• 11 Eylül 2020, Cuma 9:32
AbdurrahmanYILMAZ

Abdurrahman YILMAZ

CUMA’NIN FEYZİ

“Allah katında günlerin efendisi Cuma'dır. O kurban ve Ramazan bayramı günlerinden de faziletlidir.” Hadisi Şerif

Hz. Muhammed (s.a.v) efendimizin peygamberliği adım attığı andan itibaren onu ve temsil ettiği dini inkâr eden bir putperest direnişçi tabakası oluşmuştu. Bu öyle sıradan, basit bir direniş değildi elbette. Müşrik olarak tanımlanan bu putperestler ile başlayan cihat ruhu asırlar boyu devam etmiştir.  Günümüzde de bu mücadelenin devam ettiğini gösteren onlarca olayla karşı karşıyayız. Peygamber Efendimizin bu zorlu süreçte yaşadığı bazı ilginç olaylar da vardır elbette. Bugün sizlere bunlardan bahsetmek istiyorum. 

Cumanın feyzi ve bereketi üzerinize olsun inşallah.

ŞUKKU’L KAMER OLAYI

"Eğersen gerçekten peygambersen, bize Kameri (Ayı), yarısı Ebu Kubeys dağı, yarısı da Kuaykıan dağı üzerinde görülmek üzere ikiye ayır!"

ŞAKK-I SADR

Peygamber Efendimizin göğsünün yarılması olayıdır. iki defa yaşanmıştır. Birincisi, Peygamber efendimiz küçük yaşta ve sütannesiHalîmeHâtun'un yanında iken, ikincisi Mîrâca çıkarken.

Kur'ân-ı kerîmdemeâlen; "(Habîbim) göğsünü (kalbini) senin için (açıp da) genişletmedik mi?" buyruldu. (İnşirâhsûresi)  Muhammed aleyhisselâm, süt annesinin yanında bulunduğu sırada çocuklarla birlikte iken, Cebrâilaleyhisselâm gelip, onu arkası üstü yatırdı. Göğsünü açıp kalbini yardı. Kalbinden bir parça et çıkarıp attı ve"Senin vücûdundaşeytânınnasîbi bu idi. Çıkarıp attık. Ey Allahüteâlânınhabîbi (sevgilisi), seni vesveseden ve şeytânınhîlesindenemîn ettik" dedi. Sonra bir leğen içerisinde zemzem suyu ile kalbini yıkadı ve göğsünü kapatıp ayağa kaldırdı.

İkinci Şakk-ı Sadr ise, Mîrâc gecesi yaşanmıştır. Bu gece, Cebrâilaleyhisselâm gelip Resûlullah'ınmübârek göğsünü yardı.Zemzem suyu ile yıkadıktan sonra, içi hikmet ve îmân dolu altın bir leğen getirdi. Resûlullah'ınmübârek kalbine boşalttı ve göğsünü kapattı. Peygamber efendimiz hadîs-i şerîfte şöyle buyurdu: "Cebrâil gelip göğsümü yardı. Zemzem suyu ile yıkadıktan sonra, içi hikmet ve îmân dolu altın bir tas getirip göğsümü boşalttı, sonra kapattı."

MİRAC OLAYI

Miracın hicret'ten bir yıl ya da 16 ay önce recep ayının 27. gecesinde gerçekleştiğine inanılır. Rivayete göre Muhammed gece vakti Kâbe’den alınıp Burak adı verilen katır üstünde Mescid-i Aksa'ya götürülmüş, Burak'ı BeytülMakdis'in (Süleyman Mabedi) kalıntılarının güneybatı duvarına bağlamıştır. Hz.Muhammed sırasıyla eski Aksa denen bugünkü el-Aksa Camiinin altındaki yerden Mescid-i Aksa alanına girmiş, oradan Kubbet-üs-sahra'nın bulunduğu alana geçmiş ve orada İsa, Musa,Zekeriya peygamberlerle buluşmuştur. Günümüzde Nebi Minberi'nin bulunduğu alanda bütün peygamberlere namaz kıldırmış, oradan da Miraç Minberi'nin bulunduğu alandan göğe yükselmiştir.

Peygamberimiz Hazreti Muhammed, Miraç esnasında, diğer bütün peygamberleri de görür. Aralarından birini tanıyamaz ve Cebrail Aleyhisselelama o zatın kim olduğunu sorar. Cebrail de:

-Bu zat Peygamber değildir, der. Bu zat, sizin ruhunuzu Ulu Tanrıya emanet ettikten sonra yeryüzüne inecek ve sizin dininizi Türkistan da yayacaktır.

Cebrail Aleyhisselamın bu cevabı üzerine hazreti Muhammed çok sevinmiş, Miraçtan sonra, gece gündüz bu mübarek ruh için dua etmeğe başlamıştı. Tabi bu arada, bu mübarek zattan sahabelerine de bahsetmiş ve sahabelerinin bu zatın ruhunu görmeği istemeleri üzerine Hazreti Muhammed de dua ederek Miraç esnasında gördüğü zatın ruhunun görünmesini arzulamıştı.

Hazreti Muhammed’ in duası üzerine birden karşılarında kırk silahlı atlı belirdi. Selam verip yaklaştılar. Bu atlılar, başlarında Satuk Buğra Han’ın bulunduğu kırk arkadaşının ruhu idi.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık