• 06 Ocak 2015, Salı 8:30
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

Kitap Okuma, Sahaflar ve Osmanlı
Ecdadımız at sırtından inmediği devamlı Batıya doğru aktığı, ömrünü akınlarda ve gaza meydanlarında geçirdiği için bir Endülüs kültür seviyesine ulaşamamış ama o dönemin Avrupalılarından da kat kat daha aydın ve kültürlüdür.  Yükselme ve yücelme illaki okuma ve kültürle olduğuna göre, o zirvelerde dolaştığımız günlere baktığımızda hem halk, hem de idareciler okur-yazar ve kültürlü insanlardır. Birkaç misal vermemiz gerekirse:  Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u alır almaz 8 büyük medrese kurdurduğunu, kütüphaneler yaptırdığını, ilim adamlarına ne denli kıymet verdiğini, sarayda her branştan yüzlerle ifade edilen ilim ve irfan sahibi insan istihdam ettiğini, savaşlara giderken bile at üzerinde ilim adamları ile ilmî münazara ve münakaşalar yaptığını( ) daha önce yazmıştık. Kendisi kitap okumayı çok seven, Yunan Klasiklerini bile okuyan( ) bir insandır. Avrupa’da yazılan askerlikle ilgili ilk kitabı bile elde edip okuduğunu Gabor Agoston eserinde kaydeder.( )  Yavuz Sultan Selim günde 3 saat uyuyan, 8 saat kitap okuyan, gündüz devlet işleriyle meşgul olduğu için gece gözleri kan çanağına dönünceye kadar, bazen seher vakitlerine kadar okuduğu için “sultanın biraz istirahat buyursanız” diye musahiplerinin ikazına maruz kalan, sefere giderken bile yanında kitap götüren, böylece dünyada ilk “Seyyar Kütüphane” olayını başlatan ve sefere gittiği her yerden kitap toplatıp İstanbul’a getirten bir padişahtır.( ) Oğlu Kanuni de babası gibi okumayı çok seven birisidir, Filibevî mahlaslı Alaeddin Ali Çelebinin “Hümâyunnâme” isimli eserini takdim ettiği günün gecesinde yani bir gecede okuduğunu, bitirdiğini ve ertesi gün yazarı ödüllendirdiğini tarihler kaydetmektedir.( ) Yavuz şehzade iken ilim adamları ile devamlı toplantılar, sohbetler yapan biridir. İktidara geldiği ilk birkaç gün, cülus gailelerinden dolayı bu sohbetlerden mahrum kalınca, dördüncü gün Halimî Çelebi’yi çağırtır ve şöyle der: “Halimi Çelebi padişah olduk ama ahval-i âlemden bîhaber kaldık (Yani dostlardan haber alamaz olduk) dört gün var ki ben seni göremiyorum. Böyle saltanatın tadımı olur?”( )   Son birkaç padişah hariç Osmanlı Sultanlarının hepsinin divanları, şiirleri ve eserleri vardır. Divan Edebiyatımızın en fazla gazel yazan şairi Kanuni’dir 2779 gazeli vardır. Onu takip eden Zatî’nin 1825 gazeli vardır, Türk dünyasının en meşhur şairi olan Ali Şir Nevaî’nin bile 2616 gazeli vardır. Yani liderlik kanunidedir.( ) Sultan 3. Murad 3 dilde divan yazmış bir padişahtır.( ) Hâlbuki o dönemlerde Avrupalılar kitap yazanları kitapları ile birlikte yakmakta veya diri diri toprağa gömmekte idiler.( )  O dönemde kitaplar mum ışığında okunduğu için bir ara mum karaborsaya düşmüş ve medrese talebeleri isyan etmişlerdir.( ) Sadrazam Ahmet Vefik Paşa¬dan, Mühr-i Hümayun geri istenince, yani padişah tarafından başbakanlıktan azledilince; “Hay Allah Razı olsun demek beni ki¬taplarımla baş başa bırakıyorsunuz” demiştir.( )  Asker menşeli yazarlarımızdan A. Ragıp Akyavaş; Üstad-ı Hayat isimli nefis eserinde şöyle kaydeder; “Meşhur sahaflardan Raşid, Halis, Necati, Mahmud, Hulûsi ve Allah daha uzun zaman muammer etsin Raif Efendilerin içinde bir hazine yatan mütevazı dükkânları, Beyazıt Camiinin yanındaki kapıdan girince hemen orada idi. Dahiliye Nazırı Memduh Paşa, Sadrazam Müşir Cevad ve Kamil Paşalar bu sahaflarda tesadüf ettiğim devlet adamlarıdır. Bu zevat nadide kitapları hiç kaçırmaz, esmânını detiye edip (bedelini verip) satın alırlardı. Sadrazam Cevad Paşa’nın beş bin ciltlik çok zengin bir kütüphaneye malik olduğu rivayet edilirdi.”( )   Dipnotlar: 1- Faik Reşat, “Eslaf”, Tercüman 1001 temel Eser, s. 64.   2- Mustafa Armağan, “Osmanlı İnsanlığın Son Adası”, DA yayınları, İst. 2002, s. 317.  3- Gabor Agoston, “Osmanlıda Strateji ve Askeri Güç”, Timaş Yay. İst. 2012, s. 155.  4- Ahmet Şimşirgil, “Kayı-3”, KTB Yay. İst. 2013, s. 245.   5- Ahmet Şimşirgil, “Kayı-4”, KTB Yay. İst. 2013, s. 329.  6- Dursun Gürlek, “Muhabbet Ateşi”, Kubbealtı Yay. İst. 2014, s. 49.  7- Mustafa Armağan, “Büyük Osmanlı Projesi”, Timaş Yay. İst. 2008, s. 98.  8- Derin Tarih Dergisi Aralık 2013 sayı 21, s.113. 9- İbrahim Refik, “Kültürde Dirilmek”, TÖV Yay. İzmir, 1998, s. 113.  10- İskender Pala, “Perîşan Güzeller”, Kapı Yay. İst. 2004, s. 83.  11- İlhan Bardakçı, “İmparatorluğa Veda”, Hülbe Yay. Ank. 1985, s. 154. 12- A. Ragıp . . . Derken ll s. 12.   

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık