• 16 Ekim 2018, Salı 8:27
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

OSMANLIDA SANAT ve ŞİİR (5)

Osmanlı sultanlarının hemen hemen tamamı şiirle meşgul olmuş ve ba­zılarının fevkalade şiirleri, beyitleri, eserleri vardır. 2. Murad şiire ve ilme rağbeti olan bir pâdişah, İlk şâir pâdişah olan bu zat haftada iki gün şâirler ve âlimlerle divan toplamıştır.(1) Türkçeye önem vermiş, Mercimek Ahmed isimli âlimin “Kâbusname” isimli eserinin halk tarafından daha iyi anlaşılması için sâdeleştirilmesini emretmiştir. Şiirleri ilk defa kayda geçirilen Sultan bu­dur.(2)

Sultan 3. Murad ise 3 dilde divan yazmış bir pâdişahtır.(3) Bir tarafta dünyayı idâre etmişler, seferler, savaşlar, gazalar yapmışlar, öbür taraftan bütün bu hengame arasında, devlet gaileleri, gönül haileleri arasında şiirler söyleyip, divanlar yazabilmişlerdir. Buna akıl erdirmekte, bu sırrı çözmekte idrak aciz kalıyor.

Gayret-i İslâm içindür kıldığım azm-ı sefer

Hak bilür kim itmedüm ben anı mülk-i dâd için”  

Muhıbbî (Kanûnî)

Rif’at istersen eğer mihr-i cihân-ârâ gibi

Sür yüzün her gün yere eyle tenezzül mâ gibi  

Muhlisî (Şehzâde Mustafa)

Vârımı ben Hak’ka verdim gayrı vârım kalmadı

Cümlesinden el çeküp pes dü cihânım kalmadı

Çünki hubbullah erişdi çekdi beni kendüye

Açdı gönlüm gözünü gayrı gümânım kalmadı

Evliyânın himmeti yakdı beni kal eyledi

Sâfiyim buldum safâyı dü cihânım kalmadı

Ahmed îder yâ ilâhî sana şükrüm çok durur

Hamdü lillah aşk-ı Hak’dan gayrı vârım kalmadı

l. Ahmed.

İstemem dünyada Hind ü Rum ü Mısr'ın tahtını

Geceler ta subha dek Hakka niyazım var benim    

Fârisî  (Genç Osman)

Niyyetim hıdmet idi saltanat-ü devletime

Çalışır hasîd-ü bedhal, aceb nekbetime   

Fârisî  (Genç Osman)

Müezzinzâde Hâfız Ahmed Paşa Bağdat Fethi için serdâr tayin edilmiş, ama zor durumda kalınca manzum bir beyitle Sultan 4. Murad’dan yardım istemiş:

Aldı etrafı adû (düşman) imdada asker yok mudur?
Din yolunda baş verir bir merd-ü server yok mudur?

Sultan 4. Murât buna cevabı şu beyit olmuştur:

Hâfızâ Bağdâd’a imdâd etmeye er yok mudur?
Bizden istimdâd edersin sende asker yok mudur?

 

Külâhın sat lakin yine yokuncul olma namerde

Cihanda kelle sağ olsun külâh eksik değil merde  

3. Ahmed

Bağ-ı âlem içre gerçi pek safâdır saltanat

Vakf etsen bir kuru gavgaya câ dır saltanat

Bu zamanın devletiyle kimse mağrur olmasın

Kam alırsan adl ile ol dem be-câ dır saltanat

Kıl tefekkür ey gönül çerhin hele devrânını

Geh safâ ise veli dâim cefâdır saltanat

Bu cihânın devletine eyleme zerre tamâ

Pek sakın İlhâmi zira bî-vefâdır saltanat

İlhâmî ( 3. Selim)

Gir gönül şehrin tavaf kıl beyt-i ekrem ondadır

Sidre vü levhü kalem hem arş-ı âzam ondadır 

Adile Sultan

Deniz savaşları sonunda hüsrana uğrayan düşman ordularının kara muhârebelerinde de mağlubiyete uğrayıp Çanakkale’yi terke mecbur kalmaları kar­şısında Sultan 5. Mehmed Reşad bir şükür nişanesi olmak üzere bir gazel yazar. Devrin hemen hemen bütün gazete ve mecmualarında Gazel-i Hümâyun, Manzume-i Hümâyun, Manzume-i Garra-i Hümâyun vs. başlıklarıyla yayımlanan bu gazel halk tarafından çok beğenilmiştir.

Savlet etmişdi Çanakkal‘aya bahr u berden

Ehl-i İslâmın iki hasm-ı kavîsi birden

Lâkin imdâd-ı İlâhi yetişip ordumuza

Oldu her bir neferi kal‘a-i pulad-beden

Asker evlâdlarımın pîşgeh-i azminde

Aczini eyledi idrak nihâyet duşmen

Kadr u haysiyyeti pâmâl olarak etdi firar

Kalb-i İslâma nüfuz etmeğe gelmiş-iken

Kapanıp secde-i şükrâna Reşad eyle dua

Mülk-i İslâmı Huda eyleye dâim me’men

Dipnotlar:

1- Sâmiha Ayverdi, “Ebedî ve Mânevî Dünyası İçinde Fâtih”, Kubbealtı Yay. İst. 2008, s. 21.

2- Ahmed Şimşirgil, “Kayı-2”, KTB Yay. İst. 2013, s. 100.

3- Derin Târih Dergisi, Aralık 2013, sayı 21, s. 113.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık