• 17 Mart 2020, Salı 8:35
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

İsrail’in Irkçı ve Sadist İdarecileri (1)

Muharref Tevrat’ın her tarafında,  sistematik bir tarzda Yahudi ordularına Tanrının bu etnik arındırmayı emrettiği ve Yahudi ordularının da bunu uyguladığından bahsedilir. Musa’nın halefi Joşua’nın savaşları anlatılırken, ele geçi­rilen her şehirde hiç kimsenin canlı bırakılmadığını(1) hatta hayvanlar da dâhil hiçbir canlıyı sağ bırakmadıklarını an­latır.(2)

 

“O günde Joşua Makkeda’yı kuşattı ve oraya girdi, karalını da kılıcıyla keserek; onları, oradan kovdu. Onları ve arada bulunan herkesi kesti. Orada canlı bırakmadı.

Joşua ve onunla birlikte tüm İsrail, Maqqeda’dan Livna’ya geçti ve onunla savaşa tutuştu. Tanrı Livna’yı ve kralını İsrail’in ellerine teslim etti. Onlar da orada bulu­nan herkesi kılıçtan geçirdiler, hiçbir canlı bırakmadı­lar.”(3)

En büyük Yahudi sözcülerinden Martin Buber: “Ya­hudi milliyetçiliğini bir halkı putlaştırma yanlışından kur­tarmayı ümit ediyorduk, başaramadık” demiştir.

İsrailli prof. Andre Neher: “İsrail dünyanın ekseni, merkezi, kalbi ve dengesidir” demiştir.(4)

 Meşhur bir Haham şöyle demiştir: “Yeryüzünün tüm insanları, İsrail ve bir bütün ha­linde diğerleri olmak üzere ikiye ayrılmıştır. İsrail seçilmiş bir halktır.”(5)  Yahudi ırkının bozulmaması için başka din mensuplarından ve soylardan kız alıp vermezler. Nadir de olsa kız alırlar, ama kız vermezler. Almanya’da Naziler de Yahudileri örnek alarak üstün bir ırk ortaya çıkarmaya çalıştılar. Yani Na­zizm’in babası, o günkü ırkçı Almanların numuneleri Ya­hudiler idi.(6)

Yahudi’ler kendilerinin seçilmiş bir halk olduğuna ve Filistin’in kendilerine Tanrı tarafından bağışlanmış bir toprak olduğuna, Araplar bu toprakları takriben 2000 sene önce gasp ettiklerine inanırlar. Onun için orada bulanan diğer insanların etnik arındırma, soykırım, zorunlu tehcir, katliam (Holocauste-Kurbanları yakma) ne pahasına olursa olsun, başka insanlardan orayı arındırmak dini bir görev­dir. Bunu yapmayanlar Siyonizm’e ihanet etmişler demek­tir. Hele hele Yahudi’nin eline geçmiş bir topraktan gö­nüllü çekilmek Siyonizm’e  göre en büyük suçtur.

İzak Rabin bu yüzden fanatik Yahudiler tarafından öldürül­müştür. Bu felsefeye göre, ellerine fırsat geçince her halde bizi de Altay Dağlarının ötesine süreceklerdir.  

İzak Rabin’in katili Ygal Amir ne bir serseri ne de bir çılgındır. Siyonist eğitimin saf bir ürünüdür. Telaviv ya­kınlarında haham yetiştiren Ilan Üniversitesinin başarılı bir öğrencisidir. Talmut okullarının öğretileri ile beslenmiştir. Golan da seçkin bir askerdir. Bir haham çocuğudur. “vaat edilmiş topraklardan bir bölümünü de olsa Araplara terk eden kişiyi kim olursa olsun öldürmeye yemin eden” EYAL (İsrail Savaşçıları)’in sempatizanıdır ve başbakan­larını öldürmüştür.(7)

Yoram Ben Porath 14 Temmuz 1972 de İsrail’in bü­yük gazetesi Yediot Aharonoth’da şöyle demiştir: “Arap­ların mallarına el koymadan ve topraklarını istimlâk et­meden Yahudi Devleti’nin kurulması da, Siyonizm’de ol­maz”(8)

Bir zamanlar başbakanları olan Golde Meir’de şöyle demiştir: “Bizim gelip yurtlarını ellerinden alıp dışarı at­tığımız anlamda değil ama gerçekten var olmadıkları için Filistin halkı diye bir halk yoktur…”(9)

Bu fanatizm ve zulmün neticesinde, Filistin’in yerli halkı olan Araplar mülteci kamplarında sürünürken, bütün dün­yanın gözü önünde Yahudiler onların mallarını gasp et­miştir. 

İngilizlerin 31 Aralık 1922 de yaptıkları sayımda Fi­listin’de:

663 bin Arap (


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık