• 15 Temmuz 2019, Pazartesi 8:57
AdnanGÖNÜL

Adnan GÖNÜL

15 Temmuz’u Unutmayalım ve Unutturmayalım

Bugün 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü. Üç yıl önce bugün, 15 Temmuz’da, Türkiye siyasi tarihinin en ağır saldırısı yaşanmıştır.

Tarih yapıcı olan yüce milletimiz, Anadolu’daki bin yılı boyunca hiç şahit olmadığı, en alçak ihanet girişimi ile karşı karşıya kalmış, sonrasında kimler tarafından plânlandığını, Basın, Televizyon ve Devlet İdarecilerinin açıklamasıyla öğrendiğimiz terör örgütü (FETÖ)’ye bağlı bir grup tarafından ve bu gruba bağlı TSK içerisindeki mensupları tarafından bir kalkışma ve kanlı bir darbede bulunulmuştu.

Farklı isimlerle bildiğimiz terör örgütleriyle mücadele ederken, Elli yıl boyunca Batılı istihbarat teşkilatları ve terör örgütleri tarafından devlet içine yerleştirilen yeni bir terör örgütü, Türkiye Cumhuriyeti’ni rehin almaya çalışmıştır.

Ordu içerisinde örgütlenen FETÖ mensupları, savaş uçakları, helikopter ve tanklarla kanlı ve çılgın bir darbe girişimi başlatarak, sokaklarda bu eyleme karşı koyan vatansever insanların üzerlerine tanklarını sürerek vahşi bir tavır sergilemiştir.    

Ülkemizin Cumhurbaşkanı için suikastçiler gönderilmiş, Köprüler ve Havaalanları tutulmuş, ordu içerisindeki vatan hainlerini sokaklara katliam yapmak için salınmış, bazı insanlar için infaz listeleri hazırlanmış, binlerce insanlar için toplama kampları belirlenmişti. TRT ele geçirilmiş ve Milletin Meclisini bombalayarak, sokaktaki masum insanlar hainler tarafından tanklarla ezilmiş ve kurşun yağmuruna tutularak, düşmanlarımıza vatanımızı ve namusunu savunmak için kullanılmak üzere alınan milletin silahlarını kendine çevirerek vahşi bir katliam yapılmıştır.    

Daha sonra ki günlerde öğrendiğimize göre, darbeci askerlerin plânlamasına göre 16 Temmuz sabahına doğru 03:00-06:00 saatleri arasında yapılacak olan darbe, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın darbe girişimini istihbarat olarak bilgi edinmesiyle mecburi olarak erken saatlere alınmıştı.

Hedeflerinin Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ı devirip, ülkede kargaşa meydana getirip, milletimizi birbirine düşürüp iç savaş çıkarmak suretiyle yurdumuzu bölüp-parçalamak olan terör örgütünün ve yandaş örgütlerle işbirliğinin sonucunda cennet olan ülkemizi bakalım kimlere peşkeş çekeceklerdi.

Ancak onların tahmin bile edemedikleri bir mucize gerçekleşerek, hayal kırıklığına uğradılar. 16 Temmuz’un ilk dakikalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmaris’te gazetecilere yaptığı açıklamada darbe girişiminin milli iradeye karşı bir ayaklanma olduğunu ve halkımızın kalkışmaya karşı meydanlara ve sokaklara inmesi gerektiğini ifade ederek milletimizin vatanımıza sahip çıkmasını istemiştir.

Cumhurbaşkanımızın bu milli davetine anında duyarlılık göstermiş, yurdumuzun her vilâyetinden ve her kesiminden milyonlar sokaklara adeta akmıştır. Yaşlısı, Genci, Kadını ve Erkeğiyle Aziz Milletimizin evlâtları; hainlerin tanklarının ve kurşunlarının üzerine yürümüş, Çanakkale’de yaşanan ruh yeniden şahlanmıştır.

Özellikle İstanbul’da, o zamanki adıyla Boğaziçi Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Ataturk ve Sabiha Gökşen Havalimanları, Emniyet Müdürlüğü ve TRT gibi önemli merkezlere akın eden halkımız, bedenlerini darbecilere adeta siper etmişlerdir.

Artık darbeciler ve onlarla işbirliği yapanlar büyük bir şoka girmişlerdi. Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla halkımız memleketimizin kaderine el koymuş, darbe ve işgale karşı büyük bir şahlanış ve adeta bir devrim gerçekleşiyordu. Minarelerden selâ ve ezan sesleri yükselirken, dualar ediliyordu.

Hainlerin kalkışma plânı suya düşerken, yurdumuzun her köşesinde birlik ve beraberlik ruhunu yaşayan vatandaşlarımız, günler sürecek Demokrasi nöbetleriyle tarihe geçecek bir destan yazmışlardır.

Netice olarak Vatansever halkımız, Devletiyle, Milletiyle, İdarecileriyle, Kurumlarıyla birlik ve beraberlik şuuru içerisinde olmuş, bu vatanın kolay kazanılmadığını, ecdadımızın vatanımız için her karış toprağını şehit kanlarıyla sulamış olduğunu, içimizdeki hainlere ve düşmanlarımıza karşı tek vücut halinde olduğunu göstermiştir.

Darbe girişimi başarılı olsaydı ne olurdu diye düşünmek bile istemiyorum. Etrafımızdaki ülkelerin durumu ortadayken halâ durumdan ders çıkaramayanlar var. Mevlâ cümle İslâm ümmetine ve içimizdeki beyinsizlere şuur versin diye dua edelim.

Hülâsa; 15 Temmuz’u unutmayalım, unutturmayalım. Uyumayalım, uyanık olalım. Maalesef zaman zaman birlik ve beraberlik şuurundan uzaklaşıp düşmanlarımıza fırsat veriyoruz. Milli şairimiz, Merhum Mehmed Âkif ne güzel söylemiş;

“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.”

Üstad, diğer bir şiirinde ise;

“Zannetme ki ecdadın asırlarca uyudu, 

Nereden bulacaktın o zaman eldeki yurdu? 

Üç kıtada yer yer kanayan izleri şahid,

Dinlenmedi bir gün o büyük ‏şanlı‎ mücahid.” derken, bu vatanın kolay kazanılmadığını ve düşmanlara karşı daima uyanık olmamızı dile getirmiştir.

Cenâb-ı Hakk (c.c.), o geceyi bir daha yaşatmasın... Rabbim o gecedeki birlik ve beraberliğimizi daim eylesin, inşallah…’ Amin. 

Gönülden Muhabbetlerimle…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık