• 17 Ağustos 2017, Perşembe 7:20
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

OSMANLILARIN GÜÇLERİ, KUDRETLERİ (8)

Ekonomik ve Fizikî Güçleri:

“Osmanlının Zenginlikleri” başlığı altında bu konuyu daha detaylı işle­yeceğiz ama, burada da birkaç misal verelim:

Paris’teki Notre-Dame Kilisesinin inşaatı 200 yıl sürmüş ama(1) Ünesco ta­rafından Dünya Eserleri listesinde olan Sultanahmet, Selimiye gibi eserlerin yapımı en fazla 7 sene sürmüştür. Onların yavrusu mesabesinde olan ve gü­nümüz teknik ve taktiğinden de faydalanıldığı halde Ankara Kocatepe Câmii­nin yapımı 25 seneden fazla sürmüştür. İşte Osmanlının gücü budur.

Avrupa Ortaçağda çok fakirdir. Karınlarını doyuracak ekmeğe muhtaç­tırlar. Doğunun zenginliklerini gasp edebilmek için, yiyecek bir şeyler bula­bilmek için Ortadoğu’ya yani Kudüs ve havâlisine 8 büyük çaplı 12 defa Haçlı Seferleri düzenlemişlerdir. Osmanlı üzerine düzenledikleri Haçlı Sefer­leri bu sayıya dâhil değildir.

Avrupa sömürgeciliğe başlayıp, Afrika, Asya ve Amerika kıtalarındaki mazlum ve mağdur milletlerin kanını emmeye, iliğini sömürmeye, zenginliklerini hortumlamaya, yüz milyonları köle diye en kötü şartlar altında çalıştırmaya, bu kıtaların bütün zenginliklerini Avrupa’ya ak­tarmaya başladıktan sonra zengin olmuş, kendi saâdetlerini dünya milletleri­nin felâketleri üzerine bina etmişlerdir.

Bunun için ünlü Fransız Filozofu Sartre; “Paris’in ihtişâmına çarpı­lan bir doğulu, o ihtişâmın altında kendi atalarının çalınmış veya gasp edilmiş zenginliklerinin yattığının farkında de­ğil” demiştir.(2) M. İnglis’in yaptığı tasvire göre ortaçağda bir Kastilya köyü, Osmanlının en fakir köyünden 100 kat daha fakirdir, daha sefildir.(3)

Protestan mezhebinin kurucusu Martin Luther kendi idârecilerine şöyle seslenir: “Sizin gibi gözü doymaz prenslerin, toprak ağalarının ve burju­vaların idâresi altında yaşamaktansa, Osmanlıların idâresi fa­kirlere daha hayırlıdır.”(4)

1900’lü yıllarda, yani çöküş döneminin sonlarında bile bir Osmanlı li­rası 3,70 dolara, 18,45 marka, 17,00 İsviçre frangına bedeldir.(5)  Cumhuriye­tin ilk yıllarında (1923), yani Osmanlı bize enkaz devretti denildiği dönem­lerde bile, bir dolar 90 kuruştur.(6) Dolardan daha değerlidir.

Ama Cumhu­riyet idârecilerinin yarım asırda memleketi ne hale getirdiklerini de şu misalden anlayâlim: 1999 yılı i’tibârıyla dolar karşısında dünyada en düşük para Türk lirasıdır.(7)  Ekonomik yönden Dünyada 192 ülke arasında 97. sırada­yız.(8)

Hasta adam denilen dönemde bile(1875 de) Osmanlı de­miryollarında dünyada dokuzuncu, telgraf hattında beşinci, kara ordusunda Fransa ve Rusya’dan sonra üçüncü, donanmada İngiltere ve Fransa’dan sonra yine üçüncüdür.(9)

2000 yılı i’tibârıyla bu hususlarda dünyada en sondan kaçıncı olduğumuz araştırılırsa Osmanlının gücü daha iyi anlaşılır ve her hususta Os­manlıyı kötüleyen, iftira atan, ecdadına sövüp-sekiden, haramzâdelik yapan insanların kalitesizliği ortaya çıkar.

 Sâmiha Ayverdi bu durumu kabullenemi­yor, isyan ediyor ve şöyle diyor:“Neden o zirvelerden bu çukurlara indik? Neden yeri göğü titreten sesimiz kısıldı? Neden sadaka verdiğimiz milletlerin  ianesine el açmış bulunuyoruz?..” (10)

Fâtih’in 4 ayda yaptırdığı Rumeli Hisarını(11) bugünkü teknik imkânlarla bile bu zaman diliminde yaptırmak mümkün değildir. Ama Ecdâdımızın gü­cünü tebarüz ettiren en bâriz delillerdendir. Yine 27 km. uzunluğunda olan Kars Kalesi 27 günde inşa edilmiştir.(12)

 Osmanlı 20 günde kaleler ve kuleler yapabilecek bir güce sahiptir.(13) Osmanlı Tuna Nehri üzerine 5 günde taş köprü yapıp ordularını karşı tarafa geçirmiştir.(14) Bir günde fıçılardan Haliç üzerine köprü yapabilmiştir.(15) Târihte Sina çölünü ordusu ile geçen ilk millet­tir.(16) Bir kışta 150 gemi inşa edip denize salabilmiştir.(17) 140 bin kişilik bir orduyu 2500 km. yürütüp Çaldıran zaferini kazanabilmiştir.(18) Yavuzun Mısır Seferi tam iki sene 50 gün sürmüştür.(19)

Dipnotlar:

1- Beynun Akyavaş, “Seni Seven Neylesün”, TDV Yay. Ank. 2012, s.147.

2- Târih ve Düşünce Dergisi, Ağustos 2000, sayı 10, s. 7.

3- Ersal Yavi, a. g. e. s. 2.

4- Mehmed Niyazi, “Medeniyet Ülkesini Arıyor”, Tuğra Neşriyat, İst. 1991, s. 51.

5- Târih ve Medeniyet Dergisi, sayı 5, s. 24. 

6- Milliyet Gazatesi, 22. 05. 1999.

7- Milliyet Gaze­tesi, 08. 01. 1997.

8- 20. 09. 1995 târihli gazete ve TV haberleri.

9- Yılmaz Öztuna, “Keçeci zâde Fuad Paşa”, Kültür Bakanlığı Yay. İst. 1988, s. 83.

10- Sâmiha Ayverdi, “Ne İdik Ne Olduk”, Kubbealtı Yay. İst. 2007, s. 16.

11- Edirneli Oruç Beğ, “Oruç Beğ” Tercüman 1001 Temel Eser, Haz. Atsız, Târihsiz, s. 107. 

12- Yılmaz Öztuna, “Büyük Türkiye Târihi”, Ötüken Yay. 1977, c. 4, s. 406, 417, 436. 

13- Ahmed Şimşirgil, “Kayı-3”, KTB Yay. İst. 2013, s. 79. Nitekim ll. Beyazid döneminde 23 günde iki tane kale inşa edilmiştir 79.

14- Hammer a. g. e. c. 3, s. 46, 53.

15- Yılmaz Öztuna, “Büyük Türkiye Târihi”, Ötüken Yay. 1977, c. 2, s. 441; c. 4, s. 406, 417, 436. 

16- Yavuz Sina çölünü 13 günde geçmiştir. N.Kösoğlu,Türk Dünyası Târih ve Medeniyeti Üzerine Düşünceler”,Ötük. Yay.Ank.1997, s. 221.

17- Gabor Agoston, “Osmanlıda Strateji ve Askeri Güç”, Timaş Yay. İst. 2012, s. 20.

18- İbrahim Refik, “Efsane Soluklar”, İzmir, 1991, s. 36.  

19- Ahmed Şimşirgil, “Kayı-3”, KTB Yay. İst. 2013, s. 254.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık