• 01 Mayıs 2017, Pazartesi 8:31
AdnanGÖNÜL

Adnan GÖNÜL

Ameller Niyetlere Göre Değer Kazanır

Cenâb-ı Hak, kullarına karşı çok merhametli ve lütufkârdır. Bu sebeple onların işlerini dâimâ kolaylaştırır ve hatalarını da devamlı affeder. Kulları kendisine samimiyetle yöneldiğinde onların azını çoğa sayıp karşılığını fazlasıyla verir.

Öteki taraftan, hayır yapma hususunda kalpten geçen samîmî duygular, başlıbaşına bir ibadettir. İnsan âciz olduğundan, kâmil manâda her hayrı işlemesi mümkün değildir. Bu durumda “samîmî niyetler” devreye girer ve insanoğluna büyük sevaplar kazandırır.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadisi şeriflerinde;“Kıyamet günü Allah’ın huzuruna öyle bir kul getirilir ki, adamın sıradağlar gibi iyi amelleri vardır. Fakat bu arada: “Falancada hakkı olan gelip alsın.” diye bir ses duyulur.

Bu ses üzerine birçokları gelip adamın iyi amellerinden hakları kadarını alıp götürürler. Sonunda iyi amelleri tükenip adam şaşkın gibi ortada kalınca, Allah kendisine şöyle buyurur:

“Benim katımda sana ait öyle bir hazine var ki, ondan ne senin ne meleklerin ne de kullarımın haberi yoktur.” buyurur. Adam: “Ya Rabbi, nedir o hazine?” diye sorunca, Allah ona şöyle buyurur: “Bu hazine, senin niyet edip de yapamadığın iyiliklerdir. Onların her birisi için defterine yetmiş kat sevap yazdım.” Binaenaleyh “Mü’minin niyeti, amelinden daha hayırlıdır…”(1)   

Adamın biri, gözleri görmeyen bir dervişin evine misafir olmuştu. Evde, rahlenin üzerinde bir Kur’an olduğunu gördü ve hayret etti. Çünkü, derviş yalnız yaşıyordu, âmâ idi ve evde kendisinden başka kimse bulunmuyordu. Üzerinde durmadı ve sebebini de sormadı. Fakat merak etmedi de değil.

Gece yarısı olduğu zaman Kur’an sesiyle uyandı. Baktı ki, âmâ olduğu için gözleri görmeyen ev sahibi rahlenin başına geçmiş Kur’an okuyor. Öyle ki, okuduğu yerleri parmağıyla da takip ediyordu. Dayanamayarak sordu: – Sen, gözleri görmeyen bir adamsın. Nasıl oluyor da Kur’an’a bakarak okuyabiliyorsun? Üstelik parmağınla da takip ediyorsun. Derviş cevap verdi: – Allah isterse her şey olur. Ben Kur’an okumayı çok seviyorum. Fakat gözlerim görmüyor. Allah’a dua ettim. “Ya Rabbi, Kur’an okurken benim gözlerimi aç ki Kur’anı elime alıp okuyabileyim” dedim. Allah benim bu duamı kabul buyurdu. Ne zaman okumak için Kur’an’ın başına oturursam gözlerim açılır ve ben Kur’an’a bakarak okurum.(2)       Yani“Ameller niyetlere göre değer kazanır. Kişi neye niyet ettiyse onun karşılığını alır…”(3)  

Meselâ, kişi namaz kılmak için hazırlanmaya başlar, abdest alıp yola çıkar, camide namazını kılar, tesbihatını çeker ve evine gelir. Namaz kılarken on dakika, hazırlanırken ve gidip gelirken ise yarım saat harcamıştır. Ancak Peygamber Efendimiz, onun namaz için meşgul olduğu bütün vakitlerde, hatta bir sonraki namazı nasıl kılacağını şimdiden planlamışsa o vakte kadar geçen sürede namaz kılmış gibi kabul edileceğini müjdelemiştir.(4)

Yine, mesleğini icrâ eden bir mü’min, helâlinden kazanarak âilesinin maîşetini temin etmeyi ve onları İslâmî terbiye ile yetiştirmeyi düşünürse, çalışmalarından aynı zamanda ibadet sevabı da alır. Yemek yiyen kimse, sağlığını muhafaza ederek ibadet hayatına devam etmeyi hedeflerse, o da niyetine göre sevap kazanır. İbrahim Nehaî diyor ki:

 “İnsan bazen çirkin bir söz söyler. Fakat bu sözü söylerken iyi niyetli olduğu için ulu Allah bu söze karşılık insanların kalplerinde öyle bir hoşgörü uyandırır ki, onlar –adam bu sözü söylerken iyilikten başka bir şey düşünmemiştir- derler. Buna karşılık insan bazen güzel bir söz söyler. Fakat Allah tarafından insanların kalplerinde o söze karşılık öyle aleyhte bir tepki uyandırır ki, onlar –adam bu sözü kötü niyetle söylemiştir- derler.”

Avn b. Abdullah (r.a.) diyor ki:

“Eskiden iyilikseverler birbirlerine şu üç vecizeyi yazarlardı:                                                                                       “Kim ahireti için amel işlerse Allah onun dünya işlerinin çözümünü üzerine alır.”                                                         “İç âlemini ıslah eden kimsenin Allah ta dış görünüşünü ıslah eder.”                                                                       “Allah ile arasını düzelten kimsenin, Allah ta insanlarla arasını iyi yapar.”

Gönülden Muhabbetlerimle.

Dipnotlar:

1-Heysemî, I, 61; Süyûtî, Câmi, II, 194.                                                                                                                           2- Ali Eren – Dini Hikayeler – Sayfa 28.                                                                                                                         3-Müslim, İmâret, 155; Buhârî, Bed’ü’l-Vahy, 1; Îmân, 41.                                                                                               4-Buhârî, Salât, 87; Büyû‘, 49; Bed’ü’l-Halk, 7; Müslim, Tahâret, 41; Hâkim, I, 331.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık