• 16 Eylül 2019, Pazartesi 8:26
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

PAPALAR DÜNYAYA VE DEVLETE TALİPLER (3)

1991 de Patrik olan bugünkü patrik Bartholomeos se­çil­dikten sonra üç buçuk yıl içinde 23 ülkeyi ziyaret etmiş ve İs­tanbul’da, Anadolu’nun birçok yerinde, “Vicdana Çağrı”, “Barış ve Hoşgörü”, “Deniz Temiz”, “Vahiy ve Çevre”, “Kara­deniz Helen Toplulukları Kong­resi” vb. birçok uluslararası toplantı düzenlemiştir. Bunların birçoğuna dünyaca ünlü devlet adamları da gelmiştir ve bu toplantı­larda kendisini Ekümenik Orto­doks Patrik diye lanse etmiş­ler  hâlâ da etmektedirler. Fazla bir tep­kide görmemektedirler. 1995 yılı “Vahiy ve Çevre” toplantı­sında Fener Patriği şöyle demiştir: “Fener Rum Patrikhanesi Ekümeniktir ve bu un­van uluslar arası platformlarda uzun za­mandan beri benim­senmektedir. 500 yıllık berat sahibi­dir.”(1)

ABD gezisinde bile Clinton, Bartholomeos’u Ortodoks İmparatorluğu­nun Başkenti Costantinapolis’ten gelen bir devlet başkanı gibi karşılamış­tır. 17 Aralık 2004 te Ekümenikliği bir kez daha dünyaya duyurulmuştur. ABD elçisi Eric Edelman’ın resmi davetinde de “Ekümenik Patrik” ibaresi geçtiği için Türk Hükümeti olayı proteste etmiş, davete katılmamış, üst düzey bürokratların katılmaması için de genelge yayınlamıştır.  Yuna­nistan’da “Ortodoksia” isimli bir dergi çıkarılmakta ve derginin başında bu derginin “Cihanşümul Patrikhanenin Resmi Der­gisi” ol­duğu yazılmaktadır.(2) Yani Fener Rum Pat­rikhanesi­nin Ekümenik (Evrensel) olduğu bizden başka herkes tara­fından kabul edilmiş durumdadır. 

Bir tarafta Hıristiyanlıktaki ruhbanlık zihniyeti, yani dün­yadan el-etek çekip bir kilisenin, bir manastırın bir köşesinde münzevi bir hayat yaşama anlayışı, diğer tarafta ise dünyayı ele geçirme, evrene hâkim olma, tek dünya imparatorluğu gibi bir hırs ve dünya tamahı… İzahı mümkün olmayan bir düşünce sistemi.

Bu da gösteriyor ki Lâiklik; prensibi ve idaresiyle her ne kadar, Hıristiyanlık ve onun din adamlarının sultasından kurtul­mayı amaçlasa da, Avrupalı hâlâ bunu tam manasıyla başarmış değildir.

Hıristiyan din adamlarının bu dünya tutkusunu, bu lüks ve gösteriş hastalığını, bu debdebe ve şaşaa dürtüsünü takdir ede­bilmek için, bir onların ayinlerde giydikleri elbiselere ve taçlara, taşıdıkları kıymetli asa ve mücevherlere bakmak, bir de Müslü­man din adamlarının basit bir sarık ve cübbeden ibaret olan kıyafetlerine göz atmak yeterli olur sanırım.

Hıristiyan din adamları bu dünya sefasını sürmenin yolla­rını da oluşturmuş, tarihte basit ve uydurma bahanelerle, Engi­zisyon mahkemeleri kanalıyla insanların mallarına, mülklerine el koymaları neticesi dünyanın gayrimenkul yönünden en zen­gin kurumu olması, haddi hesabı olmayan kilise vakıflarının yanında, insanları da haraca bağlamış, kilise üyesi olan her in­sandan aylık takriben 100 Euro’ya yakın aidat alıyor.(3) Verme­yenleri üyelikten çıkarıyor, çıkarılanlara hizmet vermiyor. Yani: Nikâhını kıymıyor, ölüsünü defnetmiyor, dini meresim yaptır­mıyor, kilise okullarına ve kreşlerine çocuklarını almıyor, kilise kabristanlarına ölülerini kabul etmiyor, günahlarını çıkarmıyor­lar vb. baskılar uyguluyor ve insanları mecbur ediyor ve çok büyük meblağlar topluyor. Ayrıca kiliseye gelen herkesin önüne boyunlarında yardım kutuları asılı olarak varıyor ve illâki bir şeyler topluyor.

Luigi Cascioli Vatikan’ı AB İnsan Hakları mahkemesine şikâyet eden bir yazardır. Vatikan’ı maddi kazanç temin etmek için Hz. İsa’yı istismar edip halkı dolandırdığı için şikâyet et­miştir. Vatikan’ın aslında bir şirket olduğunu söylemektedir ve doğrudur. Vatikan Shell, General Motors, IBM, Fiat, Alitalia gibi dünyanın en büyük şirketlerine ortaktır. Silâh sanayiinden enerji sektörüne birçok şirkete ortaktır. Vatikan aslında dünya­nın en zengin devletidir.(4) Vatikan’ın yani bu minicik veya sembolik devletin, gayrimenkulleri hariç bugün bile 500 milyar Euro’dan fazla servetinin olduğu ve ABD den sonra en büyük altın rezervlerine sahip olduğu bilinmektedir.(5)  

Her şeye rağmen iman ve inancından dolayı onları seven, sayan ve hürmet edip sözlerini tutan insanlarda eksik değildir. Papa Jean Paul Roma’da bir üniversite kampusunda toplanan 2 milyon genç talebeye hitap edebilmektedir.(6) 2005 yılında ölen bu Papa’nın cübbesinin 100 bin parçaya bölündüğü, her parça­nın büyük paralara satıldığı, yine de talebi karşılamadığı ile ilgili bilgiler internete düşmüştür.(7)   

2000 yılında Yunanistan’da kimliklerden “din” hanesinin kaldırılması söz konusu oldu, papazlar bu duruma karşı çıktı 3 milyon imza topladılar ve 200 bin kişileri aşan kalabalıklar oluşturup mitingler yaptılar ve hükümet geri adım atmak duru­munda kaldı.(8)

Dipnotlar:

1- Milliyet Gazetesi, 24. 09. 1995.

2- Ahmet Uçar, Tarih ve Düşünce Dergisi, Aralık-Ocak-Şubat 2005, s. 33.

3- Kilise üyesi her Almandan ayda 80, yılda 1000 DM para kesilir.

        Böylece Kilise yılda 14 milyar mark topluyor... Milliyet, 05. 04. 1993.

4- Banu Avar, “Hangi Avrupa”, Truva Yay. İst. 2008, s. 312.

5- İbrahim Refik,Tarih Şuuruna Doğru-5,Albatros Yay. İst.2007,s.130-136.

6- 20.08.2000 TV ler akşam haberleri...

7- Yeni Şafak Gazetesi, 27. 09. 2007.

8- Milliyet Gasetesi, 23.06.2000; 29.08.2001.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık