• 02 Kasım 2018, Cuma 8:20
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

OSMANLILARIN ŞEFKAT VE MERHAMETLERİ (5)

Dedelerimiz esirlere yukarıda zikredildiği gibi son derce hüsnü muâmele ederken, Fâtih İstanbul’u aldığında bile kimsenin hukukuna tecavüz edilme­mesi için fermanlar yayınlarken,(1) aynı dönemde, bugün bile kahraman ka­bul edilip mezarı başından ziyaretçileri hiç eksik olmayan Kazıklı Voyvoda diye nam salan Vılad Drakula, esir ettiği on binlerce Osmanlı Türkünü kazık­lara oturtuyor, onların iniltileri arasında sofra kurdurup, konser verdirip zevkle eğleniyordu.(2)

Avrupa’nın sicili bu hususta o kadar zifiri karanlık, o kadar kirli ve pislik içinde ki; 6 asır (1183-1807 târihleri arasında) devam eden Engizisyon tasallutu döneminde halkın en büyük zevki, bu mahkemele­rin verdiği kararların infâzı esnasında, mahkûmların akıllara durgunluk vere­cek işkencelerle öldürülmelerini veya diri diri toprağa gömülmelerini, yakılmalarını seyretmek idi.(3)

Kanije Savunması ile dünyaya nam ve şan veren Tiryaki Hasan Paşamız da hatıralarında Avrupalıların esirlerimize ne kadar gaddarca ve cânice dav­randıklarını, işkencelerle öldürdüklerini dile getirir.(4) Avrupalıların bu husus­taki vahşiliklerini, canavarlıklarını anlayabilmek için, kendilerinden olan Max Kemmerich,in: “Avrupa Târihinden Garip Vak’alar” isimli kitabını okuyuvermek yeterlidir.(5)

Bir Müslüman onların yaptıklarını aslâ ve kat’a yapamaz. Niçin? Çünkü inandıkları din buna müsâade etmez. Âyetler, hadisler, Asr-ı Saâdet’teki uy­gulamalar, müçtehitlerin fetvaları buna engel olur. Bugün İslâm adına bazı fanatik gruplar, Ortaçağ Avrupalılarına rahmet okutturacak bir sapkınlık ve gaddarlık içinde iseler, onlar Gerçek İslâm’ı temsil değil, kendi küçücük be­yinlerinde oluşturdukları İslâm’a göre hareket ettikleri içindir. Çünkü: 

Hariciler Hz. Ali Muaviye ve Amr b. As’ı öldürme kararı alırlar. Hz. Ali şehit edilir, Muaviye yaralı kurtulur, Amr b. Asın yerine, namaz kıldırmak üzere gönderdiği kişi öldürülür. Hz. Ali şehit olmadan kendini yaralayan İbni Mülcem’e kısas uygulanmasını yani öldürülmesini ister ama katiyen işkence yapılmasını istemez çünkü ben Rasûlullah tan; “işkence yapmayın, velev ki öldürmek istediğiniz bir kuduz köpek bile olsa”(6) hadisini duydum buyurmuş­tur.(7)

Bir başka misal de; Uhut Savaşında en yakın akraba ve arkadaşlarını şehit eden, üstelik kulaklarını kesen, gözlerini çıkaran, burunlarını oyan, kalplerini çıkaran müşriklere, Allah Resûlü aslâ kötü muâmele yaptırmamış, işkence, terör ve tedhişe müsâade etmemiştir. İslâmı bilen gerçek müminlerde aslâ bu süfli hareketlere tevessül edemezler. Yahûdilerin ve Hıristiyanların ellerindeki kitapları bozulmuş, peygamber uygulamaları da değiştirilmiş ol­duğu için onları frenleyecek, şefkat ve merhamete getirecek böyle güzel örnek ve numuneleri olmadığı için onlara yapıbiliyorlar, her türlü terör ve tedhiş hareketini irtikap edebiliyorlar.

Amr b. El-As ve Şurahbil b. El-Hasene Şam’daki bir savaş esnasında bir kâfirin başını kesip Halîfe Hz. Ebû Bekir’e göndermişler. Hz. Ebû Bekir hiç memnun olmayıp onları tazir ve tekdir edince onlar; “düşmanların da aynı şeyi kendilerinden şehit olanlara yaptıklarını” söylemişler fakat Hz. Ebû Be­kir: “Allah’ın kitabı ile Hz. Muhammed’in sünneti (uygulaması) varken, Fars­lılarla Bizanslıları örnek almak neyin nesi?” demiş ve tenkidini sürdürmüş, bir daha aslâ böyle bir şeye teşebbüs etmemelerini i’kaz etmiştir.(8)  

Bir hadis-i kudsi’de Yüce Rabbimiz; “kullarıma işkence etmeyin” bu­yurmuş, Sevgi. Peygamberimiz de; “Allah’ın can verdiği hiçbir varlığa iş­kence etmeyin”(9) hadisi ile ümmetini uyarmıştır. Şiirleriyle İslâm’ı ve Müslü­manları devamlı kötüleyen şâir Süheyl b. Amr yakalanınca Hz. Ömer “Ya Rasülallah müsâade et de şunun dişlerini sökeyim ki, bir daha aleyhimize bir şey söyleyemesin” deyince Yüce Efendimiz; “ben işkence yapmam, yoksa Allah da bana yapar”(10) “İnsanların en hayırlısı, Allah katında en sevimli ve üstün olanı insanlara en güzel davranandır, en faydalı olandır.”(11) Bu­yurmuştur. 

Haçlı ve Osmanlı Merhametini Kıyas:

Bir fikir vermesi, bir kıyas yapılabilmesi için bir misal daha arz ediyo­rum: Bartolome de Las Casas (1474-1566) Madrid doğumlu, Kristof Kolomb’un arkadaşlarından birinin oğludur. Piskopostur. Amerika’da yerlile­rin nasıl soykırıma uğradığını bizzat görerek bir kitap yazmış, bunu o dö­nemde İspanya Prensi Felipe’e göndermiş, ama kitabı 1875 yılına kadar yani 300 seneden fazla bir zaman baskılar neticesi yayımlanamamıştır.

Dipnotlar:

1- Sâmiha Ayverdi, “Ebedî ve Mânevî Dünyası İçinde FATİH”, Kubbealtı Yay. İst. 2008, s.164.

2- Ahmed Şimşirgil, “Kayı-2”, KTB Yay. İst. 2013, s. 185. Osman Dilber, a. g. e. s. 176.

3- Önder Kaya, “Avrupa Târihi”, Timaş Yay. İst. 2011, s. 171.

4- Tiryaki Hasan Paşa’nın Gazaları, “Kanije Savunması”, Tercüman 1001 Temel Eser, Hazırlayan Vahit Çabuk, İst. 1978, s. 36.

5- Max Kemmerich, “Avrupa Târihinden Garip Vak’alar”, Haz. İsa Dedeoğlu, Osmanlı Yayınevi, İst. 2001.

6- Taberânî, el-Kebir 3/218.

7- Taberî, Târihü’l Ümem vel-Mülük, Beyrut târihsiz, c. 5, s. 144; İhsan Süreyya Sırma, “Târih Şuuruna Doğru”, Seha Neşriyat, İst. (târihsiz) s. 186.

8- Beyhaki es-Sünenü’l-Kübra c. 9, s. 132; Tahavî, Şerhü Müşkili’l-Asar Beyrut 1947, s. 404.

9- Taberani el-Kebir, c. 3, s. 218.

10- Vakıdî, el-Megazi Beyrut 1966, c. 1, s. 107.

11- Bezzar el-Müsned 6947; Ebû Ya’la, el Müsned, Dımaşk 1984, c. 6, s. 65, 106, 194.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık