• 04 Mart 2019, Pazartesi 8:43
AdnanGÖNÜL

Adnan GÖNÜL

Aydınlanma ve Nurlanma Geceleri

Üç ayların ilki olan Recep ayının ilk Cuma gecesi, önümüzdeki Perşembe gününü Cuma gününe bağlayan gece,  Regâib kandilidir. Mübârek üç aylar olarak isimlendirilen, yeni bir mânevi mevsime girmiş bulunuyoruz. Bir kez daha rahmet, bereket ve bağışlanma mevsimi olan üç aylara kavuşmanın sevincini yaşayacağız.

Bizleri bu faziletli zamanlara eriştiren, imana kavuşturan, Ümmet-i Muhammed olmayı bizlere nasip eden Rabbimize sayısız şükürler ediyoruz.

Yüce Mevlâ biz aciz kullarının kısa hayatlarını imanla geçirmeleri ve bu vesile ile ebedi hayatları olan ahiret hayatında kurtuluşa erenlerden olmaları için birçok fırsatlar sunmuştur. İşte o fırsatlardan biri de kandil geceleridir. Bu gece ellerimizi sema ya, gönlümüzü ise Mevlâ’ya açalım. Unutmayalım ki, bu gece bizler için çok büyük bir lütuftur.

Bu mübarek gün ve geceler, kendimizi toparlamak, sorgulamak, davranışlarımıza çeki düzen vermek ve geçmiş günlerin muhasebesini yapmak için bulunmaz fırsatlar sunmaktadır. Çünkü üç aylar dediğimiz Recep, Şaban ve Ramazan, manevi hayatımıza enerji veren, saadete erdiren, rahmetin, merhametin, mağfiretin sağanak sağanak yağdığı kutlu aylardır. 

Bu kutlu geceler birlik ve beraberliğimizin, kardeşliğimizin en ulvi seviyeye çıktığı mübarek gecelerdir. Bu ay ve gecelerden biri olan Regâib gecesinin, içinde bulunduğu Recep ayı, rahmeti, bereketi ve mağfireti bol olan bir aydır.

Regâib, rağbet olunan, bol ihsan ve değerli hediyeler demek olup, Cenâb-ı Hakk’ın kullarına bol bol rahmet ve bağışta bulunduğundan değeri çok olan, bağış, ihsan, ikram ve nefis şeyler demek olan bu geceye "Regâib" adı verilmiştir.

Bir aydınlanma, nurlanma geceleri olan kandil geceleri, Yüce Rabbimizin biz aciz kulları için vermiş olduğu bir fırsat zamanıdır. Ahiretin tarlası olan dünya hayatını çok iyi değerlendirmeli, fırsat elimizde iken Cenâb-ı Hakk’a yönelip O'na karşı kulluk görevlerimizi yerine getirmeye çalışmalıyız. Yapmış olduğumuz hatalarımızı gözden geçirmenin en güzel anlarından biride bu kandil geceleridir.

Bu geceler kişilerin manevi hayatlarında kandillerin yanmasına vesile olan, maneviyatımızı nurlandıran gecelerdir. Bugünün değerlendirilmesi ise bizim elimizde olup, bu mübarek gün ve gecelerin manevi ikliminden faydalanarak, içinde bulunduğumuz zamanın kıymetini iyi bilip, üzerimize düşen kulluk görevlerini hakkıyla yerine getirmeye çalışmalıyız.                                         

Bir kere daha, bu mübarek gün ve gecelerde geçmişimizin muhasebesini yapıp geleceğe hazırlıklı olmanın tedbirlerini almalıyız. Kandil gecelerini ihya etmek, gönlümüzü ihya etmektir. Hz. Peygamber: "Allah'ım! Recep ve Şaban aylarını bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a kavuştur"(Tirmizi C.4.S-55.)  diye dua etmiştir.

Bu aylar maddi imkânı kısıtlı olan kardeşlerimize yardımcı olmayı artırdığımız aylar olmalıdır. Yüce Rabbimiz sadaka verenleri şöyle müjdelemektedir.

 “Mallarını Allah yolunda infak edenler, sonra infak ettikleri şeyin peşinden başa kakmayan ve eziyet vermeyenlerin ecirleri Rableri katındadır, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.”(Bakara, 2/262.)

Hepimiz insanız, hepimizin hataları vardır. Yüce Rabbimiz mutlak merhamet sahibidir ve merhamet edenleri sevmektedir. Bizden önce dünya hayatını yaşayan ve bizlerden önce ahirete giden başta ana-babamız olmak üzere, eşimiz, dostumuz, akrabalarımız ve bütün Müslüman kardeşlerimizi de bu gecede unutmamalıyız.

Hayır dualarla, Kuran’dan okuyacağımız ayetlerin sevaplarını kendilerine aktarmak suretiyle onlarında ruhlarını şad edelim. Günahların affedilmesi için niyazda bulunalım.

Bu sebeple, nefsanî arzularımızın esiri olmadan eşimize, çocuklarımıza, akrabalarımıza, komşularımıza ve beraber yaşadığımız insanlara karşı bir gönül kırıklığımız varsa bu mübarek gece de görüşüp, konuşalım ve gönüllerini alalım. Hep beraber merhamete sarılalım ki, bizlerde merhamete nail olalım. Bir ayette Allah-u Tealâ (c.c.) şöyle buyurmaktadır.                                                    

“Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.”(Hucurat, 49/10.)

Aynı dine inanmış, aynı duygularla, milli ve manevi değerlerle yoğrulmuş olan bizlerin böyle kutlu gece ve günlerde birbirimizi hatırlayıp, gıyabımızda dua etmeliyiz. Bu faziletli gecelerin bir başka güzelliği ise mevlit, hatim ve sohbet programları vesilesi ile camilerde, mescitlerde birlik ve beraberlik içerisinde bir araya gelmeleridir.

Bu kutlu geceler hürmetine, Yüce Rabbim birlik ve beraberliğimizi bozdurtmasın. Bozmak isteyenlere de fırsat vermesin. Vatanımızı ve milletimizi her türlü tehlikelerden, afetlerden belâ ve musibetlerden korusun.

Bu vesile ile, kandilinizi tebrik eder, Yüce Rabbimiz üç ayları en güzel şekilde değerlendirmeyi ve rızasını alarak hep birlikte Ramazan’a kavuşmayı nasip eylesin. Bu Kutlu günlerin yüce milletimize, tüm Müslüman kardeşlerimize hayırlar getirmesini Cenâb-ı Mevlâ’dan niyaz ederim. Gönülden Muhabbetlerimle…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık