• 14 Şubat 2018, Çarşamba 7:50
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

ÖZLENEN OSMANLI (3)

Afrika’da Osmanlı Özlemi:

Osmanlı çekilince Afrika yetim kaldı. Kendisini Afrika'daki son Osmanlı olarak tanımlayan Eski Cibuti Cumhurbaşkanı Ali Arif Burhan, yaptığı açık­lamada; "Osmanlı bölgeden çekilince Afrika yetim kaldı. Bölgede barış bitti. Bu coğrafyaya tekrar geri dönün, bizi Batılıların boyunduruğundan kurtarın."

"Osmanlı târihini tamamen yok ettiler. Cibuti'de kızlar evlenirken, dü­ğünlerinde 'İstanbul feneri gibi parla, ülkeni aydınlat' diye şarkı söylerlerdi. Hatıralarımız siliniyor" diyen Arif Burhan, Osmanlılar ile olan bağını şöyle anlattı:

"Dedem Ebû Bekir Paşa yaklaşık 40 sene Afrika Boynuzu'nu yönetti. İda­resi boyunca Osmanlı Paşası'ydı. O dönemde Cibuti diye bir ülke yoktu. Ebû Bekir Paşa, Osmanlı Devleti'ne bağlı olarak vergi topluyordu. Osmanlı çekilince dedem İngilizler yerine Fransızlarla himâye anlaşması yapmak zo­runda kaldı. Dedem öldükten sonra babam Burhan Bey, Fransızlardan ba­ğımsız olarak Cibuti'yi kurdu."

Arif Burhan, daha sonra Fransızların ülkeyi kolonileştirmek istediğini, babasının bu durumu fark ederek önlem almaya çalıştığını vurgulayarak, söz­lerini şöyle sürdürdü:

"Fransızların planlarını fark eden babam, sömürü politikasına karşı koymaya çalıştı ama engelleyemedi. Tüm çabalarına rağmen Fransızlar, 1910 yılında ülkeyi sömürge altına almaya başladı. Sömürüye karşı koyduğu için Fransızlar babamı tutukladı. Cibuti, 1977 yılına kadar sömürülmeye devam etti."

Türkiye'de bulunmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Arif Burhan,"1885 yılında bağlarımız kopmuştu ama şimdi Türk halkıyla bu­luşmuş oluyorum. Anadolu halkı kendi coğrafyasına kapanmış uyuyor. Oysa diğer coğrafyaları tanımaları gerekiyor. Türk gençleri, dedelerinin izinden gitmeli ve eski topraklarını tanıyıp, târihine sahip çıkmalıdır. 1885'te bıraktığı toprakları yeniden keşfetmelidir. Ayrıca Türk halkı maalesef kendi târihini tanımıyor. Gençler eski metinleri okuyamıyorlar" şeklinde konuştu.(1)

Osmanlı Nijer’de hâlâ yaşıyor. Dedelerimiz Afrika ortalarındaki Nijer’a kadar gitmiş, asırlarca oraları adâlet ve hoşgörüyle yönetmiş ve o kadar güzel intibâlar bırakmış ki, bugün kendi diyârında Osmanlının esamesi kalmadığı halde o bölgelerde hâlâ yaşıyor ve o bölgeler Osmanlı adına idâre ediliyor. Nijer’in Ağadez bölgesinde İstanbulewa da Osmanlı sancağı dalgalanıyor. Yıldırım Beyazid soyundan gelen Sultan İ. Rahim Oumarou, Osmanlı Sultanı olarak bölgeyi yönetiyor. Cuma hutbeleri Osmanlı pâdişahları adına okunu­yor, davaları kadılar görüyor, sultanlık babadan oğla geçiyor.(2) 

Çağımızın meşhur târihçisi Arnold Toynbee kendi dindaşları ve soydaş­ları ile Osmanlıyı kıyaslıyor ve şöyle diyor: “Osmanlı Türklerinin bu kadar küçük bir başlangıçtan, o kadar elverişsiz şartlar altında, bu derece sürekli bir devlet kudretine erişmesi, cihan târihinin en  fevkalâde tezahürlerinden biridir. Osmanlıların yakın Doğu’da yerlerine geçen Avrupalı veya yerli hiç­bir devlet, bu bölgeyi Osmanlılar kadar iyi idâre etmemişlerdir. Avrupa dev­letleri, Osmanlılardan aldıkları ülkeleri ancak zulümle yönetebilmişler­dir.”(3)

Cezayirli ihtiyarlar hâlâ muska diye boyunlarına eski Osmanlı paralarını takmakta,(4) uğur getirir diye gelinlerinin çeyiz sandıklarına koymakta, Osman­lıya hayranlıklarından dolayı bağımsızlıklarından sonra da bizim bay­rağımıza benzer ay yıldızlı bir bayrak kullanmaktadırlar. Afrika içlerinde ve Kuzey Afrika devletlerinde de Balkanlarda olduğu gibi, sözün kuvvetlenmesi ve söze sadık kalınması için “Türk Sözümü?” tabiri hâlâ kullanılmaktadır.(5)

Hüsrev Hatemi 2004 Haziranında Florida’daki Diyabet kongresine katı­lır. Akşam Disneyland’daki tek Müslüman devlet pavyonuna Fas pavyonuna giderler. Burada Tamburi Cemil Beyden eserler çalındığını hayretle görür­ler.(6)

Ortadoğu’da Osmanlı Özlemi:

Ürdün Yüksek Mahkemesi Başkanı Udek "400 sene huzur içinde ya­şa­yan Ortadoğu,  Osmanlı'nın çekilmesiyle cadı kaza­nına döndü"(7) dedi.  Aynı itirafı yakın târihte ABD başkan yardımcısı Algore de: "Osmanlı Or­tadoğu’ya huzur ve sükûn getirmişti"(8) dedi. 

U.S.News dergisinde çıkan şu yorumda bu hakikati dile getirir: "400 sene Osmanlı'nın himâyesinde kalan Filistin,  hu­zurlu günlerin arayışı içinde.  Osmanlı devletinin yıkılmasıyla Hıristiyan ülkelerin sömürgesi haline gelen Arap ülkeleri,  Os­manlı'yı hasretle arıyor".(9)  

Dipnotlar:

1- 10. 11. 2013, Yeni Şafak Gazetesi; Ferhat Koç, “Medeniyet Coğrafyamıza Seyahat”, Düşün Yay. İst. 2012, s. 150.

2- Bugün Gazetesi, 21. 10. 2013.

3- İbrahim Refik, “Târih Şuuruna Doğru-3”, Albatros Yay. İst. 2001, s. 127.

4- Tekin Kılıç, “Osmanlıdan Torunlarına Hayat Düstûrları”, Gelenek Yay. İst. 2011, s. 61.

5- İbrahim Refik, “Ulu Çınarın Gölgesinde”, Albatros Yay. İst. 2004, s. 176.

6- Türk Edebiyatı Dergisi, Ekim 2004, sayı 372, s. 10. 

7- Yeni Nesil Gazetesi, 20. 01. 1986.

8- Milliyet Gazetesi, 25. 03. 1995.

9- U.  S.  News dergisi, Şubat 1993 târihli nüshası.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık