• 23 Nisan 2015, Perşembe 0:00
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

ŞİVLİLİK VE ÜÇ AYLAR

Mümin kardeşlerimin Reğaib kandillerini tebrik eder, bu kudsi ayların ve gecelerin vatanımıza, milletimize ve insanlığa esenlikler getirmesini Yüce Mevlâ’dan niyaz ederim.

Arabî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan aylarına mübarek üç aylar de­nir ve farklı dini etkinliklerle kutlanır. Bu ayların faziletine dair Hadis-i Şe­rifler mevcuttur.

Bu ayların Konya ve havalisinde kutlanışı biraz daha farklılık arz et­mektedir. Recep ayının başlangıcından itibaren halkta ve özel­likle de ço­cuk­larda bir hazırlık, bir heyecan başlar. Çünkü Recep ayının İlk Perşembe gecesi “Şivlilik” tabir edilen ve çocukların hedi­yeler aldığı, fener alayları düzenlediği, günümüzde yeni yeni havai fişek gösterilerinin yapıldığı, ateşlerin yakıldığı, o günün sabahında guruplar halinde evleri gezip, değişik hediyeler topladıkları, yine kendi aile büyüklerinden farklı hediyeler aldık­ları... onlar için hayat­la­rında özel ve unutamayacakları hatıraların yaşandığı bir gündür. Bu toplu gezintilerde eskiden çocuklar:

Şivli Şivli şişirmiş

Ergen oğlu pişirmiş

İki çörek bir börek

Bize namazlık gerek

Gibi mani ve tekerlemeleri guruplar halinde söyleyerek, tram­petler ve kavallar çalarak, toplu halde bağırarak, çok daha canlı ve etkin bir şekilde mahalleye, kapıların önlerine geldiklerini haber  ve­rirlerdi.([1])

Günümüzde de kapıların önünde fazla beklememek, vakit kay­betme­mek, daha fazla yer gezip, daha fazla nevale toplamak için gel­diklerini bir şekilde duyuruyorlar.

Bu gün büyükler için de müstesna bir gündür. Aileler kendi ço­cukla­rına ve evlerini ziyarete gelen çocuklara dağıtacakları hediyeleri önceden alıp ha­zırlarlar. Tabi işini ve kârını iyi bilen marketler gün­ler öncesinden ilânlarını, reklamlarını yaparlar ve satışa sunacakları “Şivlilik”leri hazır­larlar. Komşular arası ziyaretler (namaz ziyaretleri denir) çoğalır. “Bişi” denen hamur işi bö­rek-çörek türü şeyler yapılır ve komşulara dağıtılır. Oruçlar tutulur. Bir birle­rinin mübarek üç ayları tebrik edilir. Büyükler ziyaret edilerek elleri öpülür. Ulaşıla­mayan yerlere telefonlar edilir ve gü­nümüzde bir hayli yaygınlaşan mesajlarla kandilleri kutlanır.

Çocuğun dünyasında özel bir yeri olan bu günde, büyüklerin bi­linçli dav­ranması, çocuklara herkes kudreti nispetinde hediyeler al­ması, günün mana ve ehemmiyetini anlatması, çocuğu mutlaka bir şekilde sevindirmesi, maddi kudreti olan ailelerin muhtaç çocuklara da hediyeler alıp, yardımlar yapıp onları sevindirmesi, çocuk yuvala­rını, okulları ziyaret edip hediyeler götür­mesi, zenginliğin şanından ve keremindendir. Yunus Emre şöyle der:

Dervişlik baştadır taç’da değildir

Kızdırmak od’da dır saç’da değildir

Ararsan Mevlâyı gönülde ara

Kudüs’te, Mekke’de Hac’da değildir

Gerçekten bir gönlü, hele hele bir çocuk gönlünü yapabilmek, sevindi­re­bilmek Allah ve Resûlünü sevindirip memnun etmektir. Bu da dünyaya be­deldir.

Bu adet ve faaliyetler Konya ve yöresine mahsus örfi bir gele­nektir ve dini dayanağı yoktur.([2])

Sadece şöyle bir kıssa anlatılır: Takriben Hicri 334 yılında vefat eden meşhur sûfîlerden Ebu Bekir Muhammed Şiblî, bir gece rüyasında, Hz. Muhammed’in ana rah­mine Recep ayının ilk Perşembe günü intikal ettiğine muttali olur. Bunun üzerine büyük bir sevinçle mahallesin­deki her evin kapısını çalarak bu müjdeyi verir. Her kapı çalınışta içerden: “Kim o” soru­suna: “Şiblî” diye cevap verir. Müjdeyi alan ev sahipleri ona sevinç ve sürurlarının eseri olarak değişik hediyeler verirler.([3])

Bugün çocukların “Şivlili-Şivlili” diye bağırmaları bu zatın is­minden galat (bozma) olduğuna, ve çocuklara verilen hediye adetinin de yine bu zata verilen hediyelerden kaynaklandığına dair rivayetler vardır.

Her hâl ü kârda zararlı bir adet olmadığı, bilâkis dini motifleri olan, halk ve özellikle çocuklar arasında, mübarek üç ayların geldi­ğini, kandiller zinci­rinden ilki olan Regâib gecesinin idrak    edilece­ğini haber vermesi, komşuluk, birlik, beraberlik bağlarını kuvvetlen­direceği, çocuklarda dini bir imaj uyandı­racağı, hediyeleşmelere ve­sile olacağı umuduyla bu mahallî adetin canlı tu­tulmasında bir sakınca yoktur.

Çocuklarımız; Noel Baba yalanlarıyla kandırılıp avutulacağına, bilâkis bu ve benzeri adetlerin yaşatılmasında fayda vardır. Üç ayla­rınız kutlu ve mübarek olsun. Âlem-i İslâm’a hayırlar getirsin. Bu günler ve geceler hür­metine Rabbimiz zulüm altında inleyen kardeş­lerimizin sıkıntılarını def ü ref etsin. Müslümanlara şuur ve basiret lütfetsin.

Dipnotlar:

[1]- Bak: Naci Fikret, “Konya Şehrine Mahsus Eski Adetlerden Namaz ve Şivlilik”, Konya

        Dergisi, Konya 1936, No 1, s. 54-55;  Ahmet Hilmi, “Şivlilik”, Ocak Dergisi, 1344, 18.

        sayı: Mustafa Ataman, “Şivlilik”, Türk Folklor Araştırm. No: 127. Şubat 1980, s. 2089.

2- M. Ali Uz, “Konya Kültürüne Hizmet Edenler”, Konya Büyükşehir Bel. Yay. 2004,

         s.60;M.Aydın,“Konya’daki Manevi Halk İnançlarının Dinler Tarihi AçışındanTahlili”.

3- Mehmet Aydın, a. g. e. s. 62.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık