• 09 Nisan 2017, Pazar 11:15
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

ŞÜKÜR
Az gelir Rahmâna biz bin kere bin hamd eylesek

Hamdülillah bî-hesâb nîmetler ihsân eyledi

Var mıdır hâşâ hudutsuz lutf u ihsânında şek

Nev’-i mahlûk içre insân hem Müselmân eyledi

                                                    Veysel Öksüz

 

Ciddi ilim dergilerimizden TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisinde yazıl­dığına göre, ekseriyeti yok olmasına rağmen bugün dünyada 10 milyondan fazla canlı türü vardır.([1])

 

 Şair diyor ki; “Allah’a ne kadar hamd etsek, şükret­sek azdır, çünkü bu kadar tür içinde bizi insan olarak, aynı zamanda da Müslü­man olarak yarattı” Gerçekten öyle. Bu canlılardan biri olarak da yaratabilirdi. Sonsuz hamd ü senalar olsun.

 

Hz. Mevlânâ da bu hususa dikkat çekiyor ve şöyle diyor:

“Din şükründe bulunmaktan, yani seni Müslüman yarattığı için Allah’a hamd ü sena etmekten yüz çeviriyorsun. Çünkü dini babadan miras olarak bedava bulmuşsun.” (4352)

İmam Şiblî’’de; “şükür nimeti değil, nimeti vereni görebil­mektir” der.

 

Arif Nihat Asya merhum da, her canlının şükrettiğini, in­sanların bunun âlâsını yapması gerektiğini dile getirerek şöyle der: “Su içen kuşu, her yu­dumda gagasını göklere kaldırarak Allah’a şükreder gördüm.”

Yüce Rabbimiz bunu haber veriyor ve canlı, cansız “se­mada ve yeryü­zünde mevcut olan her varlığın kendisini tesbih ve tenzih ettiğini, yani ona hamd ve teşekkür etti­ğini”([2]) bildiriyor.

Evliyaullah, Ehlullah denen yüce kişiler; “insanoğlu ba­şını hiç kaldırma­dan ömür boyu secde edip Allah’a şükretse, O’nun verdiği sadece göz nimeti­nin kadrini ödeyemez” buyur­muşlar.

 

Gerçekten daha öncede zikrettim, Allah’ın her insana be­davadan iki adet verdiği göz nimetinin görevini hakkıyla yapa­bilecek bir makine yapılabilmiş olsaydı, bunun stadyum bü­yüklüğünde ve milyar dolarlar kıymetinde olaca­ğını ilim adamları dile getiriyor. Üstelik insanoğlunun gözü misket bü­yüklü­ğünde, bizim görmekte zorlandığımız nice böcekler var Allah onlara da göz vermiş ve görev yapıyor, acaba onlarınki­nin hassasiyeti nasıl?

 

Allah insanoğlunu yeryüzünün en kıymetli varlığı halk et­miş, ve kainat­taki her şeyi, sayıp hesaba getiremeyeceğimiz kadar nan ü nimeti onun için yaratmış ve onun hizmetine sun­muştur. Bu sebeple Cüneyd-i Bağdadî Haz­retlerinin dediği gibi; “onun verdiği nimetlerle ona isyan etmemek şükrün en âlâsı­dır.” Onun verdiği akıl, fikir, zikir, duygu, düşünce, dil ve gö­nülle O’nu inkâr eder, emirlerini yapmazsak bu da isyanların en büyüğü olur ve insanı şeytandan daha aşağı bir duruma düşürür. Çünkü şeytan Allahı inkâr etmedi, sadece Âdem Aleyhisselama hürmet etmesi hususundaki emrine karşı geldi o kadar.

 

Eğer şükredersek Cenâb-ı Allah verdiği nimetleri artıraca­ğını, bunu yap­maz, nankörlük yapar ve isyan edersek, azabının çok şiddetli olacağını Kur’an-ı Keriminde bildiriyor.([3])

Büyüklerden birinin ayağında çıkan yarayı görenler; “sana acıyoruz” demişler O “Ben onun gözümde çıkmadığına şükre­diyorum” demiş.

Sırt sırta yapışık doğan ve o şekilde büyüyen kişilere “na­sılsınız?” de­diklerinde “şükürler olsun, iyiyiz” demişler. Etraf­tan, “yahu halinizi görmü­yor musunuz? Nenize şükrediyorsu­nuz?” dediklerinde şöyle cevap vermişler: “Beterin beteri var. Allah’ın verdiği her hale şükretmek gerek. Ya bizim biri­miz ölse de, diğerimiz yıllarca yaşasa ne yaparız?” Şükür şekerden tatlı­dır ama, her insan bu iz’an ve idraki gösteremiyor maalesef.

Sebe Halkı gibi daha nice kavimlerin, şükretmeyip küfran-ı nimet olduk­ları için Allah tarafından helâk edildiklerini Kur’an bize haber veriyor. 

 Peygamber Efendimiz sadece Allah’a şükretmekle yeti­nilmeyip, insanla­rın da birbirine teşekkür etmesi gerektiğini dile getiriyor ve şöyle buyuruyor: “İnsanlara şükretmesini bilme­yen Allah’a şükretmesini de bilemez.”([4]) 

Nasrettin Hocanın karısı, hocanın kaftanını yıkar ve bah­çeye kollarını açarak kuruması için asar. Hoca gece bakar ki bahçede bir adam var, birkaç yerinden okla vurur ve sabah vazi­yeti görmek için yanına vardığında durumu görünce; “Allahım sana sonsuz şükürler olsun. İyi ki içinde ben yokmuşum” der.

 

Dipnotlar:

1- Adet değil, tür, çeşit. TÜBİTAK, Bilim Teknik Dergisi, sayı 396, s. 60.

2- Haşr Sûresi, 24; Cuma Sûresi, 1;  Tegabün Sûresi, 1.

3- İbrahim  Sûresi, 7.

4- Tirmizi, Birr  87.

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık