• 15 Mart 2017, Çarşamba 6:53
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

Osmanlı Niçin Borçlandı? Nasıl İflâs Etti?(1)
Osmanlı târihi boyunca 192 savaşa girmiş, 155 kesin zafer kazanmış, ek­serisi son dönemlerde olmak üzere, 26 yenilgi almış ve 11 savaşta da berabere kalmıştır, yani kimin gâlip, kimin mağlup olduğu belli olmamıştır.

 Haçlı âlemi Osmanlıyı erkekçe, mertçe savaş meydanlarında yenemeyeceklerini târihî tecrübeleri ile test ettiler. Fakat gayelerine ulaşabilmek, dünyayı keyifle­rince sömürüp hortumlayabilmek için illa ki, Osmanlının bertaraf edilmesi gerekiyor. Bunun için son zamanlarda tektik ve metot değiştirdiler. Bu hu­susta da en büyük ve etkili delilleri, rehberleri papa ve papazlar oldu.

2 Şubat 1821 yı­lında Mora İsyanını çıkartan ve binlerce in­sanın ölmesine sebep olan Papaz Grigorios'un, Osmanlıyı yıka­bilmenin yol ve yöntemlerini belirleyen, Rus Çarı ve diğer Av­rupalı idârecilere gönder­diği tavsiye mektu­bunu okuyucularıma arz ediyorum:

“Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Çünkü Türkler çok sabırlı ve mukavemetli in­sanlardır. Gâyet mağrur ve izzet-i nefis sâhibi­dirler. Bu hasletleri de dinlerine bağlılıklarından, an'anelerinin kuvvetinden, pâdişahlarına, kumandanlarına ve bü­yüklerine olan itaat duy­gularından ileri gelmektedir.

Türkler zekidirler ve kendile­rini müspet yolda sevk ve idâre ede­cek liderlere sahip ol­dukları müddetçe de, çok ça­lışkandırlar. Onların bütün me­ziyetleri, hattâ kahra­manlık duy­guları da an'anelerine ve ahlâklarına olan bağlı­lıklarından ileri gelmektedir.

Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak, mânevî râbı­tala­rını kesmek, dinî metânetlerini zaafa uğratmak gerekir. Bunun da en kısa yolu, an'anat-ı milliye ve mâneviyelerine  (Millî ve mânevî anlayışlarına) uyma­yan hârici fikirler ve hareketlere onları alıştırmaktır. Türkler hâricî yardımı red­de­derler.

Haysi­yet hisleri buna manidir. Fakat onlara sezdir­meden bunu yap­mak şart­tır. Mâneviyatları sarsıldığı gün Türkleri, kendilerin­den şeklen çok kuvvetli, kalabalık ve zâhi­ren hâkim kuvvetler önünde zafere götüren asıl kuvvetleri sarsı­lacak ve maddî üs­tünlükle onları yıkmak mümkün ola­caktır.

Osmanlı devletini dünya siyasî hayatından tasfiye için, on­lara bir şey hissettirmeden bünyelerindeki bu tahribatı tamam­lamak gerekir.” (1)

Bu ve benzeri tavsiyeler neticesi Batılıların Osmanlıyı yıkabilmek için uyguladıkları metotlardan bazıları:

1-Osmanlıyı bazen kendileri ile, sık sık Ruslarla ve son zamanlarda da Balkan devletleri ile sık sık savaşa sokmuşlar,(2) çeşitli entrikalarla onları iflâs ettirmişler. Dünyada en mâliyetli faaliyet, savaşlardır. Osmanlıda ilk borcu Kırım Harbi nedeniyle almıştır.(3)

 Batılı devletler politikaları icabı Osmanlı ve Rusların yükselip yücelmesini istemiyorlar, bunun için çeşitli Bizans oyunları ile bunları birbirine takmışlar ve târih boyu savaştırmışlardır. Yan­gını çıkardıktan sonra Osmanlıya gelip itfaiyecilik rolüne bürünüp, çok büyük avantajlar ve pirimler koparmışlardır. Kırım savaşı da böyle olmuştur.(4) 

Quincy Wright isimli Batılı bir yazarın “Savaş Üzerine Bir İnceleme” isimli kitabında ortaya koyduğu bilgilere göre Osmanlı Devleti’nin 1450-1900 yılları arasındaki her 50 yılın ortalama 30,5 yılını savaşlar içinde geçirmiş­tir.(5)  Samiha Ayverdi Hanıma göre de Ruslarla her 5 yılda bir savaşa tutuşmu­şuz.(6)

İngiliz parlamenter ve târihçi Munra Butler bu realiteyi şöyle dillendirir: “Osmanlıya son zamanlarda Avrupalılar eskisi gibi topla, tüfekle, ordularla saldırmıyorlardı. Bunların yerini, diplomatik oyunlar, ekonomik entrikalar, borçlandırma, şuna buna imtiyaz isteme, dayatma reform yaptırma bir nevi zoraki ferman ilân ettirmeler almıştı.”(7)

Dipnotlar:

1- Târih Konuşuyor Dergisi, c.1, s.1; Ahmed Uçar, Târih ve Dü­şünce Dergisi, Aralık-Ocak-Şubat 2005, s. 19.  

2- Asırlarca Ruslarla her 5 yılda bir savaşmışız. Sâmiha Ayverdi, “Türk-Rus Münasebetleri ve Muhârebeleri” Kubbealtı Yay. İst. 2004, s. Takdim bölümü. 

3- İskender Pala, “Tavan Arası”, Kapı Yay. İst. 2008, s.161.

4- Cengiz Özakıncı, “Türkiye’nin Siyasî İntiharı”, Otopsi Yay.13. bas. İst. 2007, s. 57.

5- Dankwart A. Rostov, “Unutulan Müttefik Türkiye”, Milliyet Yay. İst. 1989, s. 188. ; İbrahim İbrahim Refik, “Târih Şuuruna Doğru-2”, Albatros Yay. İst. 2001, s. 31. 

6- Sâmiha Ayverdi, “Türk-Rus Münasebetleri ve Muhârebeleri” Kubbealtı Yay. İst. 2004, s. Takdim bölümü. 

7- H. A. Munra Butler Johnstone, a. g. e. s. 8.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık