• 23 Ocak 2017, Pazartesi 7:28
AdnanGÖNÜL

Adnan GÖNÜL

Sevmek Gönül İşidir?

Sevgi; ilâhi bir tılsımdır. Yüce dinimiz İslâm, sevgi dinidir. Müslüman olmanın şartı inanmak; inanmanın temeli ise sevgidir. Allah ve peygamber sevgisi imandandır. Müminler birbirlerini Allah için sevmelidirler. Allah ve Peygamber sevgisi ile birbirini sevenler, birbirlerine saygılı davranırlar. Birbirlerine haksızlık yapmaktan, birbirinin zararına olacak tutum ve davranışlardan kaçınırlar.

Çünkü mutluluklar selâmla başlar...                                                                                                 Muhabbetle devam eder...                                                                                                                     Paylaşıldıkça artar...                                                                                                               Kenetlendikçe yoğunlaşır…                                                                                                                   Sevgi girdiği her yere inanmayı, güvenmeyi, yardım etmeyi ve hoşgörüyü getirir.

 Kendileri için arzu ettikleri iyilikleri sevdikleri için de arzu ederler. Birbirlerine daima iyi ve yararlı öğütlerde bulunurlar. Felaket zamanlarında birbirlerine yaklaşır, üzüntülerini paylaşırlar. Muhtaç iseler ellerinden gelen her türlü yardıma koşarlar.

Allah Resulü (s.a.v.) bir hadisi kudside buyuruyor ki,

 ”Benim rızam için birbirini sevenlere, benim için bir araya gelenlere, benim için birbirlerini ziyaret edenlere ve benim için yardımlaşanlara sevgim vacip olmuştur.”(1)

 “Allah’ın kulları arasında bir grup vardır ki, onlar ne Peygamberlerdir ne de şehitlerdir. Buna rağmen kıyamet günü Allah katında makamları yücedir. Bu sebeple Peygamberler de şehitlerde onlara gıpta ederler.

 —Orada bulunanlar sordu.                                                                                                                                                — Ey Allah’ın elçisi! Onlar kimdir?                                                                                                  Buyurdular ki;                                                                                                                                   “Onlar, aralarında ne kan bağı ne de birbirlerine bağışladıkları bir mal olmadığı hâlde, birbirlerini Allah için sevenlerdir. Allah’a yemin ederim ki, onların yüzleri nurdur. Onlar bir nur üzeredirler herkes korku içindeyken, onlar korkmazlar, herkes üzüntü içindeyken, onlar üzülmezler.”(2)

“Haberiniz olsun! Allah’ın dostları var ya! Onlara ne korku var ne de üzüntü.” (3)   

Sevmek, sevgiyle yaşayabilmek; ömrümüz boyunca sahip olduğumuz cevherlerdir. Sevgi etrafındakiler için aydınlatan bir ışık, yıkayıp arındıran bir Rahmet, besleyip büyüten bir gıda, kazandırıp zengin eden bir sermaye demektir. Sevmek gönül işidir, sevmek her kişinin değil, er kişinin hakkıdır. Seven kişi her olaya sevgiyle, merhametle bakar. Her şeyde sevilebilecek bir güzellik görür.

Allah için olmayan sevginin Allah katında bir değeri yoktur. Birbirlerini Allah için değil de şahsi çıkar uğruna sevenlerin kıyamet günü birbirlerine düşman olacakları Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildirilmektedir:

“O gün Allah’tan korkanlar hariç birbirlerine dost olanlar düşmandırlar.”(4)   

İnananların da birbirini sevmedikçe gerçek anlamda mümin olamayacakları Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından bildirilmiş ve şöyle buyurmuştur: “Nefsimi kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, siz, iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de olgun mümin olamazsınız. Size bir şey söyleyeyim, onu yaptığınız zaman sevişirsiniz: Aranızda selâmı yayınız.”(5) 

Sevgili Peygamber’imizin, iman ile sevgi arasındaki bağı ifade eden, Allah için sevmenin önemini belirten hadis-i şeriflerden bir demet sunuyorum. Allah Resulü buyuruyor ki:

“Şu üç özellik kimde bulunursa o kişi, imanın zevkini tatmış olur.”Bunlardan birincisi:”Allah ve Resulü, kendisine başkalarından daha sevimli olmak. İkincisi: Sevdiği kimseyi sadece Allah için sevmek. Üçüncüsü: İmandan sonra küfre dönmeyi, ateşe atılıyormuş gibi kötü görmek.”(6) 

 “Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlarda bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”(7)  

“Biriniz kardeşini(Allah için)seviyorsa sevdiğini ona söylesin.”(8)

 “Sevdiğini ölçülü sev. Belki bir gün düşmanın olur. Düşmana da ölçülü kin güt, belki bir dostun olur.”(9)     

Kıyamet günü en yüksek dereceyi, Allah sevgisi ile birbirlerini sevenlerin alacağı müjdelenmiştir. Muaz (r.a.)’ın rivayetinde Peygamberimiz (s.a.v.):

 “Allah Tealâ: Benim hoşnutluğum uğruna sevişenler için, Peygamberlerin ve şehitlerin bile imrenecekleri derecede nurdan kürsüler vardır.” diye buyururken ısrarla “Sevdiğini sevdiğine söyle” diye nasihat etmesinin sebebi hikmeti belki de sevgiler ortalara dökülsün, konuşulsun, çağlayanlar gibi coşsun, diye...  

Gönülden Muhabbetlerimle…

Dipnotlar:

1-Muvatta şiir 16,(2.953.954.).                                                                                                                

2-Ebu Davud, Büyü,78(3527.                                                                                                                 

3-Yunus, 62.                                                                                                                                             

4-Zuhruf Suresi, 67.                                                                                                                                     

5-Buhari, Edeb,27Müslim”İman”,93-94.                                                                                                

6-Buhari,”İman,14 Edeb,42.                                                                                                                   

7-Buhari,Edeb 27;Müslim Birr,66,(2586.                                                                                                          

8-Ebu Davud,Edeb 122(5124);Tirmizi,Zühd 54 (2393.                                                                               

9-250 Hadis S,14,H.no:13.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık