• 20 Kasım 2020, Cuma 8:47
AbdurrahmanYILMAZ

Abdurrahman YILMAZ

BEYNİMİZİN  BİLİNMEYENLERİ

+İnsan beyninin ağırlığı ortalama 1.3 kilogram civarındadır. Beynimizde tam 100 milyar sinir hücresi bulunmaktadır. “İnsan beyninin yüzde 10'unu kullanıyor”deyimi yanlıştır. Beynin her bölgesinin bir işlevi vardır.

AmargiHillier, Beynin Gizli Güçleri adlı eserinde çarpıcı bilgilere yer vermektedir. Dünyada ve ülkemizdeki araştırmalar beyin hakkındaki bilgilerimizi her geçen gün somutlaştırmaya başlamaktadır. Beyin uzmanı, sinir bilimci Prof. Dr. Sinan Canan, araştırmalarıyla çarpıcı olmanın ötesinde doğru bilinen yanlışları da ortaya koymaktadır. Örneğin, “ailesiyle tartışan değil, hiç tartışmayan çocuktan korkun”  örneğini vermesinde olduğu gibi.

Zihin Gücü Nedir?

Ne düşünüyorsanız, zihniniz o olur. Güç dayanıklılığın bir formudur.Düşünme yetinizi güçlendirmeniz demek temel bir beceriyi başarıyla tamamlamış olmanız demektir; yani bilinçli olmayı.

Etrafınızda zannettiğinizden çok daha fazla şey vardır ve bunun hep farkında olmanız iyi olur. Örnek: Televizyon seyredebilirsiniz ama televizyon anteninizden gelen frekans dalgalarını göremezsiniz. Hoparlörden gelen müziği duyabilirsiniz ama ses titreşimlerini gözlerinizle göremezsiniz. Fiziksel gözlerinizle bu gibi şeyleri göremezsiniz ama bir parçanız bu görünmez şeylerin bilincindedir. “Bir yanınız bu gibi şeylerin farkındadır” derken göremediğiniz şeylerin var olduğuna inanmak realitenizde vardır. Realiteniz bir şeyin detaylarını kurcalamadan da inanabilir ya da anlayabilir, o şeyleri göremeseniz bile onların var olmaya devam ettiklerini bilirsiniz.

               Ünlü ressam ve mucit Leonardo da Vinci, ya da Albert Einstein gibi dehalar, normalden farklı beyin yapılarıyla da diğer insanlardan ayrıldıkları gözlenmiştir. 1955’te ölen ünlü fizikçi Albert Einstein’ın beyni alınarak saklanmıştır. Araştırmalar, diğer insanlara kıyasla, Einstein’ın beynindeki her bir nöron için daha fazla destek hücresi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu da beynin işlem yeteneğini artıran etken olmuştur. Einstein’ın beyninin sol bölümünde matematik yeteneğini sağlayan lob incelenmiş ve tüm beyinlerdekinden daha büyük olduğu görülmüştür. Da Vinci ise bir proje üzerinde çalışırken beynin yaratıcılık bölgesi olağanüstü faaliyete geçiyor ve tamamen yenilikçi bağlantılar kurulabiliyormuş.

              Hesap makinelerinin bile yapmaya zorlandığı işlemleri saniyeler içinde yapabilen ünlü matematik dehası RudigerGamm ise, beynindeki uzun süreli hafıza deposunu tam kapasite kullanabilmiştir. Satranç ustalarının da beynin her iki tarafını kullanarak hem mantık hem de yaratıcılık açısından büyük gelişim gösterdikleri bilimsel olarak tespit edilmiştir.

Birkaç yıl önce “Dr. Beyin” adlı kitabı yayınlayan “nörolog” Dr. Mehmet Yavuz’un ikinci kitabı olan “Beynin sırları ve Manyetik Şifreleri” adlı bir kitabında yine çok ilginç bilgiler vererek bizleri şaşırtmaya devam etmektedir. Aslında bu tarz araştırmalar ve kitaplar bize bizi tanıtan bir rolü üstlenmişlerdir.  Sonuç olarak yıllarca tanımadığımız ama bize ait olan beynimizle tanışıp daha da samimi olma imkanını yakalamış oluyoruz.

Karşımızdaki kişinin “hâl ve hareketlerine, sözlerine bakarak” ve bunları “bir test kabul ederek”, bir insanın “Alzheimer başta olmak üzere, beyin hastalıklarına ne kadar yakın ve uzak olduğunu” tahmin edebilmemizin mümkün olduğunu söylemek bu araştırmalar sayesinde mümkün olmuştur.

Beyninizi sürekli çalıştırın çünkü beyinsel aktiviteler beyninizde yeni sinir hücrelerinin oluşmasını sağlar.Size yeni bir şey öğretmeyen, sizin zihninizi zorlamayan her türlü uğraş beyninizi küçültür.  En karmaşık bulmacaları çözseniz bile beyninizi küçültürsünüz. Beyin, rutin yapılan işlerle gelişmez.  Yenilik, sürprizler, yeni bir dil öğrenmek, yeni insanlarla tanışmak, farklı yerlere gitmek, yeni enstrüman çalmak beyni çok geliştiren özelliklere örnek gösterilebilir.

 

 Kadın ve erkek beyninin işlevsel bağlantıları birbirinden farklıdır. Erkek çok hızlı risk alabilir, çok hızlı karar verebilir ve atak bir zihne sahiptir. Kadın çok detaylı ve temkinli düşündüğü için kadın beyni daha emniyetli hareket eder diyebiliriz.

Her insan doğduğunda aynı sayıda beyin hücresine sahiptir. Bu sayı altı yaşında maksimum seviyeye ulaşır. Bu nedenle dil öğrenme yetisinin bu yaşlarda yüksek olduğunu söyleyebiliriz.  Birçok kişinin bu yaşlarda hafız olması da tesadüfi değildir.

Her zaman pozitif düşünmek hastalanma riskini azaltan bir durumdur. Araştırmalar doktorlara başvuranların yüzde 60'ının psikolojik nedenlerle doktora başvurduğunu ortaya koymuştur.

Beslenmenin beyne oldukça yararlı etkisi vardır. New York'ta yapılan bir araştırmada öğle yemeğinde yapay soslar ve takviyeler kullanmayanların IQ seviyelerinin diğerlerine göre yüzde 14 daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur.

Zihninizin etrafınızdaki dünyayı ve olayları etkileyebilecek yeteneğe sahip olduğunu unutmamanızda fayda var. “Beynimizden gelen frekansların başkalarının beynine ulaştığı” düşüncesi artık ispatlanabilir bir niteliğe de kavuşmuştur. Tüm bunlar düşünce gücümüzü gösteren kanıtlardır.

Düşünce gücünüzü geliştirmek tek temel beceriye bağlıdır; o da “bilinçli olmak”tır.  Birşeyler hatırladığınız ve yeni düşünceler yarattığınız her an beyninizde yeni bağlantılar kuruyorsunuz.

Koku yoluyla edindiğiniz bir hatıranız, beyninizde kurulan en duygusal bağlantıyı oluşturmaktadır.

Bağımlılık beyinde olan bir şeydir. Sigara, alkol, tatlı aklınıza ne gelirse bunlar beyindeki dopamin sistemini uyarıyor ve dopamin salgılanınca bir daha yapmak istiyorsunuz. Bu süreç de bağımlılığı tetiklemektedir. Beden olmadan beynin bir anlamı yok. Üst kontrol merkezi, orkestra şefi beyindir.

Çok aktif bir organ olan beyin, günlük kalorinin yüzde 20 ila yüzde 30 arası bir bölümünü kendi başına tüketir. Beyninizi korumak için;

Sinirleri koruyan ve beyin fonksiyonlarını düzenleyen omega-3 yağ asitlerinin bol olduğu yağlı balıklar yemelisiniz.

Yeşilbiber, turunçgiller, çilek ve brokoli gibi C vitamini depoları; havuç, ıspanak ve kayısı gibi beta-karoten kaynakları kadar, E vitamini açısından zengin olan badem, soya fasülyesi, zeytinyağı ve yapraklı sebzeler de beyni koruyan özeliğe sahiptirler.

Meyve ve sebzedeki antioksidanlar, beyin hücrelerine zarar veren “serbest radikaller”i etkisiz hale getirmektedir.

Öğrenmeyle ortaya çıkan uyarımlar sayesinde nöronlara kan akışı artar böylece ömür boyu beynin etkinliği sürdürülebilir.Bir alkolik ortalama olarak her gün 60 bin nöronunu kaybeder. Kronik hastalıklar, üzüntü ve tansiyon da nöron ölümünü hızlandırır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık