• 03 Aralık 2015, Perşembe 8:43
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

SÜNNET ? HITAN (2)

Bugün Hıristiyan âleminde 1 Ocak tarihi Noel Bayramı olarak kut­lan­maktadır. Bu tarihi bazıları Hz. İsa’nın doğum günü zanneder, doğum günü değil, Hz. İsa’nın doğumunun 8’inci günü yani sünnet olduğu gün­dür. Onun için bu gün Batı da bile Circumcision yani ; “Sünnet Bayramı” adı altında   kutla­nır.([1]) Barnaba İncilinde([2]) Hz. İsa’nın: “Bir köpeğin sünnet olmamış bir adamdan daha üstün olduğunu söylediği” rivayet­leri vardır.([3]) Pavlus; Yahudi­likteki çocuğun doğumunun 8’inci günü sünnet edilmesi olayını kal­dırmış, doğumun 8’inci günü vaftiz edilme prensibini getirmiş­tir.([4])                Günü­müzde bile Hıristi­yan Habeş Kilisesi ve benzeri bazı Hıristiyan mez­hepleri men­suplarına sünnet olmayı emretmektedirler.([5])

Hz. İbrahim’in sünnetini Peygamber Efendimiz doğumu­nun 7. günü De­desi Abdülmuttalip tarafından sünnet ettirildiği rivayetleri vardır.([6])

Resûlüllah sünnetle ilgili çok hassas davranmış ve konu ile ilgili hadis-i şerifler serdetmiştir. Bunlardan birisi şöyledir:

“Beş şey fıtrattandır: Hıtan (sünnet), koltuk altı temizliği, etek te­miz­liği, tırnak temizliği ve bıyık bakımı”([7]) (fazlalıkları­nın kesilmesi).

Hz. Peygamber’in bu husustaki hassasiyetinin hikmetleri de günü­müzde ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu hususta dünyada yapılan bazı araş­tırmalar neticesi ortaya çıkan gerçeklerden bazılarını naklediyorum: 

Dünya Sağlık Teş­kilatının yayınladığı raporlara göre, sün­netli erkekle­rin eşle­rinde, sünnetli olmayanlara nazaran çok daha az rahim kan­seri gö­rülmek­tedir.([8])

Kanser haftası sebebiyle, Adana’da düzenlenen bir ilmî toplantıda, Çuku­rova Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Kür­süsü Başkanı Prof. Dr. Arif Yük­sel şöyle demiştir: “Dünyada en az rahim kanseri Müslüman er­keklerin ha­nımlarında gö­rül­mektedir. Bunun sebebi de elbette, eşlerinin sünnetli ol­mala­rıdır. Hijyenik yönden sünnetli olmak çok avantajlı bir du­rum­dur...”([9])

Prof. Dr. Asaf Ataseven de şöyle der: “İdrar yolu ve züh­revi hastalık­lar, penis kanseri ve kadınlarda rahim kan­serinde sünnetsizliğin etkisi çok bü­yüktür. Elli yıllık meslek hayatımda 25 dolayında penis kanserine rastla­dım. Bunların hepsi gayri Müslim vatandaşlarımızdan idi...” ([10])

Stockholm Karolinska Üniversitesi Doktorlarından  Hans Olov Adami ve Harvard Üniversitesi Doktorlarından Dmitrios Trikopulos uzun yıllar yaptık­ları araştırmalar netice­sinde şu ilmi neticeye varıyorlar: “Sünnetli erkeklerin ha­nımlarının, döl ya­tağı boyu kanserine yakalanma riski,                sün­netsizlerin ha­nımlarına  nazaran  % 58 daha azdır.”([11])

Yine son yıllarda, çağın vebası veya belâsı olarak nite­lenen ve mil­yar­larca Dolar harcanarak araştırmalar yapılan AİDS hususunda, sünnetin hik­meti ortaya çıkmış ve sünnetli erkekle­rin, sünnetsizlere kıyasla çok daha az AİDS mikrobu kaptığı belgelenmiştir. ([12])

Dünya Sağlık Örgütü WHO sünnetin AIDS hastalığına yol açan virü­sün (HIV) bulaşma riskini % 55-60  azalttığını ispat­ladı ve sünneti tavsiye etti.([13])

Sünnet İslâm âleminde ve Yahudilerde dini bir vecibe ola­rak icra edil­mektedir. Yukarıda zikri geçen tıbbî faydalarından dolayı bugün dün­yanın birçok yerinde benimsenmekte ve özel­likle Avrupa, Amerika ve Ja­ponya gibi ilerlemiş devletlerde yaygın hale gelmektedir.

Buluğ çağına gelmiş bir Ermeni delikanlısı Müslüman ol­muş, sünnet ol­muş, akabinde ölüvermiş. İhtiyar anası; “İsa’yı küstürdün, Musayı zaten tanı­mazsın, Muhammedle de tanışmadan gittin, kuzum sana kıyamette kim yar­dım edip, elinden tutacak” diye ağlarmış!

 

 

Dipnotlar:

1- Asaf Ataseven, “Tarihte Sünnet”, Zafer dergisi yıl 1987, Sayı 127, s. 16.  

2- Barnaba İncilini yazan kişinin havarilerden olduğu rivayetleri vardır. Gerçek Hıristiyanlığı

        ihtiva eden bir kitaptır. Pavlos’un bozduğu, dejenere ettiği Hıristiyanlık hükümleri ile   

         çakıştığı için, İznik Konsülünde benim senmemiş, toplatılmış, yakılmış, okuyanlar takibe

         uğramış, zu­lüm görmüş, ama yine de birkaç nüshasının günümüze kadar gelmesine mani 

         olamamışlardır. 

3- Barnaba, The Gospel of Barnabas, Bölüm 22, s. 25.

4- A. Tercüman, “Hıristiyanlığa Reddiye”, s. 67.

5- A. Osman Ateş, a. g. e. s. 260.

6- H. Musa Bağcı, “Hz. Peygamberin Beşeri Yönü”, S. 190-6, Doktora tezi,Ankara 1999.  

7- Buhârî Libas 64(7/206); Müslim Taharet 49 (1/221-257); İbrahim Canan “Hz.

        Peygamberin Sünnetinde Terbiye”, Ank. 1980, s. 88.

8- Hürriyet Gazetesi, 22. 09. 1975.  

9- Yenidevir Gazetesi, 04. 04. 1977.  

10- Asaf Ataseven, a. e. makale, s. 16.  

11- Milliyet Gazetesi, 12. 04. 2002.  

12- Selçuk Algan, TÜBİTAK, Bilim ve Teknik Der. 1989, sayı:265,s.47.  

13- Bilim ve Teknik Dergisi, Ocak 2008, s. 5.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık