan mü'minin, kıyamet günü Allah'ın koruması altında olacağını müjdelemiştir.

Dipnotlar:

1- 25 Furkan, 77.                                                                                                                                        2- 51 Zariyat, 56.                                                                                                                                     3- 15 Hicr, 99.                                                                                                                                      4- 11 Hûd, 87.                                                                                                                                           5- 29 Ankebût, 45.                                                                                                                             6- 62 Cuma, 9-10.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık