• 29 Ocak 2015, Perşembe 8:30
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

İNAT
  Bir soğan soyulurken yaşarıyor da gözler Hazine soyulurken aldırmıyor öküzler Hayâdan eser yoktur, nafile bütün sözler Beyhude inat etme, salla hemen başını  Gerdan kır, belini bük, al gitsin maaşını                                            Abdullah Çağlayan   İnat; Müslüman’a yakışmayan, gabih bir tavırdır. Ri¬vayete göre Hz. Musa Tur dağında, Allah(c.c.)’la perdeler, ma¬nialar gerisin¬den sadece ses olarak, konuşmaya giderken, şeytan demiş ki; “İkimizde kabahat işlediğimiz halde, Allah Âdem’in tövbesini kabul etti, benimkini reddetti.” Hz. Musa durumu Cenâb-ı Hak’ka arz ediyor. Bunun üze¬rine Allah; “peki onunkini de kabul edeyim ama emrimi yerine getirsin, Âdeme secde etsin (yani onun büyüklü¬ğünü, üstünlüğünü kabul etsin)” buyurmuş, şeytan ina¬dından geçmemiş ve “ben onun dirisine secde etme¬dim ki, ölüsüne secde etsem” demiş.  Şeytanın inadını benimseyen, hayatı hem kendine hem etra¬fına zehir eden insanlar da yok değildir. “İnat da bir murat” gibi atasözüne benzeyen cümleler de sarf ederler. Kötüde, haksız-lıkta, olumsuzlukta inadın neresi murat ola¬cak. Bir çayın üzerine uzunca bir ağaç devrilmiş, üstünden an¬cak cambazların ve keçilerin geçebileceği bir ağaç. İki keçi bu¬nun üzerinde karşılaşmış, ikisi de birbirinden yol istemiş, ama ikisi de inat edip yol vermemiş. Büyük ısrarlar, uzun bekleyişler sonunda kavgaya başlamışlar ve ikisi de aşağı düşüp boğul¬muşlar. Yani ölmeye razı olmuşlar ama inatlarından vazgeçme¬mişler. Onun için çok inat kişilere “keçi inatlı” derler.    İnatlıklarıyla iftihar eden, birbiriyle ülfet eden birkaç inat insan buluş¬muşlar, “Şecaat arz ederken merd-i Kıpti sirka¬tin söyler” misali, kimin daha çok inat olduğuyla ilgili maharetle¬rini anlatıyorlar, biri demiş ki; “ben gerdek gecesi odaya girer¬ken, eşim olacak gelin bir yamuk hare¬ket yaptı, bir küstüm, bir inat ettim, bir daha elim eline değmedi, tek kelime konuşma¬dım…” demiş, etrafındaki¬ler; “yahu senin üç tane çocuğun var bu nasıl iş” demişler, beriki; “vallahi inadımdan onu da sorma¬dım” demiş!..   Fazlaca küsen ve darılan bir çoban varmış, birine canı sı¬kılmış ve mal sa¬hiplerinden aldığı azığı almaz ol¬muş... “Yahu etme, eyleme, inat etme, sen kalender bir adamsın, azığı neye almıyorsun?” diyenlere; “siz daha benim yapacağımı ilerde göreceksiniz, sene sonunda ço-banlık hakkımı da almayaca¬ğım” demiş!..   İki Arap yolculuk yaparlarken bir dağın eteğinde bir karaltı görmüşler, bi¬risi “keçi” demiş, birisi “kartal” de¬miş, uzun mü¬nakaşa ve inatlaşmalardan sonra, hayvan uçup gitmiş ve kartal diyen; “gördün mü benim dediğim çıktı, bak uçtu” deyince be¬riki; “velev tarat anze-uçsa bile yine de keçi” demiş.   

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık