• 02 Eylül 2019, Pazartesi 9:11
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

YAHUDİLİK, HIRİSTİYANLIK VE İSLÂMIN BAZI YÖNLERDEN KARŞILAŞTIRILMASI (1)

Yahudilikte günlük ibadet var, Hıristiyanlıkta haftalık ibadet var (günlük ibadet kaldırılmış), Müslümanlıkta da günlük ibadet var.

Yahudilerin haftalık tatil günü Cumartesidir. Onların inancına göre Allah Kâinatı 6 günde yaratmış, 7. gün (hâşâ) dinlenmiştir.  Dolayısıyla Cumartesi dinlenme ve ibadet günü­dür. Herkes Sinagog’a gitmek mecburiyetindedir.(1) Bu günde çalışmak, resmi işler görmek, törenler düzenlemek, hatta yemek pişirmek bile yasaktır.(2)

Hıristiyanlar da Pazar günü kiliseye gitmek mecburiyetin­dedirler. Çünkü onlara göre Hz. İsa Çarşamba günü ihbar edilip yakalanmış, Cuma günü çarmıha gerilmiş, Cumartesi gömül­müş, Pazar günüde tekrar dirilmiştir.(3) Onun için Pazar günü­nün Tanrıya adanması, ibadet, tespih ve teşekkürlerle geçiril­mesi gerekir. Pazar ayinleri yaklaşık 6 saat sürer. Ama Haçlılar bugün bunu da değiştirmişler, ekseriyeti Pazar gününü bilakis içki, kumar, fuhuş, israf, eğlence, uyuşturucu partileri ve benzeri kötülüklerle geçiriyorlar.

İslâm’da da Cuma namazı için camiye gitme mecburiyeti vardır, ama böyle mantıksız yasaklar yoktur.

Yahudilikte temizlik vardır, hatta o kadar ki, elbiselerine idrar bulaşsa, onu yıkamakla iktifa etmeyip, o bölümü kesip atacak kadar ifrata varmışlardır. Hz. Peygamber döneminde bu durumda idrar bulaşan yerleri kesip attıklarını haber veren ha­disler vardır.(4)

Hıristiyanlıkta ise özünde olmamakla beraber aksi bir tu­tum sergilenmiş, hayatta bir defa vaftiz edilme yani vaftiz su­yuna batırılma yeterli görülmüştür, hatta bir daha o kutsal suyun üstüne su dökmeme yani yıkanmama dindarlık telakki edilmiş, asırlarca Papa ve papazlar bunu tavsiye etmişler, dolayısıyla Ortaçağ’da Hıristiyan âlemi asırlarca kokuşmuştur. İslâm’ın ise temizliğe ne kadar önem verdiği malum.

Yahudilikte ölen kişilerin yıkanması âdeti vardır. Hıris­tiyanlıkta yoktur, yeni elbiseler giydirip, bazı kokular sürmekle iktifa ediyorlar. İslâm’da ise mevta tertemiz yıkanır ve öyle top­rağa tevdi edilir.

Yahudilikte ibadet ederken Tallit, Tzizith, Arba, Konfth vb. isimli giysiler giyilmesi şartı, hele hele Kipa giyme mecbu­riyeti vardır. Hıristiyanlıkta yoktur. İslâm’da mecbur değil ama, Allah’ın huzuruna temiz elbiselerle varmak tavsiye edilmiştir.

Yahudilikte oruç vardır, ama müteselsil değildir. Yom Kipur ve benzeri kutsal günlerde tuttukları oruçlar senede 25 güne varır ve bizdekinden çok daha zordur. Çünkü onlarda sa­hur âdeti yoktur, akşamdan akşama tutulur ve hiçbir şey yen­mez.(5) Hıristiyanlıkta ise bunu da sulandırmışlar, oruç olarak hayvansal bazı şeyleri yememek gibi bir nevi perhize çevirmiş­lerdir. Barnabas İncilinin 14. Bölümünde Hz. İsa’nın 40 gün oruç tuttuğu rivayetleri vardır.(6) İslâm’da da malum oruç beş temel esastan biridir.

Yahudilikte zekât apaçık vardır.(7) Fakat bugünkü Hıristi­yanlıkta yoktur. Kaldırılmıştır. Kur’an-ı Kerim Hıristi­yanlıkta da zekâtın olduğunu haber vermekte ve Hz. İsa’nın beşikte şöyle konuştuğunu bildirmektedir: “Ben şüphesiz Al­lah’ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber seçti. Nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Yaşadığım müd­detçe namaz kılmamı, zekât vermemi ve anneme iyi davran­mamı emretti.”(8) Hıristiyanlıkta da zekât malın 1/10 miktarında­dır. Yani her malın onda biri zekât olarak verilecek­tir.(9) Ayrıca Hz. İsa: “İki gömleği olan hiç olmayana versin, yiyeceği olan da böyle yapsın.”(10) Buyurarak sadaka vermeye de teşvik etmiştir ama kaldırılmıştır. İslâm’da ise zekât dinin beş temel esasından biridir.

Hz. İbrahim ve İsmail İsrail oğullarına yani Yahudilere gönderilmiş peygamberlerdir. Hac ve Kurban da bunlarla ilgili gerçeklerdir. Kıssaları bütün kutsal kitaplarda anlatılmaktadır. Hatta bütün insanları Hacca davet eden,(11) çağıran Hz. İbra­him’dir. Dolayısıyla Hac Yahudilik ve Hıristiyanlıkta da vardır. Hatta ömürde bir defa değil, her yıl üç defa yapılacaktır. Tev­rat’ta “yılda üç kere bana Hac yapacaksın”(12) “Bütün erkekler senede üç kere İsrail’in Allah’ı Rab Yahova’nın önünde görüne­cekler”(13) ve benzeri cümlelerle İslâm’ın Haç farizasından daha zor bir Hac şekli mevcuttur. Başta Hz. Musa olmak üzere Beni İsrail Peygamberlerinin hepsinin Hac yaptıklarına dair deliller vardır. Hz. İsa’nın da Hac ettiği kayıtlarda mevcuttur.(14)

Dipnotlar:

1-Tevrât, Tekvin, 2/2-3; Çıkış, 20/8-11; Sayılar, 28/25.

2-Tevrât, Çıkış, 16/22-23; M.Hamidullah, İslâm Müesseselerine Giriş,s.66.

3-Matta bab 27-28; Markos bab 15, Luka bab 23-24.

4-Buhârî, Sahîh, 1/62; Müslim, Sahîh, 1/228.

5-En-Nedvî, “Dört Rükün”, İrfan Mat. İst. 1977, s. 187; Osman Cilacı,

İlâhî Dinlerde Oruç Hac ve Kurban, s. 18-19.  

6-Matta, 4/1-2; Osman Cilacı, a. g. e. s. 23; Barnaba İncili (Arapça’ya

Terceme: Halil Sa’ade) 14/2-5.

7-Tevrât Tensiye, 26/12.

8-Meryem Sûresi, 30-31.

9-Luka, 3/11; 18/22.

10-Matta, 5/42.

11-Hacc Sûresi, 27.

12-Çıkış 23/14.

13-Çıkış 34/23.

14-Ezrakî, “Ahbâru Mekke”, Terc. Yunus Vehbi Yavuz, 1/73.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık